<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Yunan &#187; Milli Mücadele</title>
	<atom:link href="http://www.turk-yunan.gen.tr/turkce/turk-yunan-savas-ve-barislari/milli-mucadele/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.turk-yunan.gen.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Sep 2010 14:25:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Paris Barış Konferansı (Ocak 1919)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/paris-baris-konferansi-ocak-1919.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/paris-baris-konferansi-ocak-1919.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:28:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Barış Konferansı (Ocak 1919)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=287</guid>
		<description><![CDATA[1918 yılı sonbaharında İttifak Devletleri, Ateşkes Antlaşmaları imzalayıp savaştan çekilmişlerdi. Bunun üzerine onlarla yapılacak barışların ilkelerini saptamak için Paris&#8217;te 1919 yılının Ocak ayında büyük bir konferans toplandı. 27 devletin katıldığı konferansa İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve İtalya hakimdi. Savaş sırasında yendikleri devletlerden neler koparacaklarını uyumlu biçimde kararlaştıran üç büyük devlet, İngiltere, Fransa ve İtalya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1918 yılı sonbaharında İttifak Devletleri, Ateşkes Antlaşmaları imzalayıp savaştan çekilmişlerdi. Bunun üzerine onlarla yapılacak barışların ilkelerini saptamak için Paris&#8217;te 1919 yılının Ocak ayında büyük bir konferans toplandı.</p>
<p>27 devletin katıldığı konferansa İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve İtalya hakimdi. Savaş sırasında yendikleri devletlerden neler koparacaklarını uyumlu biçimde kararlaştıran üç büyük devlet, İngiltere, Fransa ve İtalya birbirine düştü. Wilson İlkeleri&#8217;ni kendilerine göre yorumlayıp, çeşitli kanıtlar göstererek paylaşmadan vazgeçmediklerini gösterdiler. Osmanlı Devletinin paylaşılmasını öngören Antlaşmalarda Anadolu&#8217;daki Akdeniz ve Ege bölgelerinin İtalyanlara verilmesi kararlaştırılmıştı.<br />
<span id="more-287"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Ancak Anadolu&#8217;daki Akdeniz ve Ege Bölgelerinin tamamıyla İtalyanlara verilmesi, Doğu Akdeniz&#8217;deki dengeyi altüst ederdi. Akdeniz&#8217;de güçlü bir İtalya, Ortadoğu&#8217;yu denetiminde tutan İngiltere için ileride bir tehlike oluşturabilirdi. İngiltere, daha önce İtalya&#8217;ya verilmesi kararlaştırılmış bölgeleri Yunanistan&#8217;a vermeyi kendi çıkarlarına uygun gördü.</p>
<p>Savaş sırası yapılan paylaşma Antlaşmalarında önemli bir değişikliğe gidildi. Anadolu&#8217;nun paylaştırılmasına Yunanistan da ortak edildi. İzmir ve çevresi Yunanistan&#8217;a verilecek, sadece Ege Bölgesinin güney kıyısı ile Akdeniz Bölgesinin Batısı İtalya&#8217;ya verilecekti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/paris-baris-konferansi-ocak-1919.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Londra Konferansı (23 Şubat 1921)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/londra-konferansi-23-subat-1921.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/londra-konferansi-23-subat-1921.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:27:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Konferansı (23 Şubat 1921)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=285</guid>
