<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Yunan &#187; Yunan-Rum Örgütleri</title>
	<atom:link href="http://www.turk-yunan.gen.tr/turkce/sorunun-ortaya-cikisi/yunan-rum-orgutleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turk-yunan.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Dec 2011 10:52:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>Batılı Kaynaklar</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/batili-kaynaklar.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/batili-kaynaklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:34:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Batılı Kaynaklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=209</guid>
		<description><![CDATA[Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rum-Yunan iddiaları özellikle Batı Anadolu (Aydın), Trabzon, İstanbul ve Trakya (Edirne), İzmit Sancağı üzerinde yoğunlaşmakta; buralarda nüfusun çoğunluğunu oluşturduklarını savunmaktaydılar. Osmanlı kaynaklarının yalanladığı bu iddia, Fransızlar&#8217;ın Sarı Kitap&#8217;ı (1897) ve V. Cuinet (1892) tarafından da çürütülmektedir. Sarı Kitap ve Cuinet&#8217;de İstanbul ve Edirne&#8217;nin rakamları yoktur. Bu iki vilayetin nüfuslarını karşılaştırma bakımından, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rum-Yunan iddiaları özellikle Batı Anadolu (Aydın), Trabzon, İstanbul ve Trakya (Edirne), İzmit Sancağı üzerinde yoğunlaşmakta; buralarda nüfusun çoğunluğunu oluşturduklarını savunmaktaydılar. Osmanlı kaynaklarının yalanladığı bu iddia, Fransızlar&#8217;ın Sarı Kitap&#8217;ı (1897) ve V. Cuinet (1892) tarafından da çürütülmektedir.<br />
<span id="more-209"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Sarı Kitap ve Cuinet&#8217;de İstanbul ve Edirne&#8217;nin rakamları yoktur. Bu iki vilayetin nüfuslarını karşılaştırma bakımından, 1914 Resmi İstatistiği&#8217;ne göre verirsek; toplam nüfusu 969.73 olan İstanbul&#8217;da (Çatalca dahil) 242.559 (%25) Rum vardır. Edirne&#8217;de (Batı Trakya dahil) 1.153.668 olan toplam nüfusun 310.832 (% 26.7)&#8217;si Rum&#8217;dur.</p>
<p>Aydın Vilayeti&#8217;nde hem V. Cuinet, hem de Sarı Kitap&#8217;ın aynı olan rakamlarına göre; toplam 1.396.477 olan nüfusun 208.283&#8242;ü (%14.9) Rum&#8217;dur. Bursa&#8217;da ise her iki kaynağın da aynı olan rakamlarına göre; toplam 1.626.869 kişinin 230.711 (%14.4)&#8217;i Rum&#8217;dur.</p>
<p>Trabzon için de hem Cuinet, hem de Sarı Kitap aynı rakamları vermektedir. Buna göre 1.047.700 olan toplam vilayet nüfusunun 193.000&#8242;i Rum&#8217;dur ve genel nüfusa oranları da %18.4&#8242;tür.</p>
<p>İzmit Sancağı&#8217;nda 222.760 olan toplam nüfusun 40.795&#8242;i Rum&#8217;dur. Genel nüfus içindeki payları ise %18&#8242;dir.</p>
<p>Sarı Kitap ve Cuinet&#8217;ye göre Rumlar, çoğunlukta olduklarını iddia ettikleri bu vilayet ve sancaklarda en fazla %18.4 oranı ile Trabzon&#8217;da bulunmaktadırlar.</p>
<p>Bu vilayetlerin dışında kalan Asya topraklarında Rumlar&#8217;ın çok düşük oranlarda oldukları görülmektedir. Hatta, her iki kaynağı göre Van&#8217;da hiç Rum olmadığı gibi, Bitlis&#8217;te sadece 210, Elazığ&#8217;da da 650 Rum vardır.</p>
<p>A. Synvet, 1878&#8242;de İstanbul&#8217;da basılan &#8220;Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda Rumlar, Etnografik ve İstatistiksel Bir Çalışma&#8221; isimli Fransızca eserinde, 1875&#8242;de Anadolu&#8217;da yaşayan Rumların sayısını 1.188.090 olarak vermektedir. Synvet&#8217;in Osmanlı kaynaklarına da uygunluk gösteren verilerine göre, aynı tarihlerde İstanbul&#8217;da 230.000 Rum vardır(1).</p>
<p>Justin McCarthy&#8217;ye göre 1911/12&#8242;de Anadolu&#8217;da toplam Rum nüfusu 1.254.333&#8242;tür. Toplam genel nüfus, 17.563.52 olduğuna göre Anadolu&#8217;da genellikle Rumların oranları %7.15&#8242;tir(2).</p>
<p>Mc Carthy&#8217;nin bu rakamı, Cuinet&#8217;in 1.002.551 olan toplam rakamı ile A. Synvet&#8217;in 1.188.090 rakamı dikkate alındığında, Rum &#8211; Yunan kaynaklarının asılsız ve tutarsızlığı daha iyi görülmektedir.</p>
<p>Özetle;</p>
<p>Osmanlı Devleti&#8217;ndeki Rum nüfusu, çeşitli zamanlarda siyasal amaçlı propagandaya alet edilmiş ve halen de edilmektedir. Özellikle Yunanistan, &#8220;Megalo İdea&#8221; bakımından bu konuyu istismar etmiştir. Yunanistan&#8217;ın Rum nüfusu konusundaki çalışmaları en üst düzeyde Patrikhane tarafından organize edilmiştir. Yunanistan günümüzde de &#8220;Pontus&#8221; konusunu canlı tutmak gayreti içindedir. Yunanistan, değişik tarihlerde -özellikle 1990 sonrası- Rusya&#8217;dan göç eden &#8220;Pontuslu Rumlar&#8221;ı topluca iskan etmiştir.</p>
<p>Osmanlı Devleti&#8217;nin resmi rakamları esas alındığında, ülke genelinde Rumlar, en fazla %29.67 oranı ile 1831 sayımında (bu sayımın sadece erkekleri kapsadığı, bazı bölgelerde yapılamadığı hatırlanmalıdır), en az %5.7 1 oranı ile 1844 sayımında görülmektedirler. 1831,1844, 1881/82, 1894, 1895, 1896, 1897, 1906/7 ve 1914 sayımındaki Rum nüfusun genel nüfusa oranı ise ortalama %13.23&#8242;tür. En çok ve en az oranları yansıtan 1831 ile 1844 rakamları dikkate alınmadığında ise yedi sayımın ortalamasına göre Rumların genel nüfusa oranları sadece %11.96 olmaktadır.</p>
<p>A. Synvet (1878), Cuinet (1892) gibi çağdaş ve J. McCarthy (19 11-12 için) gibi günümüz batılı araştırmacılarının verdiği rakamlar da Rum-Yunan iddialarını çürütmektedir.</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) A. Synvet, Les Grecs de l&#8217;Empire Ottomane, Etude Statistique et Etnographique, İst., 1878, s. 4-5.<br />
2) J. McCarthy, Muslims and Mimorities, s. 110-111.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/batili-kaynaklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Kaynakları</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/osmanli-kaynaklari.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/osmanli-kaynaklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:33:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Kaynakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[1831 nüfus sayımında Rum unsuru ayrıca zikredilmemekle beraber &#8220;reaya&#8221; başlığı ile öncelikle &#8220;Hıristiyan&#8221; olanlar kastedilmiştir. Prof. Dr. K. Karpat&#8217;a göre bu başlık altında &#8220;Ortodoks Rumlar&#8221; başta olmak üzere Bulgar, Sırp ve Ulahlar gibi diğer Ortodoks vatandaşlar sayılıştır(1). Bu sayımla ilgili olarak Karpat&#8217;ın rakamlarına göre toplam 3.641.101 olan genel nüfusun 1.080.463&#8242;ü Ortodoks Hıristiyan&#8217;dır. Bunların büyük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1831 nüfus sayımında Rum unsuru ayrıca zikredilmemekle beraber &#8220;reaya&#8221; başlığı ile öncelikle &#8220;Hıristiyan&#8221; olanlar kastedilmiştir. Prof. Dr. K. Karpat&#8217;a göre bu başlık altında &#8220;Ortodoks Rumlar&#8221; başta olmak üzere Bulgar, Sırp ve Ulahlar gibi diğer Ortodoks vatandaşlar sayılıştır(1).<br />
<span id="more-207"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Bu sayımla ilgili olarak Karpat&#8217;ın rakamlarına göre toplam 3.641.101 olan genel nüfusun 1.080.463&#8242;ü Ortodoks Hıristiyan&#8217;dır. Bunların büyük bir kesiminin Avrupa&#8217;da (783.333), daha az bir kesiminin Anadolu&#8217;da (297.130) yaşadığı görülmektedir. Toplam nüfusun yüzde 68.42&#8242;si Müslüman, yüzde 29.67&#8242;si Ortodoks Hıristiyan&#8217;dır.</p>
<p>Ubucini&#8217;nin 1844 nüfus sayımı için verdiği rakamlara göre; 35.000.000 olan toplam nüfus içinde Rumların sayısı 2.000.000&#8242;dur. Şu halde Rumların genel nüfus içinde oranları yüzde 5.71 olmaktadır. 1844 sayımına göre Rumların 1.000.000&#8242;nu Asya&#8217;da yaşamaktadır(2).</p>
<p>1881-82 Nüfus sayımına göre Osmanlı Devleti&#8217;nin toplam 17.388.604 olan genel nüfusu içinde Rumların sayısı 2.332.197&#8242;dir. Bunun 1.097.647&#8242;si erkek, 1 .234.550&#8242;si kadındır. Rumların genel nüfus içindeki oranları yüzde 13.41&#8242;dir(3).</p>
<p>Karpat&#8217;ın 1894-1897 yıllarıyla ilgili belirlemelerine göre; 1894 yılında 27.208.693 olan toplam nüfusun 2.505.782&#8242;si Rum idi. Bu yılda Rumların genel nüfus içindeki payları yüzde 9.20 olmaktadır. 1895 yılında 18.735.218 olan toplam nüfusun 2.337.343&#8242;ünü Rumlar oluşturuyorlardı. Genel nüfusa oranları yüzde 12.47&#8242;dir. 1896 yılında 19.142.396 olan toplam nüfusun 2.367.826&#8242;sını Rumlar meydana getiriyorlardı. 1896 yılında genel nüfus içindeki payları yüzde 12.36&#8242;dır. 1897 yılında devletin toplam nüfusu 19.050.323 idi. Rumlar bu nüfus içinde 2.569.794 kişi idi. Genel nüfus oranları ise yüzde 13.49 olmaktadır.</p>
<p>1906-7 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre 20.884.630 olan genel nüfusun 2.823.063&#8242;ünü Rumlar oluşturmaktaydı. Buna göre Rumların genel nüfusa oranlan yüzde 13.51 idi(4).</p>
<p>1914 sayımında toplam 18.520.061 olan nüfusun, 1.729.738&#8242;i Rum idi. 1914&#8242;deki bu rakamlara göre Rumların genel nüfus içinde payları yüzde 9.33 olmaktadır(5).</p>
<p>Resmi Osmanlı sayımlarının sonuçlarına göre; 1831 sayımını dikkate almazsak, Rumlar yüzde 13.51&#8242;lik bir oranla 1906-7 yılında en fazla yüzdeye ulaşmıştır. 1914 sayımında Rumların yüzde 9.33&#8242;lük bir orana düşmeleri ise Birinci Dünya Savaşı öncesinde Batı Anadolu, Adalar, Marmara civarı ve İstanbul&#8217;dan Yunanistan&#8217;a, Karadeniz bölgesinden Rusya&#8217;ya yapılan göçler ve devletin bu tarihe kadar Avrupa topraklarının büyük bir kısmını kaybetmesi ile ilgilidir.</p>
