<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Yunan &#187; Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar</title>
	<atom:link href="http://www.turk-yunan.gen.tr/turkce/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turk-yunan.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Dec 2011 10:52:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Mektuplar</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/mektuplar.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/mektuplar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:58:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[KARDAK'LA İLGİLİ MEKTUPLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Mektuplar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[KARDAK&#8217;LA İLGİLİ MEKTUPLAR 1) Türk Dışişleri Bakanı&#8217;nın İtalyan Büyükelçisi&#8217;ne Mektubu Ankara, 4 Ocak 1932 Sayın Büyükelçi, Bugünkü tarihte imzalamış olduğumuz anlaşma, aidiyeti şimdiye kadar aramızda tartışma konusu olan ada ve adacıkların deniz sınırlarının belirlenmesini, memnuniyetle ifade edeyim ki düzenlemiştir. Zaten Türk-İtalyan sınırının kalan diğer bütün kısımları iki devlet arasında hiç bir anlaşmazlığa ve tartışmaya sebep [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KARDAK&#8217;LA İLGİLİ MEKTUPLAR</strong></p>
<p>1) Türk Dışişleri Bakanı&#8217;nın İtalyan Büyükelçisi&#8217;ne Mektubu<br />
Ankara, 4 Ocak 1932<br />
Sayın Büyükelçi,<br />
Bugünkü tarihte imzalamış olduğumuz anlaşma, aidiyeti şimdiye kadar aramızda tartışma konusu olan ada ve adacıkların deniz sınırlarının belirlenmesini, memnuniyetle ifade edeyim ki düzenlemiştir. Zaten Türk-İtalyan sınırının kalan diğer bütün kısımları iki devlet arasında hiç bir anlaşmazlığa ve tartışmaya sebep olacak nitelikte değildir. Ekselanslarından sınırın bu kısmının çizimi işlemlerinin hemen ele alınmasını ve Kral Majeste Hükümetinin, Türk meslektaşlarıyla konuyu görüşecek teknisyenlerin belirlenmesine hazır olup olmadığının bildirilmesini rica ederim.<br />
<span id="more-497"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Saygılarımla<br />
Sayın Bakan,</p>
<p>2) İtalyan Büyükelçisinin T.C. Dışişleri Bakanlığı&#8217;na mektubu</p>
<p>Ankara, 4 Ocak 1932</p>
<p>Dr.Tevfik RÜŞTÜ</p>
<p>Bugünkü tarihte imzalamış olduğumuz anlaşma, aidiyeti şimdiye kadar aramızda tartışma konusu olan ada ve adacıkların deniz sınırlarının belirlenmesini, memnuniyetle ifade edeyim ki düzenlemiştir. Zaten Türk-İtalyan sınırının kalan diğer bütün kısımları iki devlet arasında hiç bir anlaşmazlığa ve tartışmaya sebep olacak nitelikte değildir. Ekselanslarının bugünkü mektubuna cevaben bildiririm ki hükümetime sınırın bu kısmının çizimi meselesinin hemen ele alınmasını ve Türk meslektaşları ile hemen temasa geçmek üzere teknisyenler belirlemesini teklif edeceğim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/mektuplar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardak Sorunun Sonucu</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-sorunun-sonucu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-sorunun-sonucu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:57:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Sorunun Sonucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Ege Denizi, tarihi ve coğrafi özellikleri bulunan kendine özgü bir denizdir. Bu denizdeki mevcut sorunlar, asla birbirinden ayrı olarak ele alınamayacak bir bütün teşkil etmektedir. Kardak Kayalıklarında bir geminin karaya oturmasıyla gündeme gelen egemenliği tartışmalı adalar sorunu, bu bütün içinde çok önemli bir yer tutmaktadır. Siyasi ve hukuki niteliklerine rağmen bir kısım sorunlar, çok geniş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ege Denizi, tarihi ve coğrafi özellikleri bulunan kendine özgü bir denizdir. Bu denizdeki mevcut sorunlar, asla birbirinden ayrı olarak ele alınamayacak bir bütün teşkil etmektedir. Kardak Kayalıklarında bir geminin karaya oturmasıyla gündeme gelen egemenliği tartışmalı adalar sorunu, bu bütün içinde çok önemli bir yer tutmaktadır.<br />
<span id="more-495"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Siyasi ve hukuki niteliklerine rağmen bir kısım sorunlar, çok geniş ve karmaşık teknik problemleri de içermektedir. Bu teknik ayrıntılar ile Ege&#8217;nin tarihi ve coğrafi özelliklerini en iyi Türkiye ve Yunanistan bilmektedir. Bu nedenlerle, soruna yabancı olan üçüncü tarafların bunların çözümüne katkıda bulunmasının beklenmesi yerine, tüm sorunları bir bütün olarak çözmek için iki devlet arasında ön şartsız görüşmelere başlanması, daha uygun ve hakça bir çözüm için zorunlu olacaktır. Sorunların görüşülmesinden taraflarca kaçınılması, yalnızca boyutlarının büyümesine ve çözümlenemez bir hale gelmesine neden olmaktadır.</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın Ege&#8217;yi bir Yunan gölü olarak görmesi ve diğer kıyıdaş devlet Türkiye&#8217;ye bu denizi kapatmak istemesi, çözüm süreci için en büyük engeli oluşturmaktadır. Bu dogmatik düşüncenin bir tarafa bırakılması, hukukun ve hakkaniyetin üstün tutulması halinde, Ege gerçeği daha iyi aydınlanacak ve bu çerçevede Kardak Kayalıklarının Türkiye&#8217;ye aidiyeti de açıkça görülecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-sorunun-sonucu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yunan ve Türk Tezleri</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/yunan-ve-turk-tezleri.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/yunan-ve-turk-tezleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:56:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan ve Türk Tezleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[YUNAN TEZİ Yunanistan, 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağının (Proces Verbal), Lozan Barış Antlaşması ile 4 Ocak 1932 tarihli Türk-İtalyan Sözleşmesinin (Ankara Sözleşmesi) tamamlayıcı eki niteliğinde ve antlaşma kuvvetinde geçerli bir belge (Supplementary Protocol) olduğu görüşünü ileri sürmektedir. Yunanistan, 1947 Paris Barış Antlaşması ile Oniki adanın kendisine devredildiğini, böylece İtalya&#8217;nın Aralık 1932 Toplantı Tutanağı ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YUNAN TEZİ</p>