		<description><![CDATA[T.B.M.M, Sevr Antlaşması&#8217;nı kabul etmemiş, İtilaf Devletleri&#8217;ni yurttan çıkarmak için harekete geçmişti. TBMM, Milli Mücadele sırasında Güneyde Fransızlara karşı başarılı olmuş, Türk Sovyet görüşmelerini başlatmış, Yunan ilerleyişini durdurmuştu. I. İnönü Zaferi de kazanılınca İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşmasında bazı değişiklikler yapmak üzere Yunanistan ve Türkiye&#8217;nin de katıldığı bir konferansın 23 Şubat 1921&#8242;de Londra&#8217;da yapılmasına karar verdiler. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.B.M.M, Sevr Antlaşması&#8217;nı kabul etmemiş, İtilaf Devletleri&#8217;ni yurttan çıkarmak için harekete geçmişti. TBMM, Milli Mücadele sırasında Güneyde Fransızlara karşı başarılı olmuş, Türk Sovyet görüşmelerini başlatmış, Yunan ilerleyişini durdurmuştu. I. İnönü Zaferi de kazanılınca İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşmasında bazı değişiklikler yapmak üzere Yunanistan ve Türkiye&#8217;nin de katıldığı bir konferansın 23 Şubat 1921&#8242;de Londra&#8217;da yapılmasına karar verdiler.<br />
<span id="more-285"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Fakat TBMM&#8217;ni tanımadıkları için, konferansa yalnızca Osmanlı Hükümetini davet ettiler. Mustafa Kemal&#8217;in de konferansa delege olarak katılabileceğini ya da bir temsilci yollayabileceğini Osmanlı Hükümeti&#8217;ne bildirdiler. Osmanlı Hükümeti de itilaf devletlerinin bu önerisini TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya iletti. Ancak TBMM bu teklifi kabul etmedi ve çağrılmadığı bir konferansa, katılamayacağını bildirdi.</p>
<p>Bunun üzerine İtilaf Devletleri, İtalya&#8217;nın aracılığı ile TBMM&#8217;ni resmen Londra Konferansı&#8217;na çağırdı. Konferans 23 Şubat&#8217;ta Londra&#8217;da açıldı. İtilaf Devletleri, Sevr Antlaşması&#8217;nda küçük değişiklikler yapmak istediler. Türk delegeler buna şiddetle karşı çıktılar.</p>
<p>Sadrazam Tevfik Paşa, söz sırası kendisine gelince, &#8220;Ben sözü Türk Milletinin gerçek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başdelegesine bırakıyorum&#8221; diyerek konuşma yetkisini Bekir Sami Bey (Kunduh)&#8217;e bıraktı. Bunun üzerine, İtilaf devletleri her türlü görüşmeyi TBMM heyetiyle yaptı. TBMM delegeleri, Misak-ı Milli&#8217;ye dayanarak Sevr Antlaşması&#8217;nı hiçbir şekilde kabul etmediklerini dile getirdiler. Şiddetli tartışmalardan sonra konferans sonuç alınamadan dağıldı.</p>
<p>Bekir Sami Bey konferansın dağılmasından sonra savaş esirlerinin karşılıklı geri verilmesi ile ilgili olarak, 11 Martta Fransızlarla, 12 Martta İtalyanlarla ve 16 Martta İngilizlerle, ayrı ayrı antlaşmalar imzaladı. TBMM tarafından onaylanmayan bu antlaşmalar hiçbir zaman yürürlüğe girmedi. Konferans, sonuç alınamamasına rağmen, İtilaf Devletleri&#8217;nin TBMM&#8217;ni tanımaları açısından diplomatik bir başarıydı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/londra-konferansi-23-subat-1921.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/mudanya-mutarekesi-11-ekim-1922.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/mudanya-mutarekesi-11-ekim-1922.