<p>Rumlar 1914&#8242;teki bu oranı özellikle Mondros Mütakeresi&#8217;nden hemen sonra artırma gayretine girmişlerdir. Yunanistan&#8217;ın desteği ile faaliyet gösteren Kordos Komitesi, Yunanistan&#8217;a ve Batum yoluyla Rusya&#8217;ya göç eden &#8220;göçmen Rumlar&#8221;ı belirli bir program dahilinde &#8220;Megalo İdea&#8221;nın hedefleri arasında bulunan Anadolu Türk topraklarına yerleştirmiştir.</p>
<p>1881/82 sayımı sonuçlarına göre Rumların; Aydın, Edirne, Cezair-i Bahr-i Sefid, Hüdavendigar, Selanik, Trabzon, Manastır, Yanya ve İstanbul&#8217;da 100 binin üzerinde nüfusa sahip oldukları, buna karşılık, Bağdat, Basra, Bitlis, Zor Sancağı, Musul (3 kişi) ve Van&#8217; da hiç olmadıkları görülmektedir. Bu sayıma göre Rumların 10 binden az oldukları yerler de şunlardır: Erzurum, Adana, İşkodra, Halep, Diyarbakır ve Elazığ.</p>
<p>1897 yılındaki sayım sonuçlarına göre; genel nüfus içindeki yüzde 25.93&#8242;lük bir orana sahip olan Gayrimüslimler arasında Rumlar, yüzde 13.49&#8242;luk bir oranla ilk sırada yer almaktadırlar.</p>
<p>Rumların genel nüfus içindeki paylan diğer Gayrimüslim unsurlarla birlikte İstanbul&#8217;da önemli bir artış göstermektedir. 1885&#8242;te toplam 873.565 olan İstanbul nüfusunun 152.741&#8242;i Rum idi. İstanbul nüfusuna oranları ise % 17.59&#8242;dur(6). Bu durumu anlamak için, tarihi, siyasi, dini, sosyal ve ekonomik sebepler; özellikle ticari sebepler dikkate alınmalıdır.</p>
<p>Aydın, Rumların fazlaca yaşadıkları vilayetlerden birisi idi. Fakat bu vilayetteki Rum nüfusu artıran sadece İzmir Sancağı&#8217;nda yaşayan Rumlardı.</p>
<p>Resmi nüfus sayımlarıyla bir uyum gösteren Aydın (1320 ve 1323) ve Kastamonu (1317) Salnameleri&#8217;ne göre Rum nüfusu genel olarak ve sancak bazında şöyle bir görüntü oluşturmaktadır:</p>
<p>Aydın Vilayeti&#8217;nin 1901-2 yılında toplam nüfusu 1.634.080&#8242;dir. Rumların nüfusu ise 285.493 olup, genel nüfusa oranları %15.81&#8242;dir. Aydın Vilayeti&#8217;ndeki Rumların 180.810&#8242;u İzmir Sancağı&#8217;nda yaşamakta, bunların toplam 593.308 olan İzmir Sancağı nüfusuna oranları ise %30.47 olmaktadır.</p>
<p>Diğer sancaklardaki durum ise şöyledir:</p>
<p>Aydın Sancağı&#8217;nda toplam 246.450 olan genel nüfusun sadece 22.994&#8242;ü Rum&#8217;dur. Oranları %9.04&#8242;tür. Rumlar Denizli Sancağı&#8217;nda daha da azalmaktadır. Toplam 244.781 olan nüfusun 3.465&#8242;i Rum idi. Bu rakam genel nüfusun %1.41&#8242;lik bir bölümünü ifade etmektedir. Saruhan Sancağı&#8217;nın 385.807 olan toplam nüfusunun 38.784&#8242;ü Rum olup, genel nüfus içindeki payları %10.05&#8242;tir. Menteşe Sancağı&#8217;nda toplam nüfus 163.742 olup, bunun 13.252&#8242;si Rum&#8217;dur.</p>
<p>Genel nüfus içindeki Rum payı %8.09&#8242;du.</p>
<p>1323 (1907/8) Aydın Vilayeti Salnamesi&#8217;nde yer alan Vilayet&#8217;in 1320 (1904/5) yılı nüfusu 1317 (1901/2) yılı oranlarından pek farklılık göstermemektedir. Buna göre Aydın Vilayeti&#8217;nin toplam nüfusu içinde Rumların payı %15.87&#8242;dir. Bu oran İzmir Sancağı&#8217;nda %30.62, Aydın Sancağı&#8217;nda %9.26, Denizli Sancağı&#8217;nda %1.46, Saruhan Sancağı&#8217;nda %9.89 ve Menteşe Sancağı&#8217;nda %8.16 şeklindeydi. Buna göre; diğer sancaklarda Rum nüfusu çok küçük oranlarda artarken, Saruhan Sancağı&#8217;nda %0. l6&#8242;lık bir azalma göstermektedir(7).</p>
<p>1317 (190 1/3) tarihli Vilayet Salnamesi&#8217;ne göre Kastamonu&#8217;nun toplam nüfusu 1.331.540&#8242;tır. Bunun sadece 24.746&#8242;sı Rum idi. Rumların vilayet genelindeki oranları %1.85 olmaktadır. Sancaklara göre yüzdeleri şöyledir: Kastamonu Sancağı %2.15, Bolu Sancağı %1.41, Çankırı Sancağı %0.62 ve Sinop sancağı %4.92.</p>
<p>Anadolu&#8217;daki Rum nüfusu ile ilgili bilgi veren bir başka Osmanlı resmi kaynağı da &#8220;Kilise Defterleri&#8221;dir. Başbakanlık Osmanlı Arşivi&#8217;ndeki 4 Numaralı Kilise Defteri&#8217;nde Rumların gerek kilise yapımı ve onarımı, gerekse okul yapımı ve onarımı için Patrikhane kanalıyla yaptıkları başvurulara Osmanlı Devleti&#8217;nin verdiği cevapları içeren &#8220;Ferman Suretleri&#8221; yer almaktadır. Bu fermanlardan başvuru yapılan beldelerin Rum nüfusu tespit edilebilmektedir. Fermanlar 1317(1901/2) ile 1322 (1906/7) yılları arasına aittir. (TABLO: 17)</p>
<p>Rum nüfusu ile ilgili olarak resmi olmayan Osmanlı kaynakları arasında Ali Cevat&#8217;ın eseri dikkati çekmektedir. (TABLO: 18)</p>
<p>Ati Gazetesi İzmir&#8217;in Yunanlılar tarafından işgalinden iki gün sonra, 17 Mayıs 1919 tarihinde Aydın Vilayeti ve İzmir Şehri&#8217;nin nüfusunu yayınlamıştır. Gazetede ayrıca bu nüfusların dini dağılımı bir daire grafiği ile de gösterilmiştir. Buna göre, toplam nüfusu 1.579.006 olan Aydın Vilayeti&#8217;nde 223.924 Rum yaşıyordu. Rumların toplam nüfus içindeki oranları ise %14.18 idi.</p>
<p>İzmir Şehri&#8217;nde 246.179 olan toplam nüfusun 87.497&#8242;sini Rumlar oluşturuyordu. Rumların buradaki oranı ise %35.54 idi(8).</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) A. Güler, Osmanlı Devletinde Azınlıklar, Turan Yayıncılık, İst., 1997, s. 27 vd. 1831 sayımı genel sonuçları ve bu sayımdaki Rum nüfus (Reaya başlığı altındaki toplam nüfus) TABLO: 2&#8242;DE gösterilmiştir.<br />
2) A. Güler, a.g.e., s. 31, TABLO: 4.<br />
3) A. Güler, a.g.e., s. 35, TABLO: 7.<br />
4) A. Güler, a.g.e., s. 43. TABLO: 13.<br />
5) A. Güler, a.g.e., s. 43. TABLO: 13.<br />
6) A. Güler, a.g.e., s. 41. TABLO: 12.<br />
7) Salnameler için A. Güler, a.g.e., Bibliyografya&#8217;ya bkz.<br />
 <img src='http://www.turk-yunan.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Âti Gazetesi, 17 Mayıs 1919, 1.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/osmanli-kaynaklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rum-Yunan Kaynakları</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-yunan-kaynaklari.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-yunan-kaynaklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:32:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rum-Yunan Kaynakları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Gerek Yunanlıların ve gerekse Rumların çeşitli zamanlarda ortaya koydukları nüfusla ilgili rakamlar, bütünüyle 1912 yılında Rum Patrikhanesi tarafından yapılan istatistiğe dayanıyordu. Patrikhanenin istatistiği daha sonra Polybius (D. Kalopathakes)(1) George Soteriadis(2) ve Leon Maccas(3) tarafından yayınlanmıştır. Polybius eserinde &#8220;1910 Türk Nüfus Sayımı&#8221; adı altında bazı Osmanlı vilayetlerindeki Rum nüfusu da vermiştir. Prof. Dr. Justin McCarthy, Polybius&#8217;un [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gerek Yunanlıların ve gerekse Rumların çeşitli zamanlarda ortaya koydukları nüfusla ilgili rakamlar, bütünüyle 1912 yılında Rum Patrikhanesi tarafından yapılan istatistiğe dayanıyordu. Patrikhanenin istatistiği daha sonra Polybius (D. Kalopathakes)(1) George Soteriadis(2) ve Leon Maccas(3) tarafından yayınlanmıştır.<br />
<span id="more-205"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Polybius eserinde &#8220;1910 Türk Nüfus Sayımı&#8221; adı altında bazı Osmanlı vilayetlerindeki Rum nüfusu da vermiştir. Prof. Dr. Justin McCarthy, Polybius&#8217;un Osmanlı resmi rakamlarını değil Fener Patrikhanesi&#8217;nin rakamlarını bu başlık altında verdiği kanaatindedir(4) ve Polybius&#8217;un rakamlarını &#8220;sahte(false)&#8221; olarak değerlendirmiştir. 1914 Osmanlı sayımı ile bir karşılaştırma yapan McCarhty, Polybius&#8217;un 1.777.146 olarak verdiği rakamın, gerçekte 1.112.698 olduğunu ortaya koymuştur.</p>
<p>Patrikhane&#8217;nin ve Polybius&#8217;un &#8220;Turkish Official Statistics of 1910(1910 Türk Resmi İstatistikleri)&#8221; adı ile yayınladığı rakamlara göre; Patrikhane İstanbul, İzmit, Aydın, Bursa, Konya, Ankara, Trabzon, Sivas, Kastamonu, Adana ve Biga&#8217;da toplam 1.782.582 Rum olduğunu; Polybius ise, aynı yerlerde 1.777.146 Rum&#8217;un yaşadığını belirtmektedir. Bu rakamlara göre Rumlar, Aydın (İzmir) (622.810), Trabzon (353.533) ve Bursa (278.421) vilayetlerinde yoğun olarak yaşamaktadır.</p>
<p>Patrikhane&#8217;nin bu istatistiklerine dayanan Venizelos, 30 Aralık 1918&#8242;de Barış Konferansı&#8217;na verdiği -İngiliz ve Fransızca olarak da yayınlanan- muhtırada, Yunanistan&#8217;ın toprak talepleriyle birlikte nüfus iddialarını da açıkladı. Venizelos ve Yunan idarecileri, isteklerini açıklamak için hiçbir fırsatı kaçırmadılar. 1919 yılı boyunca, İngilizce ve Fransızca olarak yayınlanan sayısız broşürlerde de aynı istekler tekrarlandı(5).</p>
<p>Venizelos, Trakya (İstanbul, Çatalca, Kırklareli, Tekirdağ, Gelibolu, Edirne, Dedeağaç ve Gümülcine), Pontus (Trabzon, Sivas ve Kastamonu), Batı Anadolu (İzmit, Mudanya, Bandırma, Ayvalık, İzmir, Efes, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Bursa, Balıkesir, Edremit, Bergama Manisa, Aydın, Nazilli, Denizli, Bozcaada ve Meis) gibi Türk topraklarının Yunanistan&#8217;a katılmasını istiyordu.</p>
<p>Bu bölgelerdeki nüfus durumuyla ilgili olarak Venizelos şu rakamları ileri sürmüştür:</p>
<p>İstanbul&#8217;u da içine almak üzere Trakya&#8217;da; 730.822 Rum, 957.425 Türk, 112.174 Bulgar, 183.253 Ermeni, 65.821 Musevi ve 151.151 diğer milletler. İstanbul, Anadolu ve Rumeli yakalarıyla 1.173.673 nüfusu bakındırmaktaydı. Üsküdar hariç İstanbul yakasında yaşayan 841.108 kişiden 235.215&#8242;i Rum, 308.733 Türk, 122.730&#8242;ü Ermeni, 38.791&#8242;i Musevi, 4.331&#8242;i Bulgar ve 13 1.308&#8242;i diğer milletlerdendi.</p>