<p>Yunanistan, 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağının (Proces Verbal), Lozan Barış Antlaşması ile 4 Ocak 1932 tarihli Türk-İtalyan Sözleşmesinin (Ankara Sözleşmesi) tamamlayıcı eki niteliğinde ve antlaşma kuvvetinde geçerli bir belge (Supplementary Protocol) olduğu görüşünü ileri sürmektedir. Yunanistan, 1947 Paris Barış Antlaşması ile Oniki adanın kendisine devredildiğini, böylece İtalya&#8217;nın Aralık 1932 Toplantı Tutanağı ile elde etmiş olduğu hakların da halefiyet yoluyla kendisine geçtiğini iddia etmektedir. Yunanistan, 4 Ocak 1932 Sözleşmesinin imzalandığı gün Türkiye Dışişleri Bakanı Dr. Tevfik Rüştü ile İtalya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi Aloisi arasında teati edilen mektuplardan kaynaklanan yetkiye dayanılarak 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağının hazırlandığını, bu nedenle söz konusu mektupların Aralık 1932 Toplantı Tutanağı ile Ocak 1932 Sözleşmesi arasında hukuki bir bağ tesis ettiğini ve değinilen Toplantı Tutanağının, Sözleşmenin devamı niteliğindeki bir mütemmim.cüzünü oluşturduğunu ileri sürmektedir.<br />
<span id="more-493"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Yunanistan, ayrıca, &#8220;Lozan Barış Antlaşmasına göre, Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları haricinde yalnızca Anadolu kıyılarına 3 mil uzaklıktaki adalar Türkiye&#8217;ye bırakılmıştır. Kardak Kayalıkları&#8217;nın Anadolu&#8217;ya mesafesi ise 3 milden daha fazladır&#8217; tezini savunmaktadır.</p>
<p>Diğer bir Yunan iddiası ise, &#8220;Lozan Barış Antlaşmasının 16&#8242;ncı maddesiyle Türkiye&#8217;nin, kıyıdan 3 milden daha uzaktaki adalar üzerindeki tüm hak ve yetkilerinden feragat etmiş&#8221; olduğu şeklindedir.</p>
<p>Yunanistan, ayrıca, şu hususları da ileri sürmektedir: &#8220;Lozan ve Paris Barış Antlaşmaları ile Oniki ada bölgesinin egemenliği, bir bütün olarak, Yunanistan&#8217;a devredilmiştir. Kardak Kayalıkları, Oniki ada zincirinin bir halkası olarak, 1947 yılından beri Yunanistan&#8217;a ait bulunmaktadır. Türkiye, Kardak Kayalıklarını Oniki ada bölgesinin dışında kabul ederek (Kalimnos Adasının bağlı adacığı olmadığını iddia ederek) anılan kayalıklar üzerinde hak iddia edemez.&#8221;</p>
<p>Yunanistan&#8217;a göre, Kardak Kayalıkları 1948 yılından beri kendi yönetsel yapısı içinde yer almaktadır (Yunanistan&#8217;ın 1948 yılında kabul ettiği 547 sayılı kanun) Anılan kayalıkların Yunanistan&#8217;a ait olduğu uluslararası platformlarda genel kabul görmüş olup. bu husus gerek Türkiye gerek diğer devletlerce hazırlanan çeşitli haritalarda da teyit edilmiştir İhtilaf konusu kayalıklar, pek çok haritada, Yunanca adlarıyla (Limnia / Imia) belirtilmekte ve bu durum kayalıkların Yunanistan&#8217;a ait olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Türkiye, 1995 yılına kadar bu adaların, adacıkların ve kayalıkların ülkesel statüsünü tartışma konusu yapmamıştır.</p>
<p>TÜRK TEZİ</p>
<p>Türkiye, yukarıda ifade edilen ancak hukuki dayanaktan yoksun ve kabul edilemez nitelikteki Yunan iddialarına, ana hatlarıyla aşağıda değinilen görüşler ile karşı çıkmaktadır:</p>
<p>Yunan iddialarının temel dayanağı olan 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağı, ulusal ve uluslararası hukuk bakımından geçerli bir anTlaşma niteliğini kazanabilmesi için zorunlu olan hukuki süreci gerçekleştirememiştir Anılan Toplantı Tutanağı, her iki devletin ulusal mevzuatına göre devletlerini bağlamaya yetkili temsilcileri tarafından imzalanmamıştır. Ayrıca, gerek uluslararası hukuk gerek anayasa nedeniyle bir zorunluluk olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayından da geçmemiş, Milletler Cemiyetine tescil ettirilmemiş ve bu nedenlerle hiçbir zaman da yürürlüğe girmemiş ve girememiştir.</p>
<p>Oysa ki, Meis bölgesinin hukuksal statüsünü düzenleyen 4 Ocak 1932 tarihli sözleşmenin Türk ve İtalyan devletlerinin yetkili temsilcileri tarafından imzalanmasından önce de, her iki devletin teknisyenleri tarafından, 18 Haziran 1931 tarihinde aynı nitelikte bir Toplantı Tutanağı (Proces Verbal) hazırlanmış ve daha sonra bu belgenin hukuken geçerlilik kazanması için gerekli olan süreç de tamamlanmıştır. Meis bölgesiyle ilgili bu Toplantı Tutanağı:</p>
<p>4 Ocak 1932&#8242;de, Türk Dışişleri Bakanı ile İtalya&#8217;nın Ankara Büyükelçisi tarafından Ankara&#8217;da imzalanmış;</p>
<p>Her iki devletin ulusal hukuklarının öngördüğü onay prosedürünü tamamlamış;</p>
<p>Onay notaları teati edilerek karşılıklı olarak yürürlüğe girmiş;</p>
<p>Milletler Cemiyeti Genel Sekreterliğine de tescil ettirilerek uluslararası forumlarda ileri sürülebilecek bir hukuksal belge niteliğini kazanmıştır.</p>