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:26:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[3 Ekim 1922&#8242;de Mudanya&#8217;da toplanan konferansta Türkiye&#8217;yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Büyük Britanya&#8217;yı General Harrington, Fransa&#8217;yı General Charpy, İtalya&#8217;yı da General Mombelli temsil etmiştir. Çetin görüşmeler sonunda, Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922&#8242;de imzalanmıştır. Yunanlılar, Mudanya&#8217;daki Konferansa katılmamış, hazırlanan Antlaşma metnini kabullenerek üç gün sonra imza etmiştir. Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Türkiye &#8211; Yunanistan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3 Ekim 1922&#8242;de Mudanya&#8217;da toplanan konferansta Türkiye&#8217;yi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Büyük Britanya&#8217;yı General Harrington, Fransa&#8217;yı General Charpy, İtalya&#8217;yı da General Mombelli temsil etmiştir. Çetin görüşmeler sonunda, Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922&#8242;de imzalanmıştır. Yunanlılar, Mudanya&#8217;daki Konferansa katılmamış, hazırlanan Antlaşma metnini kabullenerek üç gün sonra imza etmiştir.<br />
<span id="more-283"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Türkiye &#8211; Yunanistan arasında silahlı çatışmaya son verilmiştir. Trakya, Meriç sınır olmak üzere Türkiye&#8217;ye bırakılmıştır. Yunanlılar on beş gün içinde Trakya&#8217;yı boşaltacaklardır. Yunanlılardan boşalan yerlere İtilaf Devletleri birlikleri girecek, onlar da en geç bir ay içerisinde, Trakya&#8217;yı Türklere devredeceklerdir. Türklerin Trakya&#8217;da en çok 8000 jandarma kuvveti olacaktır. Türkler, Ateşkes Antlaşmasında öngörülen sınırlar içinde İtilaf Devletleri askeri birliklerinin bulundukları yerlere girmemeyi taahhüt etmektedir. Ateşkes Antlaşması imza edildiği tarihten üç gün sonra yürürlüğe girecektir.</p>
<p>Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerinde, İsmet Paşa&#8217;nın hatıralarında da açıklandığı üzere, bir komutanın siyasi alanda müzakereler yöneten tecrübeli ve becerikli bir diplomat gibi görüşmelere katıldığı ve başarılı olduğu görülmektedir.</p>
<p>&#8220;Ben heyeti ikamet ettiğimiz binada kabul ettim. Generallere masada yer gösterdim. Harrington&#8217;u sağıma aldım. Fransa temsilcisini karşıma, İtalyan generalini de soluma oturttum. Fakat ben generallere yer gösterirken onlar biraz şaşırmış gibi oldular. Meğer başkanlığı, müzakereyi idare etmeyi onlar kendileri için düşünmekte imişler.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/mudanya-mutarekesi-11-ekim-1922.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lozan Barış Anlaşması (24 Temmuz 1923)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/lozan-baris-anlasmasi-24-temmuz-1923.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/lozan-baris-anlasmasi-24-temmuz-1923.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:25:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Barış Anlaşması (24 Temmuz 1923)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Mudanya Mütarekesi sonucu, kesin barış antlaşması görüşmelerine gidilmiş ve tarafsız bir ülkenin şehri olarak Lozan (İsviçre) görüşmelerin yapılacağı yer olarak seçilmiştir. Lozan Barış Konferansı&#8217;nda, yalnız Yunanistan&#8217;la bir hesaplaşma ve savaşa son veren bir barış antlaşması yapma söz konusu değildi. Aynı zamanda, I. Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri ile hesaplaşma, hukuki ve siyasi yönden uyuşmazlıkları çözümleme, yüzyıllardan beri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mudanya Mütarekesi sonucu, kesin barış antlaşması görüşmelerine gidilmiş ve tarafsız bir ülkenin şehri olarak Lozan (İsviçre) görüşmelerin yapılacağı yer olarak seçilmiştir.<br />
