Bugunkü Hukuki Durumu

150. kuruluş yıldönümü törenlerindeki basın toplantısında Harisiadis, okulun açılması halinde eğitimin nasıl olacağını şöyle açıklıyordu: “Okul Patrikhane’ye bağlı olacak ve denetimini Milli Eğitim Bakanlığı yapacak. 100 Öğrenciye eğitim verebilecek kapasitemiz var. Müfredat bir konsey tarafından belirlenecek ve Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulacak. Öğretmenler de yine aynı konsey tarafından belirlenecek ve atamalar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak(1).”


Harisiadis’in sözleri arasında yer alan ve okula “yabancı” öğrenci kabul edilmesini de öngören istek ise tüm bu laf kalabalığı arasında kaybolup gidiyordu. Uzayda yaşamadığına göre Harisiadis, tüm bunları söylerken kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yüksek okulların kuruluş koşullarını ve bu koşulların Anayasa’nın 130 ve 132. maddeleriyle belirlendiğini çok iyi biliyordu. Özellikle de dini özerkliğe sahip bir okulun kurulması için anayasa’nın 130. maddesinin değişmesi gerekliydi.

Fener Rum Patriği Bartholomeos da yazılı verdiği bir mülakatta bu konuda şunları söylemiştir: “İstanbul’da cemaatimiz sayısının çok azalmış olması ve de Heybeliada’daki Ruhban Okulu’nun 1971 yılından beri kapalı tutulması(?)ndan dolayı, Patrikhanemiz günümüzde zor bir yaşam mücadelesi vermektedir Ruhban Okulu’nun açılması ve de orada okuyacak yabancı tabiyetli öğrencilerden mezuniyet/erini müteakip, kurumumuzda kalmayı arzu edenlerin Türk tabiyetine geçişlerinin kabulü konularında Patrikhane olarak müteaddit defalar hükümetimize ricalarda bulunduk(2).

Bilindiği gibi 130. madde, bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin devlet tarafından kanunlarla kurulmasını emretmektedir. Dini özelliğe sahip bir okulun kurulması için bu maddenin değiştirilmesi gerekir. Anayasa’nın 132. maddesi ise, sadece, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı’na bağlı özel yüksek öğretim kurumları açılabilir, demektedir. Ruhban Okulu bu maddenin de kapsamı dışındadır.

Yukarıda ortaya koyduğumuz faaliyetleri dikkate alındığında Ruhban Okulu’nun, Milli Eğitim Bakanlığı ya da Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’na bağlı olarak faaliyet göstermesi istenmektedir. Araştırmacı yazar Aytunç Altındal’ın ifadeleriyle, “özel ve özerk statüde bir Hıristiyan Ruhban Yüksek Okulu kurmak istemektedirler. Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını karıştırmayın demektedirler Biz bu okulu liseden sonra bir yıl eğitim verecek, uluslararası statüye tabi olarak kurmak istiyoruz demektedirler. Böyle dayanıksız bir noktadan başlattıkları hareket, bir sonuç vermeyince de, bizi insan haklarını ihlal etmekle suçlamaktadırlar. Bunun bir sonraki aşaması, Ayasofya’yı Ortodoksların ibadetine açma talebi olacaktır(3).

Nitekim 1998 yılının Aralık ayında, Vakıflar Genel Müdürlüğü “Türk devleti aleyhinde propaganda ve yolsuzluklar yaptığı” gerekçesiyle Heybeliada Ruhban Okulu Yönetim Kurulu’nu feshetmiştir(4).

DİPNOTLAR
1) G. Calan, a.g.m., s. 27.
2) H. Şentürk, “Fener’in Sinyalleri”, Panorama, 20-26 Nisan 1994, s. 27.
3) “Statü Meselesi Sorunlar”, Nokta, 4-10 Eylül 1994, s. 30.
4) Posta, 11.12.1998.

Leave a Reply