<p>Oysa ki, 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağı, imza, onay, yürürlüğe girme ve tescil işlemlerinden yoksundur. Bu nedenle, hukuken geçerli bir uluslararası antlaşma veya protokolün eki olmadığı gibi böyle bir nitelik de kazanamamıştır. Böyle bir niteliği kazanabilmesi için, bir antlaşma ile aynı usullere tabi olarak ulusal ve uluslararası yollardan resmileştirilmesi gereklidir. Hukuken geçerli bir antlaşmanın ayrıntılarını tespit eden ve bunun tamamlayıcı parçası olan bir belgenin daha basit bir usulle geçerlilik kazanması da mümkündür Ancak, bunun için asıl antlaşma metninde açıkça bu konuda taraflara yetki tanınmalı veya tarafların iradelerinin de bu yönde olduğu açıkça anlaşılmalıdır. 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağı incelendiğinde, bunun 4 Ocak 1932 tarihli Sözleşmeyi tamamlayan bir belge olduğuna dair hiçbir veri yoktur. Eğer böyle olsaydı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, 4 Ocak 1932 Sözleşmesini 2106 sayılı kanunla 14 Ocak 1933&#8242;te onaylarken, 28 Aralık 1932 tarihli belgeyi de onaylardı. Oysa ki, bu Toplantı Tutanağı, mevcut bir antlaşmaya ek olmaktan ziyade, yapılması söz konusu olabilecek yeni bir antlaşmanın hazırlık çalışması niteliğindedir ve teknisyenler toplantısının buna yönelik bir zabıt belgesi durumundadır. Toplantı Tutanağının bu niteliği, özellikle 4 Ocak 1932 Sözleşmesi ve anılan tutanağın kapsamları karşılaştırıldığında açıkça ortaya çıkmaktadır. 4 Ocak 1932 tarihli Sözleşme yalnızca Meis bölgesinin ülkesel statüsünü düzenlemekte iken, 28 Aralık 1932 tarihli tutanak, Meis dışındaki Oniki ada bölgesinde çok geniş bir alanda deniz yetki alanlarının tespitini amaçlamaktadır. Geniş kapsamlı bir antlaşmanın ayrıntılarının tamamlayıcı belgelerle düzenlenmesi düşünülebilir. Oysa, bu denli geniş kapsamlı bir egemenliğin devri antlaşmasının, daha dar ve belirli bir alana ilişkin antlaşmanın eki olarak farz edilmesi mümkün değildir. Bu haliyle 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağı, Yunanistan&#8217;ın iddia ettiği gibi geçerli bir antlaşma değildir. Anılan tutanak, yapılması öngörülen uluslararası bir antlaşmanın sonuca bağlanmamış hazırlık çalışması olmaktan öte bir değer ve anlam taşımamaktadır.</p>
<p>Toplantı Tutanağı&#8217;na hukuken geçerli bir antlaşma hüviyeti kazandırılması amacıyla, 4 Ocak 1933 ve 8 Ocak 1937 tarihleri arasında Türk Dışişleri Bakanlığı ile İtalya&#8217;nın Ankara Büyükelçiliği arasında karşılıklı yazışmalar yapılmış, ancak toplam dokuz mektuptan oluşan bu yazışmalardan da bir netice alınamamıştır. Bu nedenlerle, 28 Aralık 1932 tarihli Toplantı Tutanağı, uluslararası bir antlaşma niteliği kazanamamış ve hukuken geçersiz olan bir belgedir. Dolayısıyla Yunanistan, bu belgeye dayanarak, Kardak Kayalıkları üzerinde herhangi bir şekilde hak iddia edemez.</p>
<p>Ülke devri, bir devletin, belirli bir ülke parçası üzerinde haiz olduğu egemenlik hakkından, diğer bir devlet lehine olmak üzere, bir antlaşma ile vazgeçmesi işlemidir. Devir, ilgili iki tarafın bu yoldaki iradelerini açıkça gösteren, tereddüde yer vermeyen, bir antlaşma ile olmalıdır. Bu gereklilik, bir ülke üzerindeki egemenliğin kime ait olduğunun tereddüde tahammülü olmamasından kaynaklanmaktadır. Devir antlaşması ile egemenlik hakkı, bu yeni devlete geçer. Bir ülke üzerindeki hakların bir başka devlete geçebilmesi için, ülke devreden devletin o ülke üzerinde hukuken o hakka sahip olması gerekir. Uluslararası hukukun genel ilkeleri uyarınca, hiç bir devlet, hukuken sahip olduğu haktan fazlasını bir başkasına devredemez (Nemo plus juris transferre potest quam ipse habet). Bu nedenlerle, İtalya ile Yunanistan arasındaki halefiyet, sadece 1923 Lozan Antlaşmasında Türkiye tarafından İtalya&#8217;ya, 1947 Paris Antlaşması ile de İtalya tarafından Yunanistan&#8217;a devredilen ismen sayılmış 14 ada ve bunlara bitişik adacıklar için söz konusu olabilir. Anılan antlaşmalar ile Türkiye tarafından devredilmemiş adaların hukuki statülerinde bir değişiklik olmamıştır ve olması da hukuken beklenemez.</p>
<p>Lozan Barış Antlaşmasının 12&#8242;nci maddesi, Ege Denizinde Oniki ada bölgesi dışında kalan kesimde, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ülkesel statüyü düzenlemektedir Anılan Antlaşmanın 15&#8242;inci maddesi ise (bu madde, Mondros Mütarekesinin 122&#8242;nci maddesi ile hiçbir zaman yürürlüğe girmemiş olan Sevr Antlaşmasının 122&#8242;nci maddesi ve bu Antlaşmaların ekli haritaları ile aynıdır), Türkiye ile İtalya arasında Oniki ada bölgesindeki adaların statüsünü düzenlemektedir. Lozan Antlaşmasının 12&#8242;nci maddesinin son cümlesinde yer alan ve Yunanistan&#8217;ın haksız iddialarını dayandırmak istediği üç mil kriteri, Antlaşmanın lafzı ve ruhuyla bağdaşmayacak şekilde dar yorumlanmamalı ve 12&#8242;nci madde bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu madde ile Yunanistan&#8217;a bırakılan adalar, yalnızca ismen sayılarak ve 13 Şubat 1914 tarihli Altı Büyük Devlet kararına yollama yapılarak açıkça belirtilenlerdir. Uluslararası hukuka göre, egemenlik devrinin açıkça olması gereklidir. Aynı maddede, Tavşan Adaları ve Yunan işgali altında bulunan Gökçeada ve Bozcaada ismen belirtilmiş ve açıkça Türkiye&#8217;ye bırakılmıştır. Ayrıca, Anadolu kıyılarına 3 mil mesafe içinde olan adalardan ismen sayılarak Yunanistan&#8217;a devredilmeyenler, Yunan işgali altında olmuş olsalar dahi, kesin bir biçimde Türkiye&#8217;nin egemenliğine bırakılmıştır. Lozan Antlaşmasının 12&#8242;nci maddesinin son cümlesinde yer alan 3 mil esasından çıkan açık netice budur Ayrıca, 3 mil esası, 12&#8242;nci maddenin kapsamına giren Boğazönü ve Saruhan Adaları (Doğu Sporat Adaları) ile ilgili olup, hukuki statüleri 15&#8242;inci madde ile düzenlenen Oniki ada bölgesi ile ilgili değildir. Bu nedenle, 3 mil kriteri, 15&#8242;nci maddedeki hukuki düzenlemeye uygulanamaz Dolayısıyla, Kardak Kayalıklarının Anadolu&#8217;ya mesafesinin 3 milden fazla olmasına dayanarak, Yunanistan bu kayalıklar üzerinde egemenlik iddiasında bulunamaz .</p>