Lozan Barış Konferansı&#8217;nda, yalnız Yunanistan&#8217;la bir hesaplaşma ve savaşa son veren bir barış antlaşması yapma söz konusu değildi. Aynı zamanda, I. Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri ile hesaplaşma, hukuki ve siyasi yönden uyuşmazlıkları çözümleme, yüzyıllardan beri süre gelen sorunlara çözüm aranmaktaydı. Açıkça, &#8220;Doğu Meselesi&#8221; bütün konferansın ağırlık merkezini oluşturuyordu.<br />
<span id="more-281"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Barış Konferansı, 20 Kasım 1922 Salı günü saat 16&#8242;da Lozan şehrinin Mont Benon Gazinosu&#8217;nda toplandı. Tarafsız İsviçre Konfederasyonunun Başkanı Habab&#8217;ın konuşması ile açıldı. Lord Curzon&#8217;dan sonra söz alan İsmet Paşa (İnönü), daha ilk andan itibaren istiklal ve hakimiyet davasını önemle belirtmiş, &#8220;Bütün medeni milletler gibi hürriyet ve istiklal istiyoruz&#8221; diyerek sesini duyurmuştur.</p>
<p>Konferans, 4 Şubat&#8217;da Antlaşmazlık yüzünden kesilmiş, 23 Nisan 1923&#8242;te ikinci defa toplanarak, 24 Temmuz 1923&#8242;te Barış Antlaşması imza edilmiştir. Lozan Barışı sekiz aylık çetin ve uzun bir müzakere devresinden sonra, Lozan Üniversitesi&#8217;nin tören salonunda imzalanmıştır. Lozan&#8217;da imzalanan belgeler, esas Barış Antlaşması, 16 adet sözleşme, protokol, beyanname ile bir de nihai senetten ibarettir. Lozan&#8217;da imzalanan bu belgelerle, sadece bir barış Antlaşması yapılmamış, aynı zamanda Türkiye ile Batı devletlerinin siyasi, hukuki, iktisadi ve sosyal ilişkileri yeni baştan düzenlenmiştir.</p>
<p>Lozan Barış Antlaşması önsözünde, devletlerin istiklal ve hakimiyetine saygı gösterilmesi ilkesine yer vermiştir. Bu ilke, yeni Türkiye&#8217;nin 1. Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri ile eşit şartlar altında, Lozan&#8217;da siyasi bir mücadeleye giriştiğini gösteren bir hükümdür. Türk istiklal ve hakimiyetinin tanınması bakımından da önem arz eder.</p>
<p>Esas Barış Antlaşması, bir önsöz ve 5 bölümden oluşan 143 maddedir.</p>
<p>Lozan Barış Antlaşması&#8217;nda düzenlenen önemli konular aşağıda özetle belirtilmiştir bulunmaktadır:</p>
<p>SINIRLAR</p>
<p>Güney Sınırı</p>
<p>20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması gereğince, Fransa ile anlaşılarak güney sınırı kararlaştırılmış, Lozan&#8217;da bu sınır sadece teyit edilmiştir.</p>
<p>Irak sınırı</p>
<p>Irak sınırı uyuşmazlığı çözülememiştir. Antlaşmada, Türk topraklarının tahliyesinden itibaren, bu uyuşmazlığın dokuz ay zarfında dostane bir şekilde halledileceği belirtiliyordu.</p>
<p>Batı Sınırlarımız</p>
<p>Yunanlılarla batı sınırı, Misak-ı Milli&#8217;ye uygun, Mudanya Mütarekesi&#8217;nde ön görüldüğü gibi, Meriç nehri sınır olmak üzere düzenlenmiştir. Karaağaç ve çevresi Yunanlılardan alınarak savaş tamiratı karşılığı Türkiye&#8217;ye bırakılmıştır. Ege Denizi&#8217;nde Bozcaada ve İmroz Türkiye&#8217;ye verilmiştir. Ayrıca, Yunanlıların elinde bırakılan Anadolu kıyısına yakın adalar da, askersiz hale getirilmiştir.</p>