<p>Venizelos raporunda Kuzeydoğu Karadeniz Bölgesi için &#8220;Pontus&#8221; deyimini kullanmıyor, sadece Trabzon Vilayetinden söz ediyordu. Leon Maccas, 1919&#8242;da, Paris&#8217;te yayınladığı &#8220;Anadolu&#8217;nun Yunanlılığı&#8221; isimli eserinde Venizelos&#8217;un &#8220;Pontus&#8221;a dair şu rakamları verdiğini belirtmektedir: &#8220;Trabzon Vilayetinde 353.533, Sivas vilayetinde 99.376 ve Kastamonu&#8217;da 24.919 Rum.&#8221;</p>
<p>Maccas&#8217;a göre bu şehirlerdeki Türk nüfusu da sırasıyla, 957.866, 839.514, 938.435 idi. Şu halde bu üç vilayette toplam 477.828 Rum&#8217;a karşılık 2.735.815 Türk yaşıyordu.</p>
<p>Pavlidis ise 1956&#8242;da Atina&#8217;da yayınlanan &#8220;Pontus Cumhuriyeti Nasıl ve Niçin Başarıya Ulaşamadı&#8221; isimli eserinde Pontus&#8217;un sınırları ve nüfusu konusunda şunları yazmaktıdır:</p>
<p>&#8220;Pontus, Rum sınırından başlar, Trabzon ve Sivas vilayetlerinin tamamını ve Kastamonu vilayetlerinin bir kısmını içine alarak, Karadeniz kıyısı boyunca Sinop ötesine kadar uzanır. Bütün Pontus 70.000 kilometre karelik bir sahayı kaplar. Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan önce burada 800.000 Rum, 450.000 Müslüman ve 750.000 Kürt, Ermeni, Acem, Laz çeşitli Hıristiyanlar; biraz Musevi ve pek az da Avrupalı olmak üzere 2.000.000&#8242;luk bir nüfus barınmaktaydı.&#8221;</p>
<p>Pavlidis bu istatistikleri Pontus liderlerinden Marsilyalı bir Rum olan Konstantinidis&#8217;in verdiği rakamları düzeltmek suretiyle elde ettiğini belirtmektedir. Halbuki, Venizelos&#8217;un rakamlarına göre Pavlidis&#8217;in rakamlarının çok daha abartılı olduğu görülmektedir(6).</p>
<p>1920 yılı Ağustos ayında yayınlanan &#8220;The Pontus&#8221; adlı eserinde D. Economides aynı vilayetlerin (Trabzon ve Canik&#8217;in müstakil yerleri, Sinop Sancağı ve Sivas) nüfusunu Venizelos&#8217;tan farklı bir şekilde ifade etmiştir. Economides&#8217;in rakamları daha çok Pavlidis&#8217;in rakamlarına yakındır. Economides, toplam 2.016.750 olarak verdiği nüfusun 700.000&#8242;inin Rum &#8220;Greeks Orthodox&#8221; ve 422.000&#8242;inin de Türk (Tatarlarla, Çepniler) olduğunu söylemektedir(7).</p>
<p>Venizelos&#8217;a göre Batı Anadolu&#8217;daki Rum nüfusu toplam 1.013.195 idi. Venizelos, Batı Anadolu ile Aydın vilayeti (özellikle İzmir), Bursa vilayeti ve Çanakkale ile İznik Sancaklarını kastediyordu. Ona göre Batı Anadolu, aşağı yukarı Karadeniz&#8217;den Antalya Körfezi&#8217;ne, Kuzeyde İzmit&#8217;in doğusundan güneyde Antalya Körfezi&#8217;nin batısından geçmek üzere çizilecek bir çizginin batısında kalan bütün bölgeydi.</p>
<p>Venizelos&#8217;un istediği bölgede; kuzey Bozcaada&#8217;dan güneyde Meis adasına kadar uzanan Ege sahili ile Marmara&#8217;ya bir pencere açan Bandırma da önemli bir yer tutuyordu.</p>
<p>İstenen bölgede 818.221 Rum, 1.017.398 Türk ve 80.000 Musevi ve Yabancı, 23.500 Ermeni ve 2.000 Bulgar yaşamaktadır. Venizelos bu rakamlara Oniki Ada ve Meis adası, İmroz, Bozcaada, Midilli, Sakız, Sisam, Nikarya ve Rodos&#8217;un nüfusunun da katılması gerektiğini düşünüyordu. Venizelos&#8217;a göre; 1912&#8242;de bu adalarda yaşayan 370.138 Rum da -Türkler adalarda 24.652 kişi idi- eklenince bölgede 1.1888.359 Rum ve 1.042.050 Müslüman bulunuyordu; ayrıca 100.000 kadar Musevi, Ermeni, Bulgar ve diğer yabancıların yaşadığı ortaya çıkıyordu. Bu durum çoğunluğun gene küçük bir farkla Rumlar&#8217;da olduğunun kabulünü gerektiriyordu!</p>
<p>Venizelos İzmir&#8217;le ilgili olarak da şu rakamları ileri sürmüştür:</p>
<p>İzmir&#8217;de genel olarak 449.044 Rum, 219.494 Türk vardı. Buna göre Anadolu Rumlarının yarısı İzmir&#8217;de yaşıyordu. İzmir Sancağı içinde merkez ilçe olarak İzmir&#8217;in toplam nüfusu 416.494 idi. Bunun 243.879&#8242;u Rum, 96.250&#8242;si Türk, 51.872&#8242;si yabancı, 16.450&#8242;si Musevi, 7.628&#8242;i Ermeni ve 415&#8242;i Bulgar idi.</p>
<p>Venizelos&#8217;a göre; İmroz&#8217;da 8.125, Bozcaada&#8217;da 3.752, Rodos ve Oniki Ada&#8217;da 102.727 Rum vardı. Kıbrıs&#8217;ta ise 298.000 olan genel nüfusun 235.000&#8242;i Rum&#8217;du.</p>
<p>Venizelos ayrıca, Birinci Dünya Savaşı sürecince 300.000 Rum&#8217;un Türkler tarafından katledildiğini ve 1914-1918 yılları arasında 450.000 Rum&#8217;un da Türk hükümeti tarafından kovulup geçici olarak Yunanistan&#8217;a sığınmak zorunda bırakıldığını iddia etmiştir.</p>
<p>Venizelos, bütün Anadolu&#8217;da toplam Rum nüfusunu 1.694.000 olarak açıklamıştır(8).</p>
<p>Venizelos&#8217;un Barış Konferansı boyunca verdiği tüm rakamlar, Patrikhane&#8217;nin istatistiklerine dayanıyordu. Yunan Başbakanı, Başkan Wilson&#8217;a 27 Eylül 1919 tarihinde yazdığı bir mektupta; kaynağının Fener Patrikhanesi olduğunu ve Türk resmi makamlarının Trakya&#8217;ya dair 1894 tarihli istatistiklerinden de faydalandığını belirtmiştir. Venizelos&#8217;un Türk istatistiklerinden yararlandığını söylemesi tamamen uydurmadır. &#8220;Onlar Komisyonu&#8221;nda yaptığı konuşmasında bu durum ortaya çıkmıştır. Venizelos, Komisyon&#8217;da yaptığı konuşmada şunları söylemiştir:</p>
<p>&#8220;Anadolu nüfusu için yapılmış hiçbir resmi istatistik yoktur. Orada yaşayan her millet kendine bir nüfus yakıştırmakta ve bunlar bir araya getirilince ortaya astronomik rakamlar çıkmaktadır Şimdi vereceğim istatistiklerin doğruluğunu temin ederim. Bunları ben Fener Patrikhanesi&#8217;nden aldım.&#8221;</p>
<p>Başkan Wilson, Müslüman halka ait rakamların Fener Patrikhanesi&#8217;nden mi, yoksa resmi Türk kaynaklarından mı alındığını sormuş, Venizelos şu cevabı vermiştir:</p>
<p>&#8220;Yunan din adamlarından! Ama onların da resmi Türk istatistiklerinden yararlandığı kanaatindeydim(9).&#8221;</p>
<p>Görüldüğü gibi rakamlar bütünüyle Fener Rum Patrikhanesi&#8217;nin asılsız ve gerçek dışı istatistiklerine dayanmaktadır.</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) Polybius, Greece Before the Conference, London, 1919.<br />
2) G. Soteriadis, An Athnological Map Ilustrating Hellenism in the Balkan Peninsula and Asia Minor, London, 1918.<br />
3) L. Maccas, L&#8217;Hellenisme de L&#8217;Asie Meneure, Paris, 1919.<br />
4) J. McCarthy, Muslims and Minorites, The Population of Ottoman Anatolid and the End of the Empire, New York/London, 1983, s. 92-93.<br />
5) D. Kitsikis, Yunan Propagandası, s. 27-28.<br />
6) D. Kitsikis, a.g.e., s. 28-31.<br />
7) D. Economides, The Pontus And The Right Claims of its Greek Population, Topographical, Etnographical, and Historical Study, With Two Maps and Various Statistics, s. 46-47.<br />
 <img src='http://www.turk-yunan.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> D. Kitsikis, a.g.e., s. 32-36. Yunanlı araştırıcı Dimitri Pentzopoulos The Balkan Exchange of Mimorities and the Impact upon Greece, (Thessaloniki, 1962) isimli eserinde 1908&#8242;de Anadolu&#8217;da toplam 1.800.000 Rum olduğunu belirtiyor ki, Venizelos&#8217;un rakamından daha abartılıdır.<br />
9) D. Kitsikis, a.g.e., s. 29, not: 1; ss. 31. no: 1.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-yunan-kaynaklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu&#8217;daki Rum Nüfusu</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/anadoludaki-rum-nufusu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/anadoludaki-rum-nufusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:32:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu'daki Rum Nüfusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı vatandaşı olan Rumların nüfusu da tıpkı Ermeni nüfusunda olduğu gibi çeşitli zamanlarda siyasi amaçlı propagandaya alet edilmeye çalışılmıştır. Bu konudaki çalışmaları daha çok Yunanistan&#8217;ın &#8220;Megalo İdea&#8221; veya &#8220;Helenizm&#8221; adını verdiği &#8220;Büyük Yunanistan&#8221;ı kurma çabaları çerçevesinde ele almak gerekmektedir. Yunanistan&#8217;ın Rum nüfusunu siyasi amaçlı olarak dünya kamuoyuna açıklaması Paris Barış Konferansı&#8217;na rastlar. Venizelos, bu konferans [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı vatandaşı olan Rumların nüfusu da tıpkı Ermeni nüfusunda olduğu gibi çeşitli zamanlarda siyasi amaçlı propagandaya alet edilmeye çalışılmıştır. Bu konudaki çalışmaları daha çok Yunanistan&#8217;ın &#8220;Megalo İdea&#8221; veya &#8220;Helenizm&#8221; adını verdiği &#8220;Büyük Yunanistan&#8221;ı kurma çabaları çerçevesinde ele almak gerekmektedir.<br />
<span id="more-203"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Yunanistan&#8217;ın Rum nüfusunu siyasi amaçlı olarak dünya kamuoyuna açıklaması Paris Barış Konferansı&#8217;na rastlar. Venizelos, bu konferans sırasında İstanbul Fener Rum Patrikhanesi tarafından 1912&#8242;de hazırlanan asılsız istatistikleri dayanak göstermiştir.</p>
<p>Sahte istatistiklere dayanarak; özellikle İstanbul, Batı Anadolu ve Kuzeydoğu Karadeniz&#8217;de Rumların çoğunluk olduğunu iddia eden Venizelos, Wilson İlkeleri&#8217;nin &#8220;Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki azınlıklar çoğunlukta oldukları bölgelerde bağımsız devlet kurabileceklerdir&#8221; şeklindeki 12. maddesine fiili ve siyasi bir temel oluşturmak istiyordu(1).</p>
<p>DİPNOT<br />