<p>&#8220;Ülkeye İlişkin Hükümler&#8221;, Lozan Antlaşması&#8217;nın &#8220;Siyasal Hükümler&#8217; başlığını taşıyan birinci bölümünün (Madde 1-45) birinci kesiminde yer almaktadır (Madde 2- 22). Bu nedenle, adaların aidiyetlerine ilişkin düzenlemeler 6, 12 ve 15&#8242;inci maddelerde yer almaktadır. 16&#8242;ncı madde ise, önceki ilk 15 maddede statüleri belirlenen kara ve deniz ülkesine ilişkin düzenlemeleri tamamlar nitelikte hükümler içermektedir.</p>
<p>Lozan Antlaşmasının 16&#8242;ncı maddesinde &#8220;Türkiye, &#8230;.. egemenliği işbu Antlaşmada tanınmış adalardan başka bütün öteki adalar üzerindeki her türlü haklarından ve sıfatlarından vazgeçmiş olduğunu bildirir- ki &#8230;.. bu adaların geleceği ilgililerce düzenlenmiştir veya düzenlenecektir &#8230;..&#8221; hükmü mevcuttur. Bu hükmün, Türkiye&#8217;nin Anadolu kıyılarının üç mili dışında yer alan adalardan toptan feragat ettiği şeklinde yorumlanması yanlıştır. Böyle bir yorumun yanlışlığı, &#8220;düzenlenmiştir veya düzenlenecektir&#8221; ifadesi . objektif olarak irdelendiğinde açıkça görülecektir:</p>
<p>Maddede yer alan &#8220;düzenlenmiştir&#8217; ifadesi, Lozan öncesinde İtalyan işgali altında olan ve Oniki ada bölgesinde bulunan bazı adaların, ki bunlara Rodos dahil değildir, İtalya&#8217;dan Yunanistan&#8217;a devredilmesini öngören Tittoni-Venizelos ve 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Bonin-Venizelos mutabakatlarına gönderme yapmak için ilave edilmiştir. Ancak, bu mutabakatlar, hiçbir zaman yürürlüğe girmemiştir. Söz konusu mutabakatlar ile Yunanistan&#8217;a devredilmesi öngörülen adalar, o tarihte Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun egemenliğindeydi. Esasen, söz konusu mutabakatlar ile Yunanistan&#8217;a devredilmesi öngörülen adalar ve Rodos Adası, daha sonra İtalya ile yapılan Paris Barış Antlaşmasıyla Yunanistan&#8217;a devredilmiştir. Kısacası, &#8220;düzenlenmiştir&#8221; ifadesinin kapsamına giren ve bugün de geçerliliği olan bir belge mevcut değildir.</p>
<p>Maddede yer alan ve mukadderatlarının ilgililerce &#8220;düzenleneceği&#8221; öngörülen alanlarla ilgili olarak, bugüne kadar, Türkiye&#8217;yi bağlayıcı bir işlem yapılmamıştır.</p>
<p>Yunanistan ve İtalya&#8217;ya egemenliği devredilmeyen adalar üzerinde Türkiye&#8217;nin egemenliğinin devam ettiği, yadsınamayacak bir hukuksal gerçektir. Türkiye&#8217;nin 16&#8242;ncı madde hükmünce her türlü haklarından ve sıfatlarından feragat ettiği adalar, antlaşma hükümlerinde açıkça isimleri belirtilerek Yunanistan ve İtalya&#8217;ya bırakılanlar ile 13 Şubat 1914 tarihinde Yunanistan&#8217;ın fiilen işgali altında olan adalardır.</p>
<p>16&#8242;ncı maddede açıkça &#8220;adalar&#8221;daki haklardan ve sıfatlardan feragatten bahsedilmektedir. Oysa Antlaşmanın 6&#8242;ncı ve 15&#8242;inci maddelerinde &#8220;adacık&#8221; kavramı da yer almaktadır. Bunlar için bir feragat öngörülmemektedir. Bütün bunlara rağmen 16&#8242;ncı maddeyi toptan feragat neticesini doğuracak şekilde yorumlamak, özellikle karmaşık ve de kapsamlı bir düzenlemeye yer veren 12&#8242;nci madde ile 15&#8242;inci maddenin yok sayılması anlamına da gelecektir. Bu durum, Lozan Antlaşmasının lafzına ve ruhuna aykırı bir değerlendirme olacağı gibi, tarafların iradelerini de aşan bir yorum olacaktır. Antlaşmaların hükümleri yorumlanırken, antlaşmanın bütününün de göz önünde bulundurulması Antlaşmalar Hukuku kurallarının devletleri bağlayıcı bir hükmüdür. Esasen, uluslararası hukuka göre egemenlik haklarının devrinin söz konusu olabilmesi için, bu hakkın açıkça devredildiğinin belirtilmiş olması gerekir. Açık bir feragat yoksa, egemenlik devrinden de söz edilemez. 16&#8242;ncı maddeyi toptan feragat şeklinde yorumlamak, bu açıdan da yanlış olacaktır. Bu nedenlerle Türkiye, 3 milin dışında kalan adalar üzerindeki egemenlik haklarından hiçbir şekilde feragat etmiş değildir.</p>
<p>1947 tarihli Paris Barış Antlaşmasının 14&#8242;üncü maddesi ile İtalya, Lozan Antlaşmasının 15&#8242;inci maddesinde olduğu gibi, Meis dışında kalan Oniki ada bölgesinde ismen belirtilen 13 ada ile bunların bitişik adacıkları üzerindeki tüm egemenliğini Yunanistan&#8217;a devretmiştir. Lozan Antlaşmasının 15&#8242;inci maddesiyle İtalya&#8217;ya devredilen adalar da esasen yalnızca bunlardır. Paris Antlaşmasının 14&#8242;üncü maddesinde ismen sayılarak Yunanistan&#8217;a devredilen söz konusu 13 ada ve bitişik adacıklar dışında Oniki ada bölgesinde çok sayıda müstakil ada, adacık ve kayalık bulunmaktadır. Bu müstakil ada, adacık ve kayalıkların Yunanistan&#8217;a devrini öngören bir uluslararası düzenleme mevcut değildir.</p>
<p>Bir devletin herhangi bir ülke kesimini kendi hazırladığı dokümanlarda, bastırdığı haritalarda ve kabul ettiği iç hukuk düzenlemelerinde kendi egemenlik alanı gibi göstermesi, o ülke kesimi üzerinde tartışmasız bir egemenlik tesis etmesi için yeterli değildir. Bu durum ve hukuk ilkesi, Oniki ada bölgesi gibi ayrıntılı antlaşma hükümleriyle egemenliği devredilen alanlarda özellikle geçerlidir. Aksine bir durumun kabul edilmesi ve devletlerin iç hukuk işlemleriyle bir alanı kendi ülkelerine katmalarına izin verilmesi, devletlerarası düzenin ve barışın tehlikeye sokulmasına neden olurdu. Dolayısıyla, Yunanistan&#8217;ın daha önceden kabul ettiği bir kanunla Kardak Kayalıklarını kendi yönetsel yapısı içinde kabul etmesi ve çeşitli haritalarda da bu kayalıkların Yunanistan&#8217;ın ülkesel egemenliğinde gösterilmesi, uluslararası alanda bağlayıcı gücü bulunmayan tek yanlı ve açıkça kasıtlı bir girişimdir. Bu durum, Yunanistan&#8217;ın yayılmacı emellerinin açık bir göstergesidir.</p>
