Birinci Dünya Savaşı
1914-1918 yılları arasında yapılan ve dünya tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan I. Dünya Savaşı’nda V. Mehmet Reşat yönetimindeki Osmanlı İmparatorluğu İttifak Devletleri denilen Almanya (Wilhelm II) ve Avusturya-Macaristan’ın (Franz Joseph) yanında yer alarak, İtilaf Devletlerine; İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya’ya karşı savaştı. Savaşın ilk yıllarında Karadağ, Sırbistan, Romanya, daha sonraki yıllarında da ABD, Japonya, Yunanistan, Belçika, Portekiz İtilaf Devletlerinin yanında savaşa katıldı. Sömürge durumundaki birçok devlet de dolaylı olarak savaşta görev aldı.
Osmanlı Devleti Almanya’nın müttefiki olarak Birinci Dünya Savaşı’na girince, Yunanistan Başbakanı Venizelos, Megali İdea rüyasının gerçeğe dönüştürülmesi için önemli bir fırsat yakaladığını sanarak Kral I. Konstantin’i savaşa girmeye ikna etmeye çalıştı ise de Kral bu riski göze almak istemedi. Oysa Yunan Başbakanı, başta Lloyd George olmak üzere İngiliz yetkililerle savaş ertesinde parçalanacak olan Osmanlı Devleti’nden pay kapmanın pazarlığını başlatmıştı. Ancak Prusya Askeri Akademisini bitiren Kral, Alman Kayzeri II. Wilhelm’in kızıyla evliydi ve Almanya’ya karşı savaşmak istemiyordu. Genelkurmay Başkanı Albay Metaksas da kralı destekliyordu. İkinci Balkan Savaşı’nda Yunanistan ile Makedonya meselesi yüzünden savaşan Bulgaristan’ın belirsiz durumu da Venizelos’u rahatsız ediyordu(1).
İngiltere ve Fransa, 1915 yılı başından itibaren Yunanistan’ı kendi yanlarında savaşa sokmak için girişimlerde bulundular. Yunanistan’ın savaşa girmesinin ödülü ise Batı Anadolu’nun kendisine bırakılması olacaktı. Venizelos bu durumdan yararlanarak savaşa girmek istemiş, fakat kral ile Yunan genelkurmayı buna karşı çıkmışlardı(2).
Çanakkale savaşı başlarken kralı bir kez daha zorlayan ve Çanakkale’ye Yunanistan’ın da asker göndermesini isteyen Venizelos, kralla açık bir anlaşmazlığa düşünce 1915 Martı’nda istifa etmek zorunda kaldı(3). Bulgaristan’ın 1915 yılı Ekim ayında savaşa katılması, aynı yılın Ağustos ayında yeniden başbakanlığa gelen Venizelos’un harekete geçmesine ve Yunanistan’ı İtilaf Devletlerinin yanında savaşa sokmak, Sırbistan’a yardım etmek için, çalışmasını hızlandırmasına yol açtı. Fakat kral buna yine karşı çıktı.
Ancak Venizelos, bu arada İngiltere ve Fransa’dan gizlice birliklerini Selanik’e çıkarmalarını istedi. Bunun üzerine bu iki devletin Çanakkale’deki askerlerinden bir kısmı 29 Eylül 1915′den itibaren Selanik’e çıkmaya başladı. Bu hareketin amacı, Çanakkale üzerinden gerçekleştirilemeyen, Rusya’ya yardım gönderme ve birleşme girişiminin, Balkanlardan bir yol açılarak gerçekleştirilmek istenmesi ile, Yunanistan’ı müttefiklerin yanında savaşa sokmaktı. Bu kez de kral, Venizelos’u 5 Ekim 1915′de yeniden başbakanlıktan uzaklaştırdı(4).
İtilaf kuvvetleri, 1916 Ocağında Korfu’yu işgal ettiler. Venizelosçu subaylar itilaf kuvvetlerinin egemen olduğu Selanik’te Ağustos ayında bir ayaklanma başlattılar. 1916 Ekiminde Selanik’e çıkan Venizelos, buradaki ayaklanma hareketinin başına geçti. İtilaf kuvvetleri (İngiliz ve Fransızlar) Aralık ayında Atina üzerine harekete geçtiler, İngiliz ve Fransız hükümetleri Selanik’teki Venizelos yönetimini tanıdıklarını açıkladılar. Kral Konstantin 1917 Haziranında Atina Hükümeti’ne yapılan baskılar ve uygulanan abluka sonunda tahttan çekildi. İkinci oğlu Aleksandr tahta geçer geçmez Venizelos, yeniden başbakan oldu. Yunanistan artık savaştaydı ve yenilecek olan Osmanlı Devleti’nin savaş sonrası paylaşımına katılabilirdi(5).
28 Temmuz 1914′te başlayan I. Dünya Savaşı’na, o dönemde siyasi, ekonomik, sosyal ve askeri yönden bunalım içindeki Osmanlı Devleti, Almanların ekonomik ve askeri yardım vaatleri ve İttihat ve Terakki Partisi önderleri Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa’nın şahsi kararları sonucunda katıldı. 2 Ağustos 1914′te önce gizli bir Osmanlı İmparatorluğu-Almanya ittifak anlaşması imzalandı. Aynı gün seferberlik ilan edildi. Akdeniz’de İngilizlerin baskısından kaçan Goben ve Breslaw (Yavuz ve Midilli) adlı Alman savaş gemilerinin, 27 Ekim 1914′te Karadeniz’e açılıp Sivastopol ve Odesa’yı bombalaması üzerine, Rus Ordusu 2 Kasım 1914′te doğudan taarruza geçti. İngiliz ve Fransız savaş gemileri 3 Kasım 1914′te Çanakkale Tabyalarını topa tutmaya başladı. Böylece, Osmanlı İmparatorluğu fiilen savaşa girdi. 5 Kasım’da, İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. 11 Kasımda bütün Müslümanların Halifenin yanında düşmana karşı savaşa çağrılması anlamına gelen “Cihad-ı Ekber” halka duyuruldu.
1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti 2.900.000 askeri silah altına aldı. Dört yıl süren savaş boyunca 253.000′i Çanakkale Cephesi’nde olmak üzere, toplam 400.000 şehit verildi. 1.050.000 asker de yaralandı veya esir düştü. Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı’nda 9 ayrı cephede mücadele verdi.
30 Ekim 1918′de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak savaştan çekildi.
KAYNAK
Arşiv Belgelerine göre Balkanlarda ve Anadolu’da Yunan Mezalimi, Başbakanlık Devlet Arşivleri Yayını, Ankara 1995.
DİPNOTLAR
1) Gürel, a.g.e., s.33.
2) Uçarol, a.g.e., s.403.
3) Gürel, a.g.e., s.33.
4) Uçarol, a.g.e., s.404.
5) Gürel, a.g.e., s.34.