1) Yukarıda bir şekilde anlatıldığı üzere &#8220;Kordos Komitesi&#8221; isimli Rum-Yunan Örgütü de bu amaç için kurulmuş, bu bölgelerde Rum nüfusunu arttırmak için çeşitli çalışmalar yapılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/anadoludaki-rum-nufusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göçmen Rumlar</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/gocmen-rumlar.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/gocmen-rumlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:31:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göçmen Rumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Wilson ilkelerinin 12&#8242;nci maddesine fiili bir dayanak oluşturmak isteyen Yunanistan, Mondros&#8217;tan hemen sonra, daha önce başka yerlere -özellikle, Rusya&#8217;ya, Adalar&#8217;a, Yunanistan&#8217;a ve Anadolu&#8217;nun içlerine- göç eden Rumların tekrar eski yerlerine dönmeleri için büyük çalışmalara girişmiştir. Bu hem siyasi bakımdan, hem de yapılacak bir işgal esnasında kullanılabilecek insan gücüne sahip olma bakımından önem taşıyordu. Kordos Komitesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Wilson ilkelerinin 12&#8242;nci maddesine fiili bir dayanak oluşturmak isteyen Yunanistan, Mondros&#8217;tan hemen sonra, daha önce başka yerlere -özellikle, Rusya&#8217;ya, Adalar&#8217;a, Yunanistan&#8217;a ve Anadolu&#8217;nun içlerine- göç eden Rumların tekrar eski yerlerine dönmeleri için büyük çalışmalara girişmiştir. Bu hem siyasi bakımdan, hem de yapılacak bir işgal esnasında kullanılabilecek insan gücüne sahip olma bakımından önem taşıyordu.<br />
<span id="more-201"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Kordos Komitesi veya Rum Muhacirin Cemiyeti&#8217;nin yürüttüğü, Rumları göçerttirme çalışmaları önemine uygun olarak büyük bir düzen ve sistem içinde yapılıyordu. Metropolitler, çoğunluğu sağlayabilmek için nereye ne kadar Rum göç ettirmek gerektiğini hesaplıyorlar, raporla durumu merkeze ve hatta doğrudan Yunanistan&#8217;a bildiriyorlardı(1).</p>
<p>Göçmenleri eski yerlerine döndürme konusunun Yunanlık ve Venizelos için hayati bir önemi vardı. Venizelos, Ekim 1919&#8242;da kendisi ile Roma&#8217;da bir mülakat yapan ve bununla ilgili bir belgeyi 29 Ekim 1919 tarihinde Hariciye Nezareti&#8217;ne gönderen elçimiz Galip Kemali Söylemezoğlu&#8217;na, &#8220;Biz çoğunluğu Rum olan İzmir&#8217;i, milletlerin kendi geleceğini kendilerinin belirlemesi hakkına sahip olmaları prensibine uyarak artık size bırakmayız&#8221; diyerek(2) bu konudaki çabalarının esas sebebini açıklamıştır.</p>
<p>Yunanistan&#8217;ın göçmenler meselesine ne kadar önem verdiği, bunlara mali yardımlar yapması ve bunlarla ilgili özel komisyonlar oluşturmasından anlaşılmaktadır. Atina&#8217;da kadınlar tarafından kurulan iki komisyonun birisi Trakya&#8217;da, diğeri de Anadolu&#8217;da görevliydi(3).</p>
<p>Yunanistan, bir yandan göçmenlere yardım yapıyor, diğer yandan da Kordos Komitesi&#8217;ni doğrudan destekliyordu. Örgüt, propaganda için Yunanistan İstihbarat Örgütü&#8217;nden yüzbinlerce lira almış&#8230; Atina ve Selanik bankerleri de örgüte yardım etmişlerdi(4).</p>
<p>Yunanistan, genel olarak &#8220;göçmen Rumlar&#8221;a yardım yapma kararı almış(5), bu karardan on gün kadar sonra da göçmenler için &#8220;ikiyüzbin lira ile Otuz milyon Frank&#8221; ayırmıştır(6).</p>
<p>Yine aynı günlerde Rum Patrikhanesi, bu yardımlardan ayrı olarak bir &#8220;borçlanma sözleşmesi(7)&#8221; ile &#8220;piyango(8)&#8221; düzenleyerek göçmen Rumlara yardım sağlamaya çalışmıştır.</p>
<p>Patrikhane&#8217;nin göçmen Rumlara yardımı sadece maddi gelir sağlamak şeklinde olmuyordu. Göçmenlere un ve ekmek dağıtılması da Patrikhane tarafından organize ediliyordu(9).</p>
<p>Göçmen Rumlar, Yunanistan ve Patrikhane&#8217;den her türlü yardımı alıyorlardı. Bütün bunlara ek olarak, başta İngiltere olmak üzere İtilaf Devletleri de göçmenlere karşı hoşgörülü davranıyor, onlara yiyecek ve giyecek yardımında bulunuyorlardı(10). Bu nedenle, zaman zaman İtilaf temsilcilerinin Patrikhane&#8217;den göçmenlerle ilgili bilgi aldıkları görülmektedir. 24 Aralık 1918&#8242;de, İngiliz Amirali&#8217;nin emri üzerine Mösyö Simit Edgar, Rum Patrikhanesi&#8217;ne giderek Rum göçmenlerin geri dönmeleri hakkında görüşme yapmıştır(11).</p>
<p>İtilaf Devletleri temsilcilerinin Rum göçmenleri konusunu, Ermeni göçmenlerinin iadesi ile aynı çerçevede değerlendirdikleri anlaşılmaktadır. Koramiral R. Webb 1 Ocak 1919&#8242; da verdiği bir raporda, &#8220;yurtsuz Rumların yurtlarına iadeleri meselesi hemen hemen Ermeni meselesi kadar önemlidir. Bunların yurtlarına iadeleri işini küçük ölçekte ele aldım&#8221; diyordu.</p>
<p>Bu işle en yoğun şekilde ilgilenen kişi, İzmir&#8217;in işgalinden sonra Yüksek Komiser Sterghiades olmuştur. Sterghiades bir yıl içinde yaklaşık 120.000 göçmen yerleştirmiştir(12).</p>
<p>Özellikle İstanbul, Trakya, Karadeniz ve Batı Anadolu&#8217;ya ne kadar Rum&#8217;un göç ettirildiği konusunda bir fikir vermesi açısından Osmanlı Göçmen Genel Müdürlüğü&#8217;nün 1 Kasım-27 Aralık 1918 tarihleri arasında İstanbul&#8217;dan bu bölgelere ne kadar göçmen Rum&#8217;un sevk edildiğine dair verdiği rakamlar dikkat çekicidir: Bu iki aylık dönemde, İstanbul&#8217;a gelen Rum 6 bin, İstanbul&#8217;dan yeni bölgelerine sevk edilen Rum 1650, İstanbul&#8217;da yakalanmış olarak bulunan Rumlar 3500, taşradan memleketlerine sevk edilen Rumlar, İzmit&#8217;e 184, Sivas&#8217;a 711 kişiydi(13).</p>
<p>İki aylık dönemde toplam 62.343 göçmenden, hükümet tarafından iade ve iskan edilenlerin 12.045 tanesi Rum&#8217;dur. Buna kendiliklerinden göç eden 19.453 kişi de eklenince 20-25 bin civarında Rum göçmen belli bir plan çerçevesinde belli bölgelere yerleştirilmiş olmaktadır. Mondros&#8217;tan hemen sonra başlayan göç faaliyetindeki bu rakam son derece önemlidir.</p>
<p>Aynı dönemle ilgili olarak dikkat çeken bir başka önemli konu; göçmenlerin taşınması için İstanbul&#8217;dan düzenlenen 9 vapur seferinden 5&#8242;inin Trabzon&#8217;a yapılmış olmasıdır. Bunun sebebi açıktır: Pontus bölgesindeki Rum nüfusunu arttırmak. Burasını, Marmara kıyıları ve Rum çete faaliyetlerinin alabildiğine arttığı Şile ile Trakya takip etmektedir.</p>
<p>Göçmen Rum sayısı 1919 yılının Ocak ayı başlarında 66.000&#8242;e çıkmıştır(14).</p>
<p>Osmanlı Göçmen Genel Müdürlüğü, Ocak ayı içinde Sezai Tur Vapuru ile 1.000 Rum&#8217;u Ayvalık&#8217;a nakletmiştir(15).</p>
<p>Megalo İdea&#8217;nın merkezi olması nedeniyle İstanbul, Yunanistan için büyük önem taşımaktaydı. Resmen olmasa da, fiilen işgal altında bulunması buradaki Yunan ve Rum çalışmalarını kolaylaştırıyordu. Bu sebeple Yunanistan, ilk planda İstanbul&#8217;daki Rum nüfusun artırılması yolunda çalışmalar yaptı. 18 Nisan 1918&#8242;de Politis, Yunan Dışişleri Bakanı&#8217;na bir mektup göndererek, Bolşevik ordusu önünden kaçan onbinlerce Yunan mültecinin Yunanistan&#8217;a değil, İstanbul&#8217;a gönderilmesini istiyordu(16).</p>
<p>Roma&#8217;da gazetelere &#8220;İstanbul&#8217;da bile çoğunluk Türkler&#8217;de değildir&#8221; diyen Venizelos&#8217;u(17) haklı çıkarırcasına çok sayıda Rum göçmen İstanbul&#8217;a getirilmiştir. İstanbul&#8217;a Mondros&#8217;tan sonra yerleşmiş Rumların sayısı 200.000 kadar tahmin ediliyordu(18). Bu yoğun göç dalgası, Kordos Komitesi tarafından organize edilmiştir. Bu rakamın bir kısmının, diğer bölgelere gönderilmek üzere İstanbul&#8217;a geldiği düşünülebilir.</p>
<p>İstanbul ve çevresine Rum göç ettirme çalışmaları 1921&#8242;e kadar devam etmiştir. Patrikhane, 9 Mart 1921&#8242;de Kocaeli&#8217;nden İstanbul&#8217;a Rum göçmenler getirtmiş ve Londra&#8217;ya bir telgraf çekmiştir(19). Ati Gazetesi&#8217;nin 17 Ocak 1919 tarihli haberine göre; Kemerburgaz&#8217;a çok sayıda göçmen Rum yerleştirilmiştir(20).</p>
<p>Rum göçmenlerinin yerleştirildikleri bölgeler arasında İstanbul&#8217;dan sonra Trakya geliyordu. Edirne Valiliği&#8217;nden İçişleri Bakanlığı&#8217;na gönderilen 14 Aralık 1919 tarihli yazılarda, Yunanlıların Batı Trakya&#8217;ya çok sayıda göçmen getirip yerleştirdiği belirtilmektedir. Rumlar, göçmenleri, papaz, öğretmen, ihtiyat zabitleri ile birlikte yerleştirmeye çalışıyorlardı(21).</p>
<p>Harbiye Nezareti tarafından orduya ve ordu tarafından da valiliklere gönderilen bir genelgede, &#8220;İstanbul&#8217;da toplanan Rum göçmenleri, yerleştirilmek için Trakya&#8217;ya gönderilmektedir&#8221; denilmektedir(22).</p>
<p>Trakya bölgesindeki Birinci Kolordu&#8217;nun Komutanı olan Miralay Cafer Tayyar&#8217;ın ve Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti&#8217;nin, &#8220;Heyet-i Temsiliye&#8221; ile yaptığı yazışmalarda sık sık Rumların Trakya&#8217;ya ekseriyeti sağlamak maksadıyla göçmen getirdikleri ifade edilmektedir(23).</p>
<p>12.10.1919 tarihli &#8220;gizli telgraf&#8221;ta Cafer Tayyar Bey, Rumların bu konudaki çalışmalarının özellikle Batı Trakya (Gümülcine, Dedeağaç ve Dimetoka) çevresinde yoğunlaştığını ifade etmektedir.</p>
<p>Bundan bir ay kadar sonra Yunanlılar, Trakyalı Rumlardan 2.000 aileyi İskeçe&#8217;ye, 3.000 aileyi Gümülcine&#8217;ye, 3.000 aileyi Dedeağaç&#8217;a, 1.500 aileyi de Sofulu&#8217;ya yerleştirmek için hazırlamışlar ve bunlara üç aylık yiyecek ve nüfus başına yüzer Frank vermişlerdir. İkinci ve üçüncü kafile olarak da 20 bin ailenin hazırlandığı belgelerden anlaşılmaktadır(24).</p>
<p>Aynı tarihlerde, Yunanlıların Batı Trakya&#8217;daki çalışmalarının yanında Bulgarlar da Doğu Trakya&#8217;da bazı Türk köylerine Bulgar göçmen yerleştiriyorlardı.</p>
<p>Yunanlılar sistemli bir şekilde Trakya&#8217;yı Rumlaştırmak için çalışıyorlardı. 1919 yılının sonlarına gelindiğinde, özellikle Dedeağaç ve Karaağaç arasında kalan Meriç Nehri&#8217;nin sağ yakası Yunan göçmenleriyle dolmuş, bunlara Atina Bankası&#8217;nca maddi yardım da sağlanmıştır(25).</p>
