Helen deyiminin kökeni – Hellen nedir ?

“Hellen”, Yunan mitolojisinde bir kahramanın adıdır. Hellen sıfatı, çeşitli etnik topluluklar için kullanılmıştır. Terimin Dor kavminin yayılmasından sonra yaygınlaştığı sanılmaktadır.
Yunanistan’ın coğrafi dağınıklığından dolayı başlangıçta birlikten yoksun olan Yunanlılar, ticari ve kültürel ilişkiler içine girdikleri çeşitli halklarla birlik oluşturdular. Birliğin oluşmasında, tüm Yunanlıların, bazı lehçe farklarına rağmen Yunanca konuşmaları önemli bir etken olmuştur. Yunanlılar, kendilerine ırk birliğini açığa vuran “Hellen” adını vermeden önce, başka ırktan olanları ve başka dil konuşanları “Barbares” olarak göstermişler, bu şekilde kendileriyle yabancılar arasında bir sınır çizmişlerdir(1).

Yunanlılar, Koloniler döneminde de kendi özelliklerini korumak için çeşitli önlemler almışlardır. MÖ VII. yüzyıl edebiyatında ilk kez görülen “Panhellen” sözcüğü, “Hellen” adının ilk kez bu dönemde kullanılmaya başlandığını göstermektedir(2).

Atinalılar ve Ispartalılar MÖ 481′de Pers saldırılarına karşı “Hellen Birliği”ni kurmuşlar, birliğe giren müttefiklere ise “Hellenler” adını vermişlerdir(3).

Hellenizmi, bilimsel bir kavram olarak tarihe mal eden Alman tarihçisi F. F. Droysen’dir. O, bununla Hellen kültürünün, Hellas sınırlarının dışına çıkarak, Akdeniz bölgesi ve Ön Asya’da doğu kültürleriyle karışması sonucunda meydana gelen üniversel bir kültürü anlatmak istemiştir. Bu kültür, Büyük İskender’in Asya’ya yaptığı seferler ile başlamaktadır. Etkilerini uzun zaman göstermekle beraber, esas itibariyle Romalıların Mısır’ı fethetmesiyle sona erer. Yani, MÖ 330′dan MS 30 yılına kadar devam eden 300 yıllık süreyi kapsar(4).

Prof. Dr. Ali Müfit Mansel ise “Ege ve Yunan Tarihi” adlı araştırmasında “Hellenizm” kavramına, Droysen’in tarif ettiğinden daha geniş bir anlam verir ve Hellenizmi yalnız doğu kültürleriyle Hellenlerin kültürünün karışmasından meydana gelen bir medeniyet değil, Hellenlerin etki yaptığı Hellen ve diğer toplulukları da içine alan bir medeniyet olarak kabul eder(5).

Pers savaşlarında ortak düşmanlarına karşı işbirliği yapan Atina ve Isparta devletinden ilki denizde, Ispartalılar karada üstündü. İlk zamanlar Isparta Perslere karşı ortak komutayı aldı. Ancak bu devlet denizaşırı seferlere yatkın değildi. MÖ 478′de ise Atina üstünlüğü aldı. “Attika Delos Deniz Birliği” adını alan siyasal bir birlik kurdu. Perikles zamanında Atina, Hellenlerin önderi sayıldı ve “Panhellen” nitelikte bir dış siyaset izledi. Bu arada Isparta-Atina zıtlaştılar.

MÖ 338′de Makedonya Kralı Büyük İskender, Atina ile karşılaştı. Atina Makedonya’nın üstünlüğünü kabullendi. Filip tüm Yunan şehirlerini birleştirmek istedi, Isparta ve Yunanistan şehirleri “Hellen Birliği”ni meydana getirdiler. Müttefiklere “Hellenler” adı verildi(6). İskender’in ölümünden sonra (MÖ 323) Atina, bu birliği dağıttı ve Yunanistan’ın büyük şehirlerini kendi idaresi altında birleştirip “Hellen Birliği”ni kurdu.

Büyük İskender’in ölümünden sonra Yunan kültürü, Anadolu’da kurulan bir sürü küçük devletle başlamış, Yunanca adlar almak, aydın zümre arasında Yunanca konuşmak modası yaygınlaşmıştır. Böylece oluşan akım ve uygarlık “Hellenistik Dönem” olarak tarihe geçmiştir.

Bununla ilgili olarak Hellas adı da geçer ki, eskiden Tesalya’nın merkezini anlatırdı. Sonraları bu terimin sınırları genişledi. Yunanlıların Ege’de, Batı Anadolu’da ve İtalya’da koloniler kurmalarından sonra Yunan etkisi buralara da egemen oldu. MÖ VI. Yüzyılda bütün bu memleketler için “Büyük Yunanistan” anlamında “Megale Hellas” adı kullanılıyordu.
Bu tarihi belgelere göre şu kanıya varıyoruz ki, tarihte zaman zaman ortak tehlikelere karşı birleşme zorunluluğu duyan eski Yunanistan halkı, ittifak eden ve kültürel özellikle dil- yakınlığı olanlara “Hellen” adını vermiş; başka dil konuşan düşmanlarına da Barbaros (Barbar) diyerek bir ayrım yapmıştır.

KAYNAK:
Erendil, Em. Tümg. Muzaffer-; “Yunanlıların Kökeni ve Yunan Milletiyle (Greklerle) İlgili Kavram ve Deyimler”, Üçüncü Askeri Tarih Semineri, Türk-Yunan İlişkileri, ATASE Yayınları, Ankara 1986, s. 102-114.

DİPNOTLAR:
1) Mansel, a.g.e., s. 97.
2) A.g.e., 161.
3) A.g.e., s. 406.
4) Meydan Larousse.
5) Arif Müfit Mansel, Ege ve Yunan Tarihi, TTK Basımevi, Ankara 1971, s. 472-473.
6) Mansel, s. 406.

, , , ,

3 Responses to “Helen deyiminin kökeni – Hellen nedir ?”

  1. MELTEM TÜRKYILMAZ Says:

    uygarlıkların hepsıne saygım ve sevgım sonsuzdur.Hellen Uygarlığı ile güzel anılarım vardır.Yıne üniversitede İngilizce sunumda HELEN oldum vekızımda DORA.DORA adına kızıma ben veriyorum ve Paris ile aşıkları.TRUVA çıkacak kana uygun tiyatro.Begenilsede daha da güzel olabilirdi.Hayatımızı sevelim ve dünya ile birlik,beraberilk içinde.BU DÜNYA HERKESE YETER.BEN HELEN….

  2. MELTEM TÜRKYILMAZ Says:

    BÜYÜK İSKENDER DE BAŞARILI LİDERLERDEN.TÜM DÜNYA İNSANLARI KARDEŞTİR.GEŞMİŞİNİZİ BİLİNİZ ,İYİ GEÇİNİNİZ….

  3. MELTEM TÜRKYILMAZ Says:

    BEŞİKTE ÇOK BEBEKLER BÜYÜTÜLDÜ.BUNDAN SONRADA BÜYÜTÜLECEK YETER Kİ DAHA İYİ KORUNARAK VE TÜM DÜNYA İLE PAYLAŞARAK SEVEREK….

Leave a Reply