<p>AZINLIKLAR</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı&#8217;na son veren barış antlaşmalarında azınlıkların himayesine ait hükümler mevcuttur. Lozan Barış Antlaşması&#8217;nın bu hususla ilgili hükümleri incelendiğinde, azınlıklar bir ayrıcalığa sahip olmamışlardır. Türk tebaasından sayılan gayri Müslimlerin kanun ve hukuk düzeni önünde eşitliği söz konusu olmuştur. Antlaşmanın 42. maddesi ile gayrimüslim azınlıklar yararına olarak kabul edilen şahsi haklar ile aile hakları, Medeni Kanunumuzun yürürlüğe girmesi ile önem ve anlamını yitirmiştir. Böylece Patrikhanelerin dünya işlerinde ve azınlıkların şahsi muamelelerinde hiç bir yetkileri kalmamıştır.</p>
<p>KAPİTÜLASYONLAR</p>
<p>Kapitülasyonlar, adli, mali ve idari sahada yabancılara tanınan imtiyaz ve muafiyetlerdir. Antlaşmanın 28.maddesiyle, kapitülasyonlar bütün sonuçları ile birlikte kaldırılmış ve yeni Türkiye, yüzyıllardan beri çekilen bir beladan sonsuza dek kurtulmuştur.</p>
<p>SAVAŞ TAZMİNATLARI</p>
<p>1.Dünya Savaşı&#8217;nın galipleri, bizden 1.Dünya Savaşı sebebi ile tazminat talep ettiler. Ayrıca buna ek olarak, işgal masraflarını, kendi tebaalarının zarar ve ziyanlarını da eklemişlerdir. Savaş içinde Almanya&#8217;dan borç karşılığı rehini bulunan beş milyon altın ve savaş yıllarında İngiltere&#8217;ye sipariş edilen donanma bedeli de kendi ellerinde bulunduğundan, bizlere verilmemiş ve tamirat karşılığı tutulmuştur.</p>
<p>1. Dünya Savaşı&#8217;na giren mağlup devletlere ciddi bir mali yük olan bu beladan, geleceğe bir borç bırakılmadan, sadece fiilen elimizde bulunmayan meblağ karşılık gösterilerek, büyük bir başarı ile sıyrılınmıştır.</p>
<p>Türkiye, Yunanistan&#8217;ın harbin devamından ve bunun neticelerinden doğan mali vaziyetini dikkate alarak, tamirat hususunda her türlü taleplerinden Karaağaç ve çevresinin Türkiye&#8217;ye bırakılması şartı ile vazgeçmiştir.</p>
<p>BORÇ SORUNU</p>
<p>1854&#8242;ten itibaren Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar devam eden Osmanlı amme borçları, Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda yapılan istikrazlar da dahil, büyük bir yekün teşkil ediyordu.</p>
<p>Sene tertipleri üzerinde borcun taksimi yerine, sermaye üzerinden borcun taksimi ile esas borç toplamı bir hayli azaltılmıştır. Diğer taraftan bu borçlar, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan ayrılan devletlere de gelirle orantılı olarak bölünmüştür. Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğunun Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan&#8217;a olan borçları bu devletlerle de yapılan antlaşmalarla 1.Dünya Savaşı&#8217;nın galiplerine devredilmiştir.</p>
<p>Osmanlı amme borçlarının diğer çetin bir safhası da tediye edeceğimiz borçların hangi para ile ödenmesi hususunda kendini göstermiştir. Karşı taraf bunu altın veya sterlin olarak talep etmiştir. Biz, Türk parası ve Fransız frangı olarak ödemeyi teklif ettik. Aradaki fark muazzam meblağlara varmasına rağmen, burada da görüşümüz kabul edilmiştir.</p>
<p>BOĞAZLAR</p>
<p>Lozan&#8217;da imza olunan en önemli belgelerden biri de, Türk Boğazlarının statüsü ile ilgili sözleşmedir. Boğazlar sorunu, madde 23&#8242;de genel olarak yer almış, Barış Antlaşması&#8217;na ek Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile ayrıca ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Boğazlardan serbest geçişi, Boğazlar Komisyonunun kurulmasını, boğazların ve civarının askersiz hale getirilmesini hedef tutan ve Milletler Cemiyeti&#8217;nin de garantisini sağlayan hükümleri ihtiva eden bu Sözleşme, 1936&#8242;da Montrö (Montreux) Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir. Milli hakimiyeti sınırlayıcı hükümler kaldırılmış, milli çıkarlarımıza uygun hale getirilmiştir.</p>