<p>Trakya&#8217;daki Rum-Yunan göçmenlerin her türlü işlemi, Kordos Komitesi ve Trakya Komitesi ile irtibatlı olarak çalışan Yardım Komitesi tarafından yürütüyordu. Bu komite, yerlerine dönen Doğu ve Batı Trakyalı göçmenlere evlerini tamir etmeleri ve çift hayvanları almaları için uzun vadeli para yardımında bulunuyor, ziraat aletleri veriyordu. Rum köyleri, bu yardımlarla tarlalarını ekebilecek bir duruma gelmişlerdi(26).</p>
<p>Karadeniz bölgesinde ise; Samsun Metropolit vekili Eftimios Zilos&#8217;un yönettiği Pontus Cemiyeti ve Kordos Komitesi ile ortaklaşa çalışan bir Rum Göçmenleri Örgütü kurulmuştu(27). Mondros&#8217;tan 50 yıl öncesine kadar bu bölgelerdeki Hıristiyan nüfus, Müslüman nüfusun ancak onda biri kadar olmasına rağmen, 1918&#8242;lere kadar Samsun&#8217;a dışarıdan 30.000 Rum getirilmişti. Böylece, toprağı bulunmayan bu göçmen Rumlarla birlikte, bölgede 180.000 Müslüman&#8217;a karşılık 60.000 Hıristiyan olmuştu(28).</p>
<p>İstanbul&#8217;da toplanan göçmen Rumların nakledildiği yerlerin başında Trabzon ve Karadeniz bölgesindeki diğer bazı yerleşim birimleri geliyordu. Bölgeye getirilen göçmenler, İstanbul&#8217;dan ziyade Batum kanalıyla Rusya&#8217;dan geliyorlardı. Osmanlı Hükümeti&#8217;nin görevlendirdiği &#8220;İlk Tahkik Heyeti&#8221;nden Erzurum Mebusu Ziya Bey&#8217;in Trabzon&#8217;dan 22 Ağustos 1919&#8242;da çektiği telgrafta; Rumların, Samsun ve Trabzon&#8217;da çeteler kurup, bunları göçmen ismiyle Rusya&#8217;dan ve diğer bazı yerlerden getirdikleri Rumlarla takviye ettiklerine dikkat çekilmektedir(29).</p>
<p>Dikkat çeken önemli bir konu da, Rum terör örgütleri üyelerinin &#8220;göçmen&#8221; adı altında yerleştirilmesidir. Temmuz 1919&#8242;da Trabzon&#8217;a çoğu silahlı olmak üzere göçmen sıfatıyla 8.000&#8242;den fazla Rum gelmiştir(30).</p>
<p>Karadeniz bölgesinde Rum nüfusunu artırmak için yapılan göçleri organize eden şahıslardan birisi de Trabzon Metropoliti idi. Metropolit Hrisantos, başka yerlerdeki Rumların Trabzon&#8217;a hicret etmelerini sağlamaya çalışıyordu(31).</p>
<p>Rumların yoğun olarak göç ettirildikleri bölgelerden biri de Batı Anadolu idi. Yunanistan tarafından yapılabilecek bir çıkarma için en uygun bölge olan Batı Anadolu&#8217;da Rum-Yunan çoğunluğunu sağlamak maksadıyla Tanzimat&#8217;la birlikte başlayan Rumları göç ettirme faaliyeti(32) 1918&#8242;lerden sonra iyice hızlanmıştı. Ocak l918&#8242;de İzmir&#8217;de 2.000 kadar Ayvalıklı Rum göçmen toplanmış(33), Aralık 1918 sonlarında ise, Anadolu&#8217;nun iç bölgelerine sevk ve iskan edilen Rum göçmenler İzmir ve çevresine dönmüşlerdi (34).</p>
<p>Birinci Dünya Savası sırasında, devlet tarafından içerilere göç ettirilen 200-300 bin Rum, Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra Batı Anadolu&#8217;ya dönmek istiyorlardı. Fakat, Yunanistan bununla da yetinmiyor, bölgede çoğunluğu sağlamak için başka çarelere de başvuruyordu. Balkan Savaşları&#8217;ndan sonra &#8220;mübadele anlaşması&#8221; kapsamına girenlerle, askerlikten kaçan Rumlarla birlikte Yunanistan ve Ege adalarından pek çok Rum, kendilerine arazi ve çiftlik verileceği vaadi ile Batı Anadolu&#8217;ya göçmeye başladı.</p>
<p>Yunanlılar, yerli Rumlardan oluşturdukları çetelerle Türkler üzerinde büyük bir yıldırma faaliyetine girişerek, onların göç etmelerine sebep olmuşlar, boşalan yerlere de Rum göçmenlerini yerleştirmişlerdi.</p>
<p>15 Mayıs 1919&#8242;dan sonra gerçekleşen Yunan işgali sırasında 150.000 civarında Türk, kendi topraklarını terk etmek zorunda kalmıştı. Aydın Göçmen Müdürlüğü&#8217;nün raporlarına göre; yerlerinden edilen Türkler çok büyük sıkıntıya düşmüşlerdi(35):</p>
<p>&#8220;Aydın Vilayeti Vekaleti&#8217;nden 20 Ocak 1920 tarihinde gönderilen bir belgeden öğrendiğimiz üzere, bu tarihlerde Yunanistan&#8217;dan &#8216;avdet ettirilen&#8217; Rumların sayısı 25.000 civarında idi. Ayrıca, Bursa, Ankara, Konya, hatta Gelibolu, İzmit gibi yerlerden metropolitler vasıtasıyla Rum gençleri İzmir&#8217;e getiriliyordu(36).&#8221;</p>
<p>İzmir ve civarındaki kazalara yerleştirilen bu göçmenler yerli Rumlarla fikir ve işbirliği yaparak askeri teşkilat kurmak için çalışıyorlardı(37).</p>
<p>İzmir ve çevresindeki Rumlaştırma faaliyetlerini belirleyen Osmanlı Hükümeti, Adalar ve Yunanistan&#8217;dan yapılan Rum göçlerini engellemek amacıyla buralardaki Rum&#8217;ların seyahatlerini sınırlandırma kararı almıştır. 28.2.1919&#8242;da Dışişleri Bakanlığı&#8217;na gönderilen bir belgede, &#8220;Adalar Rum halkının seyahatlerinin sınırlandırılması hakkındaki kumandanlığın isteği duruma pek uygun bir önlem olarak değerlendirilmiştir&#8230;&#8221; denilmektedir(38).</p>
<p>Harbiye Nezareti&#8217;nin 12 Mayıs 1919 I., II., XIV., XV., XVII. Kolordulara ve IX. Ordu Müfettişliği&#8217;ne bildirdiği bir emirden, uygun görülen bu uygulamanın genişletildiği anlaşılmaktadır:</p>
<p>&#8220;Yunanistan ve Bulgaristan halkından geçici bir müddet için, ikamet suretiyle dahi olsa, bir Osmanlı vilayetine bir ay içinde 50 kişiden fazla seyyah kabul olunmayacak ve gelenlerin mevkii ve halleri şüpheli görülürse bu seyahat büsbütün yasaklanacak ve bu gibi şahıslar memleket dışına çıkarılacaklardı(39).&#8221;</p>
<p>Hükümetin bu konuda aldığı önlemlerin pek başarılı olmadığı, özellikle adalardan yapılan göçlerin önlenemediği anlaşılmaktadır. &#8220;Dahiliye Nazırı Vekili Namına Müsteşar Keşfi&#8221; imzasıyla &#8220;Harbiye Nezareti&#8221;ne gönderilen bir belgede, &#8220;Vaktiyle Midilli&#8217;ye hicret etmiş olan Rumların hafiyen veya alenen avdetlerinin men&#8217;i mümkün olmamakta&#8230;&#8221; denilerek, hükümetin kararına rağmen Midilli&#8217;den halk getirerek karaya çıkaran kayıkçıların yakalanması ve gelenlerin geri gönderilmeleri için yeteri kadar kuvvet bulunmadığı olmadığı ifade edilmektedir(40).</p>
<p>Bahriye Nezareti&#8217;nin 26 Mayıs 1919 tarihli yazısında, Çanakkale kıyılarının koruma araçlarından yoksun bulunması dolayısıyla, Limni ve Bozcaada&#8217;ya gitmiş bulunan Rumlardan nüfus çoğunluğunu sağlamak amacıyla gelmelerinin önlenemeyeceği belirtilmiştir(41).</p>
<p>Bütün bunlar göstermektedir ki, Rum göçmenleri sorununu iyice anlamadan, Kordos Komitesi ve bağlı kuruluşları doğru değerlendirmek mümkün değildir.</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) 26 Ekim 1919 tarihli Dahiliye Nezareti Emniyet Genel Müdürlüğü&#8217;nün bir raporunda bu konu çok açık olarak ortaya çıkmaktadır: &#8220;&#8230; Makedonya&#8217;da islamların mülklerinde iskan etmiş Rumlar&#8217;la umumi harp dolayısıyla Osmanlı ordusunda askerlik görevini yapmamak için kaçmış Rumların İzmir ve işgal tarafında iskan ettirilmesi düşünülmüş ve bu cihetin incelenmesi ve sağlanması hususunda özel emir alan İzmir Yunan Valisi İstiryadis, İzmir şehrinde ve on bağlı yerlerde Müslümanların sayısının tesbit edilmesi ve çoğunluğun Rumlarca sağlanması için ne kadar Rum ve Yunanlının iskanı lazım geldiğini incelemek ve tayin ettirmek üzere İzmir, Kuşadası, Çeşme ve Manisa metropolitleri de dahil olduğu halde on iki kişilik bir komisyon kurdurmuş ve komisyon meseleyi genişliğine ve derinliğine inceleyip tahkik ederek çoğunluğun Rumlar&#8217;da kalması için kaç bin Rum&#8217;un nakli gerektiğini de hesap ve ilave ederek raporunu valiye takdim etmiştir. Vali İstiryadis adı geçen raporu düşüncesini de katıp bu sözlü olarak Atina Hükümeti&#8217;ne gerekli izahat ve bilgileri vermek üzere Çeşme metropoliti ile Çeşme Rum göçmenleri delegesi Pandazidi&#8217;yi Atina&#8217;ya göndermiştir&#8230;&#8221; M. Sertoğlu, &#8220;Anadolumuz Hakkında Yayınlıların Düşünce ve Emelleri&#8221;, BTTD, s. 19 (NİSAN 1969), s. 19.<br />
2) M. Sertoğlu, a.g.m., s. 15.<br />
3) Âti, 27 Ocak 1919, s. 2.<br />
4) Pontus Meselesi, s. 43.<br />
5) Âti, 26 Ocak 1919, s. 3.<br />
6) Âti, 4 Ocak 1919, s. .<br />
7) Âti, 12 Ocak 1919, s. 2.<br />
 <img src='http://www.turk-yunan.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Âti, 3 Şubat 1919, s. 3.<br />
9) Âti, 13 Ocak 1919, s. 2.<br />
10) Tansel I., s. 93.<br />
11) Âti, 25 Aralık 1918.<br />
12) İngiliz Belgeleri, s. 47-48. &#8220;Buna mukabil aynı miktarda Türk yerlerinden uzaklaştırıldığından (&#8230;) Vali İzzet, evsiz barksız kalmış olan Türk mültecilerin büyük bir sefalete düşmüş olmalarından dolayı bu durumu protesto etmiş bulunuyordu.&#8221; a.g.e., aynı yerler.<br />
13) Âti, 22 Aralık 1918.<br />
14) Âti, 2 Ocak 1919.<br />
15) Âti, 13 Ocak 1919.<br />
16) Şahin, s. 177.<br />
17) M. Sertoğlu, &#8220;Anadolumuz Hakkında Yunanlılar&#8217;ın Düşünce ve Emelleri&#8221;, s. 18.<br />
18) Pontus Meselesi, s. 43.<br />
19) Şahin, s. 173.<br />
20) Âti, 17 Ocak 1919, s. 2.<br />
21) C. Orhonlu, &#8220;Yunan İşgalinin Meydana Getirdiği Göç ve Yunanlıların Yaptıkları &#8220;Tehçir&#8221;in Sonuçları Hakkında Bazı Düşünceler&#8221;, Belleten, C: XXXVII, S. 148 (Ekim 1973), s. 487.<br />
22) Bayar, s. 1455, not: 1<br />
23) M. Kemal Atatürk, Nutuk C: III, s. 1260, Belge: 278.<br />
24) M. Kemal Atatürk, a.g.e., C: III, s. 1277, Belge: 295.<br />
25) M. Kemal Atatürk, a.g.e., C: II, s. 1218, Belge: 246. Ayrıca, &#8220;Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti Adına Şevket&#8221; imzasıyla M. Kemal Paşa&#8217;ya gönderilen bir belgede aynen şu satırlar vardır: &#8220;&#8230; ve esasen nefs-i Gümülcine&#8217;de ekseriyet-i müslime mevcut olup, Dedeağaç, Sofulu, Dimetoka, Ortaköy, Seymenli kazalarında bugün tek bir Müslüman bırakılmamıştır&#8230;&#8221; (M. Kemal Atatürk, a.g.e., C: III, s. 1263, Belge: 281).<br />