<p>Yunanistan, bu kayalıkların haritalarda Limnia/ Imia ismi ile anılmasına gönderme yaparak, Kardak Kayalıklarının kendisine ait olduğunu iddia etmektedir. Bu, son zamanlarda, bazı Yunanlılarca yayınlanan 3-4 broşürde de temel bir tez olarak gösterilmekte ve kullanılagelmektedir. Ancak, harita söz konusu olduğunda, sadece kendi iddialarına yardımcı olacak haritaları kullandıkları dikkat çekmektedir. Bu durum, Yunanistan&#8217;ın haklılığından şüphe duyduğu sorunlarda, hukuksal çerçevenin dışına taşarak propaganda zemini aramasının bir sonucudur. Kaldı ki, bir kısmı ilişikte sunulan ve çeşitli zamanlarda değişik devletlerce hazırlanmış olan çok sayıda haritada, Kardak Kayalıkları, Türkiye&#8217;nin egemenliğinde gösterilmekte ve bilinen Türkçe ismiyle &#8220;Kardak Adaları / Kayalıkları&#8221; olarak zikredilmektedir.</p>
<p>Kardak Kayalıkları krizinin yaşandığı tarihe kadar söz konusu kayalıkların egemenliği, uluslararası platformlarda gündeme gelmiş bir sorun değildi. Türkiye&#8217;nin, o tarihe kadar, anılan kayalıklar üzerinde kendi egemenlik hakkından şüphe etmesine neden olacak bir olay da yaşanmamıştı. Bu nedenle, zaten egemen olduğu bir ülke kesimi üzerinde Türkiye&#8217;nin kendi durumunu yeniden belirleyecek ve üçüncü şahıslara bunu bildirecek işlemler yapmasına da hiçbir zaman için gerek olmamıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/yunan-ve-turk-tezleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardak Kayalıklarının Önemi</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-onemi.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-onemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:56:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıklarının Önemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=491</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye ile Yunanistan&#8217;ın, Ocak 1996&#8242;da Kardak Kayalıkları yüzünden bir savaşın eşiğine kadar gelmesini diğer devletler anlamakta güçlük çekmiş, hatta uluslararası kamuoyunda bu gerginliği tuhaf ve gülünç olarak yorumlayanlar da olmuştur. İki devlet arasında bir krize neden olan Kardak Kayalıkları, ekonomik ve jeopolitik yönden çok önemli görülmeyebilir. Ancak, kayalıkların egemenliğinin kime ait olduğunun tescil edilmesi ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ile Yunanistan&#8217;ın, Ocak 1996&#8242;da Kardak Kayalıkları yüzünden bir savaşın eşiğine kadar gelmesini diğer devletler anlamakta güçlük çekmiş, hatta uluslararası kamuoyunda bu gerginliği tuhaf ve gülünç olarak yorumlayanlar da olmuştur. İki devlet arasında bir krize neden olan Kardak Kayalıkları, ekonomik ve jeopolitik yönden çok önemli görülmeyebilir. Ancak, kayalıkların egemenliğinin kime ait olduğunun tescil edilmesi ile iki devletin elde edeceği siyasi ve hukuki avantajlar, çok önemlidir. Kardak Kayalıkları bu nedenle bir semboldür.<br />
<span id="more-491"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Yunanistan&#8217;ın iddiaları doğrultusunda bu kayalıklar üzerinde Yunan egemenliğinin tescil edilmesi halinde:</p>
<p>Meis dışında kalan Oniki ada bölgesinde, Türkiye aleyhine sözde derıiz egemenlik alanlarını belirleyen 28 Aralık 1932 tarihli &#8220;Toplantı Tutanağı&#8221;nın bundan böyle hukuken bağlayıcı bir belge olduğu kabul edilmiş olacaktır;</p>
<p>Anılan Toplantı Tutanağının bağlayıcı bir belge niteliği kazanması halinde, Kardak Kayalıkları ile aynı statüde olan ve Oniki ada bölgesinde bulunan çok sayıda ada, adacık ve kayalık üzerindeki Yunanistan&#8217;ın egemenlik iddiaları meşruiyet kazanmış olacaktır;</p>
<p>Söz konusu ada, adacık ve kayalıklar üzerinde Yunan egemenliğinin kabul edilmesi neticesinde Yunanistan, Ege&#8217;de yeni karasuyu alanları elde etmiş olacaktır;</p>
<p>Oniki ada bölgesinde iki devlet arasında var olduğu Yunanistan tarafından iddia edilen &#8220;deniz sınırı&#8221; fiilen ve hukuken kesinleşmiş olacaktır (Yunanistan, geçerliliği olmayan bu deniz sınırını Türkiye&#8217;nin batı sınırı, kendi ülkesinin ve Avrupa&#8217;nın ise doğu sınırı olarak göstermeye çalışmaktadır).</p>
<p>Bu nedenle Kardak Kayalıkları sorununun çözüm şekli, her iki devlet için de, çok büyük bir önem taşımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-onemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardak Kayalıklarının Cografi Konumu</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-cografi-konumu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-cografi-konumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:55:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıklarının Cografi Konumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[KARDAK KAYALIKLARINA İLİSKİN VERİLER DOĞU KARDAK37° 03&#8242; 03&#8243;N, 27° 09&#8242; 04&#8243;E BATIKARDAK 37°02&#8217;55&#8243;N, 27°08&#8217;47&#8243;E BOYUT 120 X 200 M. 100 X 180 M. YUZOLÇUM 19730 METREKARE 16680 METREKARE ARA MESAFE 325 METRE ANADOLU&#8217;YA MESAFE (DÖNMEZ BR.) 3.6 MİL 3.9 MİL KALİMNOS&#8217;A MESAFE 5.65 MİL 5.4 MİL ÇAVUŞADASI&#8217;NA MESAFE 2.4 MİL 2.2 MİL]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KARDAK KAYALIKLARINA İLİSKİN VERİLER<br />
DOĞU KARDAK37° 03&#8242; 03&#8243;N, 27° 09&#8242; 04&#8243;E BATIKARDAK 37°02&#8217;55&#8243;N, 27°08&#8217;47&#8243;E<br />
BOYUT 120 X 200 M. 100 X 180 M.<br />
YUZOLÇUM 19730 METREKARE 16680 METREKARE<br />
ARA MESAFE 325 METRE<br />
<span id="more-489"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>ANADOLU&#8217;YA MESAFE (DÖNMEZ BR.) 3.6 MİL 3.9 MİL<br />