<p>NÜFUS DEĞİŞİMİ</p>
<p>Lozan&#8217;da çözümlenen bir diğer önemli sorun da, İstanbul&#8217;da yaşayan Rumlarla Batı Trakya&#8217;da yaşayan Türkler hariç, Türkiye&#8217;deki bütün Rumlarla Yunanistan&#8217;daki Türklerin değiştirileceğini öngören sözleşmenin, Barış Antlaşması&#8217;na ek olarak konmasıdır.</p>
<p>Lozan Barış Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın sağladığı, Türk milletinin hayati haklarını ve emellerini gerçekleştirdiği bir eserdir. Lozan aynı zamanda, Orta Doğunun en önemli bölgesinde, barış ve güvenliği kurmak ve devam ettirmekle dünya barışına da hizmet etmiştir. Türkiye Lozan&#8217;da genel olarak, Misak-ı Milli&#8217;yi gerçekleştirmiştir.</p>
<p>I. VE II. DÖNEM LOZAN KONFERANSI&#8217;NA KATILAN TÜRK DELEGASYONU</p>
<p>Başdelege: İsmet İnönü (Dışişleri Bakanı)<br />
Delegeler: Dr. Rıza Nur (Sağlık Bakanı), Hasan Saka (Maliye Bakanı)<br />
Danışmanlar: Münir Ertegün, A. Muhtar Çilli, Veli Saltı, Zülfü Tigrel, Zekai Apaydın, Mahmut Celal Bayar, Şefik Başman, Seniyettin Başak, Şevket Doğruker, Mehmet Tevfik Bıyıklıoğlu, Tahir Taner, Nusret Metya, Yusuf Hikmet Bayur, Zühtü İnhan, Fuat Ağralı, Mustafa Şeref Özkan, Şükrü Kaya, Hamit Hasancan, Cavit Bey, Hayım Naum, Baha Bey<br />
Basın Danışmanları: Ruşen Eşref Ünaydın, Yahya Kemal Beyatlı<br />
Genel Sekreter ve Danışman : Reşit Saffet Atabinen<br />
Yazmanlar: Ali Türkgeldi, Mehmet Ali Balin, Cevat Açıkalın, Celal Hazım Arar, Saffet Şav, Süleyman Saip Kıran, Rıfat Bey, Dr. Nihat Reşat Belger, Atıf Esenbel, Sabri Artuç.</p>
<p>Not : Yukarıdaki delegasyon 1.Dönem Lozan Konferansı&#8217;na (20 Kasım 1922-4 Şubat 1923) katılmıştır. Bu gruptan A.Muhtar Cilli, Veli Saltık, Zülfü Tiğrel, M.Celal Bayar, Seniyettin Başak, Şevket Doğruker, Zühtü İnhan, Şükrü Kaya, Hamit Hasancan, Cavit Bey, Hayım Naum, Baha Bey, Ruşen Eşref Ünaydın, Yahya Kemal Beyatlı, Reşit Saffet Atabinen, Mehmet Ali Balim, Cevat Açıkalın, Celal Hazım Arar, Saffet Şav., Süleyman Saip Kıran, II.Dönem Lozan Konferansı&#8217;na (23 Nisan-17 Temmuz 1923) katılmamıştır.</p>
<p>II. DÖNEM LOZAN KONFERANSI&#8217;NA YENİDEN KATILANLAR</p>
<p>Genel Sekreter ve Danışman: Tevfik Kamil Koperler<br />
Yazmanlar: Naci Kenter, Hamit Eseniş, Ali Muhtar Bey, Aziz Topkaç, Hüsnü Özer.</p>
<p>Not : Fransa, İsviçre ve Almanya&#8217;da görevli hariciyecilerden Ferit Tek, Cemal Hüsnü Taray, Cevat Üstün ve TBMM Almanya-Avusturya basın temsilcisi ve Servet-i Fünun dergisi sahibi Ahmet İhsan Tokgöz bir süre konferans çalışmalarına katılmışlardır.</p>
<p>GAZETECİLER</p>
<p>I.Dönemde: Ahmet Cevdet (İkdam), Ahmet Şükrü Esmer (Vakit), Hüseyin Cahit Yalçın (Tanin).</p>
<p>II. Dönemde: Velid Ebuzziya (Tevhid-i Efkar), Ahmet Şükrü Esmer (Vatan), Suphi Nuri İleri (İleri), Ali Naci Karacan (Akşam), Kerami Kurtbay (Hakimiyeti Milliye), Mecdi Sadrettin Sayman (İkdam), Kemal Salih Sel (Yeni Gün), Asım Us (Vakit), Hüseyin CahitYalçın (Tanin), Ahmet Hidayet Reel (Öğüt).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/lozan-baris-anlasmasi-24-temmuz-1923.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Taarruz (26-30 Ağustos 1922)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/buyuk-taarruz-26-30-agustos-1922.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/buyuk-taarruz-26-30-agustos-1922.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:22:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Taarruz (26-30 Ağustos 1922)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=279</guid>