26) T. Bıyıklıoğlu, Trakya&#8217;da Milli Mücadele Başlarken, C: 1, Ank., 1955, s. 201.<br />
27) Ş.S. Aydemir, Tek Adam Mustafa Kemal, C: 1, 1881-1919, 8. bsk., İst., 1981, s. 398 not: 1. Sonradan, Fransız, İngiliz ve İtalyanların (22.9.1921 tarihli) protestolarına 15.10.1921 tarihinde verdiği cevabi notada, zamanın Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey, bu teşkilattan bahsetmiştir (Bkz: Şahin, s. 184).<br />
28) TİHT. C: VI., s. 283.<br />
29) T. Duran, a.g.m., BTTD, S 57 (Haziran 1972), s. 10.<br />
30) HTVD, s. 11, (Mart 1955), Belge: 277.<br />
31) HTVD, s. (Mart 1995), Belge: 227.<br />
32) N: Taçalan, Ege&#8217;de Kurtuluş Savaşı Başlarken, İst., 1981, s. 42.<br />
33) TİHT, C: 1, s. 131.<br />
34) Âti, 30 Aralık 1918 &#8220;Avdet Eden Muhacirler&#8221; başlıklı haber.<br />
35)C. Orhonlu, a.g.m., s. 488 vd.<br />
36) HTVD, S. 21, (Eylül 1957), Belge: 540.<br />
37) HTVD, S. 21 (Eylül 1957), Belge: 545.<br />
38) Genelkurmay ATESE Arşivi, Dolap: 49, Göz: 6, Dosya: 48, Belge: 933.<br />
39) TİHT., C: 1, s. 140-141. Ayrıca bkz. T. Gökbilgin, Milli Mücadelede Başlarken, C: 1., s. 61-62.<br />
40) HTVD, s. 42. (Aralık 1962), Belge: 995.<br />
41) T. Gökbilgi, &#8220;Meclis-i Vükela Mazbatalarına Göre 1919 Senesi&#8217;nde Ecnebi İşgalleri ve Talepleri Karşısında İstanbul Hükümeti&#8221;, s. 714.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/gocmen-rumlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kordos Komitesi</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/kordos-komitesi.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/kordos-komitesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kordos]]></category>
		<category><![CDATA[Kordos Komitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan Tanzimat&#8217;tan başlayarak, Anadolu&#8217;da ideallerinin yoğunlaştığı bölgelerde Rum nüfusunun çoğunluğunu sağlamak için büyük çabalar sarf etmiştir. Birinci Dünya Savaşı, bu çabaları kısmen kesintiye uğratmıştır. Çünkü, Marmara kıyılarındaki bazı Rum köylerinden Çanakkale Boğazı&#8217;ndan Marmara&#8217;ya giren İtilaf donanması gemilerine yardım yapılması, buradaki köylülerin daha içerilere nakledilmesini gerektirmiştir(1). Ayrıca, savaşın yoğunlaştığı bazı yörelerdeki Rumlar değişik yerlere göç etmişlerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan Tanzimat&#8217;tan başlayarak, Anadolu&#8217;da ideallerinin yoğunlaştığı bölgelerde Rum nüfusunun çoğunluğunu sağlamak için büyük çabalar sarf etmiştir. Birinci Dünya Savaşı, bu çabaları kısmen kesintiye uğratmıştır. Çünkü, Marmara kıyılarındaki bazı Rum köylerinden Çanakkale Boğazı&#8217;ndan Marmara&#8217;ya giren İtilaf donanması gemilerine yardım yapılması, buradaki köylülerin daha içerilere nakledilmesini gerektirmiştir(1). Ayrıca, savaşın yoğunlaştığı bazı yörelerdeki Rumlar değişik yerlere göç etmişlerdir.<br />
<span id="more-199"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra ise, başta Patrikhane olmak üzere, Rum dernek ve örgütleri, göç eden Rumların eski yerlerine dönmeleri ve bunlara ek olarak dışarıdan bazı Rum ve Yunan halkının İstanbul, Batı Anadolu ve Kuzeydoğu Karadeniz Bölgelerine yerleştirilmeleri için büyük gayret göstermişlerdir. Böylece, bu üç bölgede Rum çoğunluğu sağlayarak, Wilson İlkeleri&#8217;nin &#8220;Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki azınlıklar, çoğunlukta oldukları bölgelerde müstakil devlet kurabileceklerdir&#8221; şeklindeki 12&#8242;nci maddesine fiili ve siyasi bir dayanak oluşturulmak isteniyordu.</p>
<p>Kordos Komitesi bu maksatla kurulmuştu. Yunanistan&#8217;ın Patrikhane ile ortak çalışmasının bir ürünü olan Komite, 1919 yılında İstanbul&#8217;da kuruldu ve örgütün esas ünitesi olan Patrikhane Merkez Komitesi de Mavri Mira&#8217;nın bir kolu olarak çalışmalarına başladı(2). Bu konu Nutuk&#8217;ta, &#8220;Resmi Muhcirin Komisyonu, Mavri Mira Heyeti&#8217;nin teshili mesaisine hadim (çalışmalarını kolaylaştırmakla görevli)&#8221; şeklinde ifade edilmiştir(3).</p>
<p>&#8220;Rum Muhacirleri Merkez Komisyonu&#8221; açık adıyla Galata&#8217;da Minerva Hanı&#8217;nda faaliyet gösteren Komite&#8217;nin başkanı Yunanlı Manuel Juzukos&#8217;tu ve resmi yazışmalarında &#8220;Sandrogos&#8221; takma adını kullanıyordu. Örgütün eylem alanı, merkez İstanbul olmak üzere, Trakya, Trabzon, Marmara sahilleri ve İzmir bölgesi idi.</p>
<p>Komite; Osmanlı topraklarında isyanlar çıkarmak, ihtilal teşebbüsünde bulunmak, düzeni bozmak için gelen Yunanlıları Rum göçmeni gibi göstererek Trabzon, Karadeniz sahilleri, İzmir ve Trakya&#8217;da uygun yerlere göndermek; Rum nüfusunun çoğunlukta olduğunu gelecek heyetlere göstermek için çeşitli nüfus kaydırmalarında bulunmak ve eksik yerlere göçmen adı ile Yunanlıları sevk etmek işleriyle uğraşıyordu. Yine bu çerçeve içinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusya&#8217;ya, Adalar&#8217;a, Yunanistan&#8217;a ve Anadolu&#8217;nun içlerine göç eden Rumları İstanbul&#8217;da kayıtlarını yaptıktan sonra uygun yerlere sevk etmek görevi de Komite&#8217;ye aitti(4). Kordos Komitesi&#8217;ni &#8220;çete faaliyetlerini yürüten&#8221; basit bir örgüt olarak görmemek gerekir(5).</p>
<p>Komite gerçekte &#8220;göçmen Rumlar&#8221; sorunu ile uğraşmak üzere kurulmuştur. İtilaf devletleri ve Yunanistan&#8217;ın da desteği ile çeşitli yerlere binlerce Rum&#8217;u göç ettirerek yerleştiren Komitenin bu çabalarının meyveleri Paris Barış Konferansı&#8217;nda toplanmak istenmiştir. Patrikhane&#8217;nin nüfusla ilgili istatistikleri, Komitenin &#8220;göçmen Rumlar&#8221; faaliyetlerine dayanılarak dayanılarak abartılmış, bu yolda göçmenlere yardım ve tazminat sağlanmıştır. Metropolitlerle işbirliği yapan Komite, her metropolitten bölgesinde çoğunluğu sağlamak için ne kadar Rum ahaliye ihtiyaç olduğu konusunda rapor istemiş ve ona göre göç işini İstanbul&#8217; dan düzenlemiştir.</p>
<p>Vakit Gazetesi&#8217;nin 8 Kasım 1918 tarihli nüshasında yer alan habere göre; &#8220;Resmi Muhcirin Komisyonu&#8221; veya &#8220;Kordos Komitesi&#8221;ni oluşturan Patrikhane bünyesindeki kurul, Patrik Vekili&#8217;nin başkanlığında toplanarak beş maddeyi içeren bir karar almıştır. Bu kararlar komitenin asıl görevinin ne olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.</p>
<p>Kararlar şöyledir:</p>
<p>&#8220;1. Çeşitli metropolitler tarafından Rumların uzaklaştırılma ve takibi hakkında verilen raporların incelenmesi ve bunların üretilecek diğer bilgeler esası üzerine uzaklaştırma ve takiplerin tarihçesi ile ayrıntılı bir istatistik düzenlenerek yayınlanması. Bu inceleme dört komisyon tarafından on beş gün içinde hazırlanacak, sonra inceleme raporları esas kabul edilerek bir kitap yayınlanacaktır.</p>
<p>2. Acilen para toplanacak ve memleketlerine dönecek olanlara dağıtılacaktır.</p>
<p>3. Memleketlerine döneceklere gerekli silahların sağlanması için özel bir komisyon kurulmuştur.</p>
<p>4. Burada bulunan çeşitli yerlerde göçmenlerin üyesi oldukları metropolitlerin başkanlığı altında komisyonlar kurulacak ve bunlar Patrikhane ile ilişkide bulunacaktır.</p>
<p>5. Bölgelerinde göçmen bulunan metropolitlere iş bu karara uygun olarak hareket etmeleri için emir verilecektir&#8230; (Proodos&#8217;tan naklen)(6)&#8221;.</p>
<p>Aynı konuyla ilgili olarak &#8220;Pontus Meselesi&#8221; adlı kitapta da şu bilgiler verilmektedir:</p>
<p>&#8220;Rum Muhacirin Cemiyeti Mütareke&#8217;nin ardından Patrikhane&#8217;de mevcut Trakya ve Anadolu Metropolitlerinden oluşmuş ve acilen faaliyete başlamıştır. Cemiyet, Birinci Dünya Savaşı sırasında Yunanistan&#8217;la, adalara ve diğer yerlere güya göçmüş Rumları derhal memleketlerine göndermeye çalıştığı gibi, senelerdir Amerika&#8217;da yaşayan Rumların İstanbul&#8217;a göçmelerini sağlamak için her metropolithaneye emir gönderdi. Aynı zamanda 1919 Mayıs&#8217;ında her metropolit kendi bölgesindeki Rum nüfusu kayıt ve belirlemek için bu örgütten emir aldı(7).</p>
<p>Nurettin Paşa da hatıralarında örgütün asıl çalışmalarının &#8220;Rum nüfusunu artırmak&#8221; konusunda yoğunlaştığını ifade etmektedir:</p>
<p>&#8220;Rum Göçmenleri Cemiyeti&#8217;nin gayesi de bu alanda, Rum nüfusunu artırmak, Anadolu&#8217;nun en uzak yerlerinden veya Rusya&#8217;dan göçmen getirip, buralara yerleştirmekti. Bu şekilde arka arkaya kafilelerle Rumlar getirilmişti(8)&#8221;.</p>
<p>Polis Müdürlüğü&#8217;nün Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarına 25 Haziran 1919&#8242;da gönderdiği bir belgede açıkça ifade edildiği gibi, &#8220;Rum İskan-ı Muhacirin Cemiyeti&#8221; başlıklı belgeler kullanarak polisi kandırma yoluna giden örgütün, göçmen olarak nakletmek istediği bazı şahısların gerçekte göçmen olmadıkları, geçici süre için o bölgelere gideceği de anlaşılmıştır(9).</p>
<p>Kordos Komitesi, faaliyet gösterdiği bölgelerdeki metropolitleri birer temsilci gibi kullanmıştır. Örneğin, Samsun ve çevresinde göçmen Rumlar&#8217;la ilgili işleri Samsun Metropolit Vekili Eftimios Zilos yürütmüştür(10).</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) M.A. Ayni, a.g.e., s. 316.<br />
2) &#8220;Mavri Mira Heyeti&#8221; ve çalışmaları hakkında &#8220;Gayret Gizlidir&#8221; işaretiyle Harbiye Nezareti&#8217;nin orduya ve ordu tarafından da 11.8.1919 tarihinde bazı valiliklere gönderilen bir tamimimin üçüncü maddesinde bu, şu şekilde ifade edilmiştir: &#8220;Resmi Göçmenler Komisyonu yine Mavri Mira emrindedir&#8221;, Bayar, s. 1455, not: 1.<br />