KALİMNOS&#8217;A MESAFE 5.65 MİL 5.4 MİL<br />
ÇAVUŞADASI&#8217;NA MESAFE 2.4 MİL 2.2 MİL</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/kardak-kayaliklarinin-cografi-konumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GENEL OLARAK KARDAK KAYALIKLARI SORUNU</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/genel-olarak-kardak-kayaliklari-sorunu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/genel-olarak-kardak-kayaliklari-sorunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:55:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kardak Kayalıkları Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL OLARAK KARDAK KAYALIKLARI SORUNU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=487</guid>
		<description><![CDATA[Figen Akad isimli bir geminin Kardak Kayalıklarında 25 Aralık 1995 tarihinde karaya oturması sonucu, bu kayalıkların hangi devlete ait olduğu konusu gündeme gelmiş ve anılan kayalıklar üzerindeki egemenlik iddiaları, bundan böyle, Türkiye ile Yunanistan arasında resmi bir nitelik kazanmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak, Yunanistan&#8217;ın uluslararası antlaşmalar ile kendisine devredilen adalar ve verilen hakların da ötesinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Figen Akad isimli bir geminin Kardak Kayalıklarında 25 Aralık 1995 tarihinde karaya oturması sonucu, bu kayalıkların hangi devlete ait olduğu konusu gündeme gelmiş ve anılan kayalıklar üzerindeki egemenlik iddiaları, bundan böyle, Türkiye ile Yunanistan arasında resmi bir nitelik kazanmıştır.<br />
<span id="more-487"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Bu gelişmelere paralel olarak, Yunanistan&#8217;ın uluslararası antlaşmalar ile kendisine devredilen adalar ve verilen hakların da ötesinde, Anadolu&#8217;nun 3 mil dışındaki alanlarda kalan bütün ada, adacık ve kayalıklara sahip olmak istemesi, Ege&#8217;de yeni ve belki de çok önemli bir başka sorunu gündeme getirmiştir.</p>
<p>Bu sorun çözümlenmeden, denizdeki yetki alanları ve bunlar üzerindeki hava sahasına ilişkin geçmişten beri süregelen sorunların çözümünün daha da zorlaştığı ve zorlaşacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, Kardak Kayalıklarında somutlaşan sorunun çözümü büyük bir önem taşımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/genel-olarak-kardak-kayaliklari-sorunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rogers Anlaşması</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/rogers-anlasmasi.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/rogers-anlasmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:54:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Rogers Anlaşması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan Ağustos 1974 yılında Türkiye&#8217;nin Kıbrıs Barış Harekatını bahane ederek NATO&#8217;nun Askeri Kanadından ayrılmıştır. Uzun müzakerelerden sonra 16 Ekim 1980 tarihli SACEUR önerisinin 20 Ekim 1980 tarihinde Savunma Planlama Komitesinde (DPC) onaylandıktan sonra NATO&#8217;nun Askeri Kanadına tekrar dönüşü mümkün olabilmiştir. Bu anlaşma Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;nun Askeri Kanadında bulunuşunun yegane dayanağıdır. Anlaşma Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;nun Askeri Yapısına bağlanmasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Ağustos 1974 yılında Türkiye&#8217;nin Kıbrıs Barış Harekatını bahane ederek NATO&#8217;nun Askeri Kanadından ayrılmıştır.</p>
<p>Uzun müzakerelerden sonra 16 Ekim 1980 tarihli SACEUR önerisinin 20 Ekim 1980 tarihinde Savunma Planlama Komitesinde (DPC) onaylandıktan sonra NATO&#8217;nun Askeri Kanadına tekrar dönüşü mümkün olabilmiştir.<br />
<span id="more-485"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Bu anlaşma Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;nun Askeri Kanadında bulunuşunun yegane dayanağıdır.<br />
Anlaşma Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;nun Askeri Yapısına bağlanmasına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Türkiye ile Yunanistan arasında mevcut ikili sorunlar anlaşma kapsamı dışındadır.<br />
Bugüne kadar Anlaşma paralelinde sorunlara herhangi bir çözüm getirilemediği gibi Yunanistan Anlaşmayı kendi maksatları istikametinde istismar etmektedir.</p>
<p>YUNAN İDDİASI</p>
<p>Rogers Anlaşması, tüm gayretlere rağmen bugüne kadar, Türkiye&#8217;nin; Yunanistan&#8217;ın Ege&#8217;deki hakimiyetini kabul etmemesi nedeniyle tümüyle uygulanmamıştır. Halbuki Yunanistan, Rogers Anlaşmasına ilişkin tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir.</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın, NATO&#8217;nun Askeri Yapısına dönüşünü sağlayan anlaşma Rogers Planı adı verilen bir belge olmayıp, İştirake Açık Grubun Sorunlarına Yunanistan&#8217;ın vermiş olduğu cevapları da kapsamaktadır.</p>
<p>YUNAN İDDİASINA CEVAP</p>
<p>Rogers Anlaşması, Yunanistan&#8217;ın Komuta Kontrol konusunda İştirake Açık Gruba verdiği cevapları Askeri Komite&#8217;deki çalışmayı çıkmaza sokmasından sonra, Saceur&#8217;ün gayretleri sonucu ulaşılmış bir uzlaşma anlaşmasıdır. Bu bakımdan açıklamalar (Amlifications), daha çok Ege&#8217;de Komuta Kontrol Düzenlemeleri ile ilgilidir. Esasen taraflar arasında temel sorunun, Komuta Kontrol sorunu olduğu Rogers Anlaşmasında açıkça belirtilmiştir.</p>