		<description><![CDATA[Sakarya Savaşı&#8217;ndan sonra, kamuoyunda ve TBMM&#8217;nde taarruz için sabırsızlık baş göstermişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922&#8242;de Büyük Millet Meclisi&#8217;nin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara açıklamalar yapmıştı. &#8220;Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Savaşı&#8217;ndan sonra, kamuoyunda ve TBMM&#8217;nde taarruz için sabırsızlık baş göstermişti. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 4 Mart 1922&#8242;de Büyük Millet Meclisi&#8217;nin gizli bir toplantısında endişe ve huzursuzluk duyanlara açıklamalar yapmıştı.</p>
<p>&#8220;Ordumuzun kararı, taarruzdur. Fakat bu taarruzu tehir ediyoruz. Sebebi, hazırlığımızı tamamen bitirmeye biraz daha zaman lazımdır. Yarım hazırlıkla, yarım tedbirlerle yapılacak taarruz, hiç taarruz etmemekten çok daha kötüdür&#8221; diyerek bir taraftan zihinlerdeki şüpheyi bertaraf etmeye çalışırken, diğer taraftan da orduyu son zaferi sağlayacak bir taarruz için hazırlıyordu. Haziran 1922 ortalarında, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçmek kararını almıştı. Asıl amaç, yok edici bir meydan savaşı yapmak, düşmanı çabuk ve kesin bir sonuç alacak şekilde vurmaktı.<br />
<span id="more-279"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Mustafa Kemal Paşa, ordu birlikleri arasında bir futbol maçı organize edilmesi bahanesiyle ordu komutanlarını Akşehir&#8217;e davet etti. Böylece Yunanlıların ve İşgal Devletlerinin dikkatleri çekilmeyecekti. 28 Temmuz gecesini, komutanlarla genel taarruz hakkında konuşarak geçirdi ve gereken direktifleri verdi. Mustafa Kemal Paşa, daha sonra 20 Ağustos 1922&#8242;de Ankara&#8217;dan Akşehir&#8217;e giderek, 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz emrini verdi. Çok gizli bir şekilde yürütülen bu olayları kamuoyundan saklamak maksadıyla, 21 Ağustos&#8217;ta Çankaya köşkünde bir çay daveti verileceği gazete ve ajanslara bildirilmişti.</p>
<p>26 Ağustos sabahı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa(Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ile birlikte muharebeyi idare etmek üzere Kocatepe&#8217;deki yerini aldı. Büyük taarruz burada başladı. Topçuların sabah saat 4:30&#8242;da taciz ateşi ile başlayan harekat, saat 5:00&#8242;de önemli noktalara yoğun topçu ateşi ile devam etti.</p>
<p>Piyadelerimiz, Sabah 6:00&#8242;da Tınaztepe&#8217;ye hücum mesafesine yaklaşarak, tel örgüleri aşıp, Yunan askerini süngü hücumu ile temizledikten sonra, Tınaztepe&#8217;yi ele geçirdiler. Bundan sonra, saat 9:00&#8242;da Belentepe, daha sonra Kalecik-Sivrisi düşmandan temizlendi. Taarruzun birinci günü, sıklet merkezindeki 1. Ordu Birlikleri, Büyük Kaleciktepe&#8217;den Çiğiltepe&#8217;ye kadar onbeş kilometrelik bir bölgede düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçird. 5. Süvari Kolordusu düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu. 2. Ordu da cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.</p>
<p>26 Ağustos günü Türk Ordusunun Büyük Taarruz&#8217;u, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nca TBMM&#8217;ne bildirildi. Bu haber Meclis&#8217;i coşturdu ve heyecanlı gösterilere vesile oldu.</p>