3) Nutuk, C. 1, 10.bsk. İst., 1970, s. 2.<br />
4) Bu konuda bkz: E.Z. Ökte &#8220;Yunanistan&#8217;ın İstanbul&#8217;da Kurduğu Gizli İhtilal Cemiyeti, Kordos&#8221;, BTDD; s. 40 (Ocak 1971), s. 22; Tansel, I., s. 92.<br />
5) Mesela bkz. Tansel, I.,s. 92.<br />
6) Vakit, 8 Kasım 1918, M.A. Ayni, a.g.e., s. 317.<br />
7) Pontus Meselesi, s. 43.<br />
 <img src='http://www.turk-yunan.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> &#8220;Nurettin Paşa Pontusçuları Anlatıyor&#8221;, a.g.e., s. 225.<br />
9) E.Z. Ökte, a.g.m., s. 23. Bunların çete teşkili için gittikleri tahmin edilebilir. Çünkü, yine Polis Müdürlüğü&#8217;nün Dokuzuncu Ordu Müfettişi M. Kemal&#8217;e gönderdiği bir belgede &#8220;Kordus Komitesi&#8217;nin Samsun&#8217;a 350 erkek ve 70 kadından meydana gelmiş bir fedai heyetini gönderdiği&#8221; belirtilmekteydi. (Tansel, I., s. 92 ve not: 38.).<br />
10) &#8220;Nurettin Paşa Pontusçuları Anlatıyor&#8221;, a.g.e., s. 225; bu şahıs daha sonra &#8220;Merkez Ordusu&#8221; tarafından yakalanmıştır. Bkz. a.g.e. aynı yerler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/kordos-komitesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rum Ticaret Örgütü</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-ticaret-orgutu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-ticaret-orgutu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:29:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rum Ticaret Örgütü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra İstanbul Rumları, sadece siyasi, askeri ve kültürel bakımlardan değil, ekonomik bakımdan da teşkilatlanmaya gitmişlerdi. İstanbul&#8217;daki Türk tüccarlarını rahatsız etmek, iflasa sürüklemek, piyasayı ele geçirmek ve ekonomik dengeleri bozmak amacıyla kurulan &#8220;Rum Ticaret Örgütü&#8221;, Ocak 1919&#8242;da Yunan Konsolosu&#8217;nun davetiyle yapılan bir toplantı sonucunda kurulmuştur. 10 Ocak 1919 tarihli Ati gazetesinde belirtildiğine göre; Beyoğlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mondros Mütarekesi&#8217;nden sonra İstanbul Rumları, sadece siyasi, askeri ve kültürel bakımlardan değil, ekonomik bakımdan da teşkilatlanmaya gitmişlerdi.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki Türk tüccarlarını rahatsız etmek, iflasa sürüklemek, piyasayı ele geçirmek ve ekonomik dengeleri bozmak amacıyla kurulan &#8220;Rum Ticaret Örgütü&#8221;, Ocak 1919&#8242;da Yunan Konsolosu&#8217;nun davetiyle yapılan bir toplantı sonucunda kurulmuştur.<br />
<span id="more-197"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>10 Ocak 1919 tarihli Ati gazetesinde belirtildiğine göre; Beyoğlu Rum tüccarlarının birçoğu 9 Ocak günü Miltiyadi T.&#8217;nin başkanlığında toplanarak &#8220;İstanbul Rum Ticaret Örgütü&#8221;nü kurmuşlar ve bir nizamname düzenlenmesi için bir kurul seçmişlerdi(1).</p>
<p>Daha sonra örgütün başkanlığına Konstantin Estefan adlı bir şahıs getirilmiş ve çalışmalara başlanmıştır.</p>
<p>İstanbul&#8217;da kağıt paranın değeri ile oynayan, kambiyo işlemlerini düşürüp çıkarıyor, Yunanistan&#8217;ın ihraç ürünlerini İstanbul&#8217;a pahalı bir fiyatla ithale çalışıyordu. Rum Ticaret Örgütü&#8217;nün bütün bu faaliyetlerden başka, İstanbul&#8217;daki zengin Rumlar aracılığıyla, diğer örgütlere para sağlanmasında, Rum gösterileri ve çete faaliyetlerinin mali bakımından desteklenmesinde de rol oynadığı belirtilmektedir(2).</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) Âti, 10 Ocak 1919.<br />
2) Kurt, Dr. Yılmaz, Pontus Meselesi, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurlu Yayınları, No: 68, Ankara 1995, s. 44.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-ticaret-orgutu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyoğlu Rum Edebiyat Örgütü</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/beyoglu-rum-edebiyat-orgutu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/beyoglu-rum-edebiyat-orgutu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:29:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beyoğlu Rum Edebiyat Örgütü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Beyoğlu Rum Edebiyat Örgütü&#8221; veya &#8220;Rum Edebi Silogosu&#8221; da Mütareke&#8217;den sonra kültürel konularda çalışmalar yürüten Rum örgütlerinden biridir. Örgütün daha çok siyasi alanda yürütülen Rum-Yunan propagandasına fikri bir temel hazırlamak gayretinde olduğu, konferanslar, tiyatrolar ve yayınlar aracılığıyla kamuoyu oluşturmak için çalıştığı görülmektedir. İdari teşkilatlanması, hedefleri ve çalışma şekli &#8220;Rum Matbuat Örgütü&#8221;ne benzese de, bu örgüt, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Beyoğlu Rum Edebiyat Örgütü&#8221; veya &#8220;Rum Edebi Silogosu&#8221; da Mütareke&#8217;den sonra kültürel konularda çalışmalar yürüten Rum örgütlerinden biridir.</p>
<p>Örgütün daha çok siyasi alanda yürütülen Rum-Yunan propagandasına fikri bir temel hazırlamak gayretinde olduğu, konferanslar, tiyatrolar ve yayınlar aracılığıyla kamuoyu oluşturmak için çalıştığı görülmektedir.<br />
<span id="more-195"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>İdari teşkilatlanması, hedefleri ve çalışma şekli &#8220;Rum Matbuat Örgütü&#8221;ne benzese de, bu örgüt, daha çok kamuoyunu bilinçlendirmeye uğraşıyordu.</p>
<p>Meşrutiyet&#8217;in ilanından hemen sonra çalışmalarına başlayan Rum Edebiyat Örgütü, Mütareke&#8217;den sonra yeniden organize edilmişti. Bu sırada örgütün başkanlığına &#8220;Neologos Gazetesi&#8221; sahibi Vutiras getirilmişti. Üyeler ise Rum okullarının öğretmenleriydi.</p>
<p>Vutiras, 1920 yılında Matbuat Örgütü başkanlığını alıncaya kadar (ve sonra bir süre de ikisini birlikte yürüttüğü sıralarda) basın aracılığıyla propagandaya önem vermiş, Rum tiyatroları, Rum sinemalarını da kullanarak bunları örgüt hedefleri doğrultusunda yönlendirilmiştir.</p>
<p>Örgüt binası, amaca uygun olarak hazırlanmıştı. Birçok geniş toplantı salonları vardı. Bu salonlarda diğer Rum örgütleri de toplanır, görüşmeler yaparlardı. Binada ayrıca kütüphane, jimnastik salonları ve tiyatro sahnesi de bulunuyordu.</p>
<p>Edebiyat Örgütü, birçok milli Yunan tiyatro oyunu ve milli Yunan sinema filmini İstanbul&#8217;a getirterek gösterime sokmuştu.</p>
<p>Örgüt binasındaki salonlarda basınla ilgili toplantıların yanı sıra, çeşitli konularda konferanslar verilmişti. Başkan Vutiras, &#8220;Kuvay-ı Milli&#8217;ye&#8217;nin Suret-i Tesisi ve Venizelos&#8221; konulu bir konferans vermiş ve burada &#8220;Kuvay-ı Milli&#8217;ye&#8217;nin hiçbir önemi bulunmadığını&#8221; açıklamıştı.</p>
<p>Konferans verenler sadece İstanbul&#8217;lu Rumlar değildi. Yunanistan&#8217;dan bazı devlet adamları, meşhurlar, ihtilalciler vs. gelerek konferans veriyorlardı. 12 Aralık 1920 de Yunanistan&#8217;ın meşhur hatiplerinden Papandreas, İstanbul&#8217;a gelip konferans vermişti. Bundan da anlaşılacağı üzere, örgüt Yunanistan &#8216;la birlikte hareket ediyordu.</p>
<p>Vutiras, l920&#8242;de &#8220;Rum Matbuat Örgütü&#8221; başkanlığını da alınca işleri iyice artmıştı. Bu şekilde 23 Nisan 1921&#8242;e kadar her iki örgütün de başkanlığını yürüten Vutiras, işlerinin çokluğu sebebiyle bu tarihten itibaren Beyoğlu Rum Edebiyat Örgütü&#8217;nün başkanlığı görevini Aftendopulos&#8217;a bıraktı(1).</p>
<p>DİPNOT<br />
1) Bu örgütün faaliyetleri için bkz: Kurt, Dr. Yılmaz, Pontus Meselesi, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurlu Yayınları, No: 68, Ankara 1995, s. 39, 45. Kitabın ilk baskısı, TBMM tarafından 1922&#8242;de yapılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/beyoglu-rum-edebiyat-orgutu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rum Matbuat Örgütü</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-matbuat-orgutu.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-matbuat-orgutu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:28:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rum Matbuat Örgütü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-matbuat-orgutu.html</guid>
		<description><![CDATA[Rum Matbuat Örgütü, İstanbul&#8217;daki Rum örgütleri içerisinde kültürel konular ağırlıklı olmak üzere çalışıyordu. Örgüt, Mütareke&#8217;den sonra yapılan Rum propagandasına destek veriyordu. Rum görüşlerini anlatan kitap, broşür ve haritalar bastırıp Avrupa ülkeleri ve Amerika&#8217;da dağıtıyordu. Yunan Konsolosluğu bünyesinde kurulan Rum Matbuat Örgütü, Konsolos&#8217;un başkanlığında 8 üye ile toplantılarına başlamıştır. 8 üyenin beşi İstanbul&#8217;lu Rum, üçü de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rum Matbuat Örgütü, İstanbul&#8217;daki Rum örgütleri içerisinde kültürel konular ağırlıklı olmak üzere çalışıyordu. Örgüt, Mütareke&#8217;den sonra yapılan Rum propagandasına destek veriyordu. Rum görüşlerini anlatan kitap, broşür ve haritalar bastırıp Avrupa ülkeleri ve Amerika&#8217;da dağıtıyordu.</p>
<p>Yunan Konsolosluğu bünyesinde kurulan Rum Matbuat Örgütü, Konsolos&#8217;un başkanlığında 8 üye ile toplantılarına başlamıştır. 8 üyenin beşi İstanbul&#8217;lu Rum, üçü de Yunanlı idi. İstanbul&#8217;lu üyelerden birisi &#8220;Neologos Gazetesi&#8221;nin sahibi ve yazarı Vutiras idi. Diğer iki üye ise, Zoğrafiyon öğretmenlerinden Pandizidis ve Vutiras&#8217;ın kardeşi yazar Maridis&#8217;ti. Örgütün başkanlığına 1920 yılında bu Vutiras getirilmiştir.</p>