<p>Bu husus taraflarca kabul edildiğine göre, konuya ilişkin önceki düzenlemeler geçerli değildir. Aslında 1974 yılında Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;nun Askeri Kanadından ayrılmasıyla o tarihe kadar olan düzenlemeler hukukiliğini kaybetmiştir. Rogers Anlaşmasını Türkiye ve Yunanistan&#8217;ca kabul edilmesi ve DPC tarafından onaylanması sonucunda, 1974 öncesinde mevcut olan düzenlemelerin hukuki veya fiili hiçbir geçerliliği kalmamıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/rogers-anlasmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Hava Sahasının Genişliği</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/milli-hava-sahasinin-genisligi.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/milli-hava-sahasinin-genisligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:54:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Hava Sahası]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Hava Sahasının Alanı]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Hava Sahasının Genişliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ve Uluslar arası Hukuk, milli hava sahasının genişliğini, ülkenin karasuları genişliği ile sınırlamıştır. YUNAN İDDİASI Ege&#8217;de karasularının 6 mil olmasına karşı hava sahası genişliği 10 mil olarak tespit edilmiştir. 10 millik hava sahasına giren uçaklar Yunan hava sahasını ihlal etmiş olmaktadır. YUNAN İDDİASINA CEVAP 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ve Uluslar arası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ve Uluslar arası Hukuk, milli hava sahasının genişliğini, ülkenin karasuları genişliği ile sınırlamıştır.</p>
<p>YUNAN İDDİASI</p>
<p>Ege&#8217;de karasularının 6 mil olmasına karşı hava sahası genişliği 10 mil olarak tespit edilmiştir. 10 millik hava sahasına giren uçaklar Yunan hava sahasını ihlal etmiş olmaktadır.<br />
<span id="more-483"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>YUNAN İDDİASINA CEVAP</p>
<p>1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ve Uluslar arası hukukun hava sahasını karasuları genişliği ile sınırlandırılmasına rağmen Yunanistan&#8217;ın hiçbir hukuksal dayanağı olmadan hava sahasını 10 mil genişlikte olarak ilan etmesi kabul edilemez. Üstelik bu iddia 1931 tarihli bir kararnameye dayandırılmakta ve bu şekilde bir iddia dünyada sadece Yunanistan tarafından ileri sürülmektedir. Bu kararnameni mevcudiyeti 1975 yılında yayınlanan Yunan AIP&#8217;sinde (Anoronautical Information Publication) belirtilmiş ve buna Türkiye tarafından derhal itiraz edilmiştir.</p>
<p>Yunanistan, 10 millik hava sahası iddiasına dayanarak, Türk askeri uçaklarının gerek eğitim uçuşları, gerek tatbikatlar sırasında hava sahası ihlallerinde bulunduğunu ileri sürmektedir. Böylece uluslar arası hukukun temel kurallarını ve mevcut düzenlemeleri hiçe sayarak Ege&#8217;nin uluslar arası hava sahasının bir bölümün Yunan hava sahası haline getirecek bir emrivaki yaratmak istemektedir.</p>
<p>Türk uçakları 6 millik Yunan hava sahasına girmemekte, ancak bunun ötesinde kalan uluslar arası hava sahasında uçmaktadırlar. Bu durumda, Yunanistan&#8217;ın iddia ettiği gibi Yunan milli hava sahası ihlal edilmiş olmamaktadır. NATO tatbikatlarında da 6 millik hava sahası esas alınmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/milli-hava-sahasinin-genisligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fır Hattı</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/fir-hatti.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/fir-hatti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:52:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Fır Hattı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=481</guid>
		<description><![CDATA[1Bugünkü İstanbul/Atina FIR&#8217;ı (Flight Information Region) 1952 yılında usulüne uygun olarak yapılan toplantılar neticesinde Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatınca bölgesel planlara geçirilmiştir. Yunanistan&#8217;ın FIR&#8217;ı hudut gibi göstermeye çalışması üzerine, bu hattın değiştirilmesi için Türkiye, 1966, 1968, 1971 ve 1974 yıllarında ICAO nezdinde girişimlerde bulunmuşsa da herhangi bir sonuç elde edilememiştir. YUNAN İDDİASI Halen mevcut FIR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1Bugünkü İstanbul/Atina FIR&#8217;ı (Flight Information Region) 1952 yılında usulüne uygun olarak yapılan toplantılar neticesinde Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatınca bölgesel planlara geçirilmiştir. Yunanistan&#8217;ın FIR&#8217;ı hudut gibi göstermeye çalışması üzerine, bu hattın değiştirilmesi için Türkiye, 1966, 1968, 1971 ve 1974 yıllarında ICAO nezdinde girişimlerde bulunmuşsa da herhangi bir sonuç elde edilememiştir.<br />
<span id="more-481"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>YUNAN İDDİASI</p>
<p>Halen mevcut FIR HATTI, Uluslar arası kurallara göre saptanmıştır. Hiçbir surette müzakere ve münakaşa edilemez. Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) kuralları gereğince, bölge değiştiren sivil uçaklar için uçuş planları ve uçuş bilgileri, girdikleri bölgenin hava trafik kontrolü (ATC) unsurlarına verilmektedir. Bunun amacı, uçuş bilgi bölgelerinde, hava trafik, arama ve kurtarma hizmetlerini yürütmek suretiyle, uçuşların güvenliğini sağlamaktır. Devlet uçakları için de aynı hizmetler söz konusu olduğuna göre, askeri uçakların, bu uygulamanın dışında bırakılmaması gerekir.</p>
<p>YUNAN İDDİASINA CEVAP</p>
<p>FIR Hattı Türk-Yunan sınırı gibi işlem görmemeli; Türkiye&#8217;nin açık denizler üzerindeki hareketini eşit ve serbest olarak kullanma hakkını sınırlanmamalıdır. Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) sivil bir kuruluş olup, Şikago Sözleşmesinde sadece sivil hüviyetli uçakların uçuş bilgilerini verecekleri, askeri uçaklar ait kuralların ikili anlaşmalarla saptanması gerektiği açık şekilde belirtilmiştir. Türkiye ile Yunanistan arasında konuya ilişkin ikili bir anlaşma olamadığından, Türkiye, devlet uçakları için aynı uygulamaya tabi olmayı zorunlu saymamaktadır. Zira, devlet uçaklarına kural koyma yetkisi sadece devletin kendisine aittir.</p>
<p>Ayrıca, gerek NATO ve gerekse Milli Tatbikatlarda, tatbikat öncesinde tatbikat sahaları usulüne uygun olarak Notam&#8217;lattırılmakta ve tatbikat uçakları görerek uçuş kurallarına göre ve genellikle satıh radarının pozitif kontrolünde uçmaktadır. Uluslar arası hava sahalarında harekat hava trafiği olarak pozitif radar kontrolünde yapılacak bir askeri uçuş için uçuş plan bilgisi veya rapor verme zorunluluğu getirmek, hem Şikago Sözleşmesinin 3. maddesine hem de açık denizlerdeki uçma serbestisini sağlayan Uluslar arası Hukuk ve teamüllerine aykırıdır. Ege&#8217;de uluslararası hava sahalarında yapılacak uçuşlara ilişkin uçuş plan bilgisi verilmesi konusunda ısrar edilmesi, FIR sorumluluğu nedeniyle, Yunanistan&#8217;a verilen teknik sorumluluğun, bir hava savunma vasıtası olarak kullanılması anlamını da doğurmaktadır.</p>
<p>Bu yorumun doğruluğunu, Yunanistan&#8217;ın, tatbikatlarda uçuş plan bilgilerinin kendilerine verilmediği gerekçesiyle yaptığı teşhis önlemlerine kanıtlamaktadır. Bölgenin uluslar arası hava sahalarında teşhis için önleme bir güvenlik gereği olarak yapılıyorsa bu işlemi yapmada, Yunanistan&#8217;ın olduğu kadar Türkiye&#8217;nin de hakkı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/fir-hatti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hava Sahası</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/hava-sahasi.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/hava-sahasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ege Adaları ve Anlaşmazlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Sahası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Bugünkü İstanbul/Atina FIR&#8217;ı (Flight Information Region) 1952 yılında usulüne uygun olarak yapılan toplantılar neticesinde Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatınca bölgesel planlara geçirilmiştir. Yunanistan&#8217;ın FIR&#8217;ı hudut gibi göstermeye çalışması üzerine, bu hattın değiştirilmesi için Türkiye, 1966, 1968, 1971 ve 1974 yıllarında ICAO nezdinde girişimlerde bulunmuşsa da herhangi bir sonuç elde edilememiştir. YUNAN İDDİASI Halen mevcut FIR [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünkü İstanbul/Atina FIR&#8217;ı (Flight Information Region) 1952 yılında usulüne uygun olarak yapılan toplantılar neticesinde Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatınca bölgesel planlara geçirilmiştir. Yunanistan&#8217;ın FIR&#8217;ı hudut gibi göstermeye çalışması üzerine, bu hattın değiştirilmesi için Türkiye, 1966, 1968, 1971 ve 1974 yıllarında ICAO nezdinde girişimlerde bulunmuşsa da herhangi bir sonuç elde edilememiştir.<br />
<span id="more-479"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>YUNAN İDDİASI</p>
<p>Halen mevcut FIR HATTI, Uluslar arası kurallara göre saptanmıştır. Hiçbir surette müzakere ve münakaşa edilemez. Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) kuralları gereğince, bölge değiştiren sivil uçaklar için uçuş planları ve uçuş bilgileri, girdikleri bölgenin hava trafik kontrolü (ATC) unsurlarına verilmektedir. Bunun amacı, uçuş bilgi bölgelerinde, hava trafik, arama ve kurtarma hizmetlerini yürütmek suretiyle, uçuşların güvenliğini sağlamaktır. Devlet uçakları için de aynı hizmetler söz konusu olduğuna göre, askeri uçakların, bu uygulamanın dışında bırakılmaması gerekir.</p>
<p>YUNAN İDDİASINA CEVAP</p>
<p>FIR Hattı Türk-Yunan sınırı gibi işlem görmemeli; Türkiye&#8217;nin açık denizler üzerindeki hareketini eşit ve serbest olarak kullanma hakkını sınırlanmamalıdır. Uluslar arası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) sivil bir kuruluş olup, Şikago Sözleşmesinde sadece sivil hüviyetli uçakların uçuş bilgilerini verecekleri, askeri uçaklar ait kuralların ikili anlaşmalarla saptanması gerektiği açık şekilde belirtilmiştir. Türkiye ile Yunanistan arasında konuya ilişkin ikili bir anlaşma olamadığından, Türkiye, devlet uçakları için aynı uygulamaya tabi olmayı zorunlu saymamaktadır. Zira, devlet uçaklarına kural koyma yetkisi sadece devletin kendisine aittir.</p>
<p>Ayrıca, gerek NATO ve gerekse Milli Tatbikatlarda, tatbikat öncesinde tatbikat sahaları usulüne uygun olarak Notam&#8217;lattırılmakta ve tatbikat uçakları görerek uçuş kurallarına göre ve genellikle satıh radarının pozitif kontrolünde uçmaktadır. Uluslar arası hava sahalarında harekat hava trafiği olarak pozitif radar kontrolünde yapılacak bir askeri uçuş için uçuş plan bilgisi veya rapor verme zorunluluğu getirmek, hem Şikago Sözleşmesinin 3. maddesine hem de açık denizlerdeki uçma serbestisini sağlayan Uluslar arası Hukuk ve teamüllerine aykırıdır. Ege&#8217;de uluslararası hava sahalarında yapılacak uçuşlara ilişkin uçuş plan bilgisi verilmesi konusunda ısrar edilmesi, FIR sorumluluğu nedeniyle, Yunanistan&#8217;a verilen teknik sorumluluğun, bir hava savunma vasıtası olarak kullanılması anlamını da doğurmaktadır.</p>
<p>Bu yorumun doğruluğunu, Yunanistan&#8217;ın, tatbikatlarda uçuş plan bilgilerinin kendilerine verilmediği gerekçesiyle yaptığı teşhis önlemlerine kanıtlamaktadır. Bölgenin uluslar arası hava sahalarında teşhis için önleme bir güvenlik gereği olarak yapılıyorsa bu işlemi yapmada, Yunanistan&#8217;ın olduğu kadar Türkiye&#8217;nin de hakkı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/ege-adalari-ve-anlasmazliklar/hava-sahasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