<p>Matbuat Örgütü, yayınlayacağı eserler için Patrikhane aracılığıyla belge topluyor, örgüt bünyesindeki yazarlar da bunları kullanıyorlardı.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki Rumca gazeteleri de kontrolü altına alan örgüt, ilk olarak Fener Patrikhanesi&#8217;nin resmi yayını olan haftalık &#8220;Eklisiyastiki Alitya&#8221; dergisine siyasi bir içerik kazandırdı. Hemen ardından da iki ciltlik &#8220;Siyah Kitap&#8221; ile &#8220;Pontus&#8221; ve diğer Rum-Yunan emelleri ile ilgili olarak pek çok propaganda kitabı yayınladı(1).</p>
<p>1919 yılında yayınlanan &#8220;Siyah Kitap&#8221;ın tam adı &#8220;Rum Hekimlerin Siyah Kitabı: Türkiye&#8217;de Elenizm&#8217;e Yapılan Baskı&#8221; idi. &#8220;Vatansız Kalmış Yunanlılar&#8221; isimli eserin yazarı &#8220;A.A. Pallis&#8221; tarafından Yunanistan&#8217;ın Londra Konsolosu Kaklamanos&#8217;a 19 Kasım 1919 günü gönderilen bir mektuptan öğrendiğimize göre, Siyah Kitap&#8217;ta güya 1914&#8242;den bu yana Türkiye&#8217;deki Rumlara karşı işlenen cinayetler (?) bütün ayrıntılarıyla köy köy anlatılıyordu. Önceden Rumca ve Fransızca baskıları yapılan kitap, daha sonra &#8220;Black Book: Persecution of the Greeks in Turkey&#8221; adı ile İngilizce olarak basıldı. İngiltere&#8217;de 1.000 nüsha olarak bastırılan Siyah Kitab&#8217;ın masrafı, Patrikhane&#8217;deki &#8220;Vatansız Kalmış Yunanlılar Komitesi&#8221; ve Londra Konsolosluğu&#8217;nca karşılandı. Kitap, belli bir yöntemle bütün Batı ülkelerinde dağıtıldı(2).<br />
<span id="more-194"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Rum-Yunan propagandasını bu şekilde yayınladığı kitaplarla yöneten Matbuat Örgütü, aynı zamanda siyasi ve adli işlerle de uğraşıyordu. Yunan Siyasi Temsilcisi Kanelopulos&#8217;a Kasım 19l8&#8242;de beşyüzü aşkın Rum ve Ermeni tutukluyu serbest bıraktırma önerisinde bulunan ve fikri veren de Matbuat Örgütü&#8217;ydü(3).</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) Pontus Meselesi, s. 40-41.<br />
2) Kitsikis, s. 162.<br />
3) Pontus Meselesi, s. 41.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/rum-matbuat-orgutu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Trakya Komitesi ve Bağlı Kuruluşlar</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/trakya-komitesi-ve-bagli-kuruluslar.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/trakya-komitesi-ve-bagli-kuruluslar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 21:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorunun Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan-Rum Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Trakya Komitesi ve Bağlı Kuruluşlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul ve Trakya, Yunanlılara hep cazip gelmiştir. Bu bölge, gerek askeri, gerekse siyasi bakımdan Yunanistan için büyük öneme sahiptir. Yunanistan, tarih boyunca bu toprakları sınırlarına katmak için çabalamıştır. Venizelos&#8217;un 30 Aralık 1919 tarihinde Paris Barış Konferansı&#8217;na verdiği muhtırada bu durumu en açık şekilde özetlemektedir: &#8220;Trakya&#8217;nın Yunanlılığı aşikardır Bulgarlar da bunu onaylamışlardır. Eğer bahis olunduğu gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul ve Trakya, Yunanlılara hep cazip gelmiştir. Bu bölge, gerek askeri, gerekse siyasi bakımdan Yunanistan için büyük öneme sahiptir. Yunanistan, tarih boyunca bu toprakları sınırlarına katmak için çabalamıştır.</p>
<p>Venizelos&#8217;un 30 Aralık 1919 tarihinde Paris Barış Konferansı&#8217;na verdiği muhtırada bu durumu en açık şekilde özetlemektedir:<br />
<span id="more-192"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>&#8220;Trakya&#8217;nın Yunanlılığı aşikardır Bulgarlar da bunu onaylamışlardır. Eğer bahis olunduğu gibi İstanbul milletlerarası bir devlet olacaksa, Yunanlıların hakları kesindir. İstanbul&#8217; la birlikte bütün Trakya Yunanistan&#8217;a verilmelidir. En doğru hal tarzı İstanbul&#8217;u ve İstanbul Vilayeti&#8217;ni de Yunanistan&#8217;a bırakmaktır(1).&#8221;</p>
<p>Mütareke&#8217;den sonra oluşan uygun durumu fırsat bilen Rumlar, Yunanistan&#8217;ın da desteğiyle Trakya&#8217;nın Yunanistan&#8217;a katılması için &#8220;Trakya Komitesi&#8221; isimli bir örgüt kurmuşlardır.</p>
<p>Trakya Komitesi, Mondros&#8217;tan hemen sonra, Fener Patrikhanesi&#8217;nde toplanan Kırklareli, İnoz (Enez), Gelibolu, Çanakkale, Çatalca Metropolitleri tarafından kurulmuştur. Örgütün amacı Trakya&#8217;yı Yunan yönetimine geçirmek için her türlü yolu kullanmaktı. Bunun için Metropolitler hemen toplanarak yalan-yanlış düzenledikleri nüfus istatistiklerini, Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda güya Türkler tarafından iskan edilmiş Arnavut, Pomak, Boşnak göçmenlerinin sayılarının çok gösterildiğini iddia ederek, Patrikhane aracılığıyla Avrupa&#8217;ya, Barış Konferansı&#8217;na<br />
ve Amerika&#8217;ya bildirmişlerdi.</p>
<p>Rumların eskiden beri Trakya&#8217;da siyasi örgütleri vardı. Tekirdağ&#8217;da &#8220;Vizantion Kulübü&#8221;, Silivri&#8217;de &#8220;Leyli Kız Mektebi&#8221;, Kırklareli&#8217;nde &#8220;Eytamhane&#8221; ile &#8220;Rum Kulübü&#8221;, Dedeağaç&#8217;ta &#8220;Milli Kulüp&#8221;, Marmara Ereğlisi&#8217;nde &#8220;Heraklios Kilisesi&#8221;, Gelibolu ve Edirne&#8217;de &#8220;Rum Kulüpleri&#8221; nihayet, Dimetoka ve İskeçe&#8217;deki &#8220;Rum Mektepleri&#8221; gibi kuruluşlar, buralardaki Rum-Yunan çalışmalarını yürüten kuruluşlardı.</p>
<p>Trakya Komitesi, bu örgütleri birer şube gibi kullanarak çalışıyordu. Komite, İstanbul aracılığıyla Edirne&#8217;li Rumları en iyi şekilde silahlandırdı.</p>
<p>Merkezi İstanbul&#8217;da bulunan örgüt, kısa sürede teşkilatını Marmara Adaları ve Marmara&#8217;nın Anadolu sahilindeki Erdek, Gemlik, Bandırma, Mudanya gibi şehirlere yaydı(2).</p>
<p>Komitenin Gelibolu ve Tekirdağ Sancaklarında en önemli örgüt merkezleri Gelibolu, Keşan ve Çorlu idi. Bu şubelerin başkanlıklarını metropolitlerin yanı sıra, Gelibolu&#8217;daki Fransız Konsolos Vekili, yerli Rumlardan Niko isimli bir şahıs yürütüyordu. Her kazada, metropolitlerin başkanlığı altında, ileri gelen Rumlardan, çoğunlukla okul öğretmenlerinden oluşan birer &#8220;kaza komitesi&#8221; bulunuyordu.</p>
<p>Geniş bir teşkilata sahip olan Trakya Komitesi&#8217;nin propaganda ve faaliyetleriyle Rum halkının maneviyatı kuvvetlendirilerek, silah, bomba ve cephane biriktirilmiş, böylece bir taarruz harekatının malzemeleri ikmal edilmişti(3).</p>
<p>Komite tarafından kurulan çeteler de Trakya&#8217;da yoğun faaliyet gösteriyordu. Çeteler, Trakya&#8217;da asayişi bozmakta, Türkleri mümkün olduğu kadar zarara sokmakta, tehdit etmekte, ellerindeki hayvan ve malları gasbetmekte, yabancı bir müdahale için zemin hazırlamaktaydılar(4).</p>
<p>Terör eylemlerine de girişen Trakya Komitesi üyeleri, Çorlu&#8217;da bir askerin kulağını kesmişler, 17 Haziran 1919 gecesi Uzunköprü civarında bu Müslüman çocuğu öldürmüşlerdi. Lüleburgaz&#8217;da bir köy, beş kişilik Rum çetesi tarafından tehdit edilmişti(5).</p>
<p>Çetelerin jandarma ve ordu kuvvetiyle ortadan kaldırılmaları mümkün olmamıştır. Çünkü, ele geçirilen çete mensupları, kimi zaman yabancı müdahalesiyle serbest bırakılıyor, kimi zaman da kanuni delillerin yetersizliğinden dolayı adli kovuşturmadan kurtuluyorlardı(6).</p>
<p>Komite, siyasi alanda da etkin rol oynuyordu. Edirneli Rumlar, Barış Konferansı&#8217;na başvurarak &#8220;Trakya&#8217;nın Yunanistan&#8217;a ilhakını&#8221; talep etmişlerdi(7).</p>
<p>Ocak 1919&#8242;a gelindiğinde Trakya Komitesi&#8217;nin bütün çalışmaları meyvesini vermeye başlamış, Yunan kıtaları Hadım Köyü&#8217;ne kadar olan tren güzergahındaki yerleri işgal etmişlerdi(8).</p>
<p>Trakya&#8217;da Rum faaliyetlerini yönlendiren ve yürüten bir de &#8220;Yardım Komitesi&#8221; vardı. Bu da Trakya Komitesi&#8217;ne bağlı kuruluştu. &#8220;Kordos Komitesi&#8221; ile de irtibatlı olarak çalışan Yardım Komitesi, yerlerine dönen Doğu Trakya&#8217;lı göçmenlere, evlerini tamir ve çift hayvanları almak için uzun vadeli para yardımında bulunuyor, ziraat aletleri veriyordu. Rum köylüleri bu yardımlarla tarlalarını ekmeye başlamışlar; maddi zararlarını gelecek hasada kadar telafi edecek bir duruma gelmişlerdi(9).</p>
<p>Rumlar Trakya&#8217;da da diğer bölgelerde olduğu gibi son derece iyi örgütlenmişlerdi. Trakya Komitesi&#8217;nin hem siyasal alanda, hem çete eylemlerinde, hem de göçmen Rumlar konusunda çok iyi çalıştığı görülmektedir. Yardım Komitesi gibi bağlı kuruluşların çalışmaları da dikkat çekicidir.</p>
<p>DİPNOTLAR<br />
1) T. Bıyıklıoğlu, Trakya&#8217;da Milli Mücadele Başlarken, C: 1., s. 164.<br />
2) Pontus Meselesi, s. 42.<br />
3) M. Kemal Atatürk, Nutuk, C: III., s. 1219, Belge: 246.<br />
4) T. Bıyıklıoğlu, a.g.e., C: I., s. 201. M.K. Atatürk, Nutuk, C: III, aynı belge.<br />
5) HTVD. S. 44 (Haziran 1963), Belge: 1035.<br />
6) T. Bıyıklıoğlu, a.g.e., s. 210. Ayrıca bu çetelerin ayrıntılı faaliyetleri hakkında aynı esere bakılabilir. S. 202 vd.<br />
7) M. Ali Ayni, Milliyetçilik, s. 312-312.<br />
 <img src='http://www.turk-yunan.gen.tr/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> T. Gökbilgin, Milli Mücadele Başlarken, C: I, s. 31.<br />
9) M. Kemal Atatürk, Nutuk, C: III, s. 1219 Belge: 246., T. Bıyıklıoğlu, a.g.e., s: I., s.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/sorunun-ortaya-cikisi/trakya-komitesi-ve-bagli-kuruluslar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