<p>27 Ağustos Pazar sabahı gün ağarırken, Türk Ordusu bütün cephelerde yeniden taarruza geçti. Bu taarruzlar çoğunlukla süngü hücumlarıyla ve insan üstü çabalarla gerçekleştirildi. 27 Ağustos saat 18:00&#8242;de, Afyon 8. Tümen tarafından kurtarıldı. Afyon kurtuluşun şanlı ve şerefli müjdesi olmuştu. Başkomutanlık karargahı ile Batı Cephesi Komutanlığı karargahı Afyon&#8217;a taşındı.</p>
<p>28 Ağustos Pazartesi ve 29 Ağustos Salı günleri, başarılı geçen taarruz harekatı ile düşmanın 5. Tümeninin çevrilmesi ile sonuçlandı. 29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçerek muharebenin süratle sonuçlandırılmasını gerekli buldular. Düşmanın çekilme yollarının kesilmesi ve düşmanı çarpışmaya zorlayarak, tamamen teslim olmalarını sağlama yolunda karar aldılar. Karar süratli ve düzenli bir şekilde gerçekleştirildi. 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü taarruz harekatı Türk Ordusunun kesin zaferi ile sonuçlandı. Büyük Taarruz&#8217;un son safhası askeri tarihimize Başkomutan Meydan Muharebesi olarak geçmiştir.</p>
<p>30 Ağustos 1922 Başkomutan Meydan Muharebesi sonunda, düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarılarak, Dumlupınar&#8217;da Gazi Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın ateş hatları arasında bizzat idare ettiği savaşta tamamen yok edilmiş veya esir edilmişti. Böylece tasarlanan kesin sonuç beş gün içinde elde edilmiş ve hazırlanan plan tam başarı ile uygulanmıştı.</p>
<p>30 Ağustos 1922&#8242;nin gurur verici zaferi ile Mustafa Kemal, kaçabilen düşmanın takip edilmesini ve üç koldan Ege&#8217;ye doğru ilerlemesini uygun buldu. &#8220;Ordular ilk hedefiniz Akdeniz&#8217;dir. İleri&#8221; diyerek, tarihi emrini 1 Eylül 1922&#8242;de verdi. Yunanlılar, İzmir&#8217;e doğru kaçmaktaydı. Başta Yunan Ordusu Başkomutanı Trikopis olmak üzere çok sayıda esir ele geçirilmişti.</p>
<p>Ordumuz bu muharebede, on beş günde 400 kilometre katederek, 9 Eylül 1922 sabahı İzmir&#8217;e girdi. Sabuncu Bel&#8217;den geçen 2. Süvari Tümeni, Mersinli yolu ile İzmir&#8217;e doğru akarken, bunun solunda 1. Tümen de Kadife Kale&#8217;ye doğru yürüyordu. Bu Tümenin 2. Alayı Tuzluoğlu Fabrikası&#8217;ndan geçerek Kordonboyu&#8217;na ulaştı. Yüzbaşı Şeref Bey Hükümet Konağına, 5. Süvari Tümenimizin öncüsü Yüzbaşı Zeki Bey Kumandanlık dairesine, 4. Alay Komutanı Reşat Bey de Kadife Kale&#8217;ye bayrağımızı çektiler.</p>
<p>İzmir&#8217;de askerlerimiz coşku içinde karşılandılar ve çiçek yağmuruna tutuldular. Süvarilerimizin Kordon boyundan geçişi çok görkemli idi. Kurtuluş zaferinin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa, İzmir&#8217;in kurtuluşunu Belkahve&#8217;den seyretti. Türk Ordusunun, 400 kilometrelik bir mesafeyi savaşarak katedip İzmir&#8217;e ulaşması içerde ve dışarda hayret ve takdir uyandırdı.</p>
<p>Büyük Türk zaferi karşısında endişeye düşen ve o anda da İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını işgal altında bulunduran İtilaf Devletleri, savaşı durdurmayı ve Türklerin haklı isteklerini yerine getirmeyi kendi çıkarlarına uygun buldular. Lord Kinross&#8217;a göre,&#8221;İngiltere, ciddi bir krizle karşı karşıya bulunduğunu anlamaya başlıyor. Halk, Türklerle yeni bir savaştan korkuyordu.&#8221;</p>
<p>11 Ekim 1922&#8242;de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması&#8217;yla, silahlı çatışma durdurulduğu gibi, Edirne dahil Trakya&#8217;nın da Türkiye&#8217;ye bırakılacağı ve bir ay içerisinde Yunanlılar tarafından boşaltılacağı kabul edildi. Anadolu&#8217;da Yunan politikasını yürüten İngiltere Başbakanı Lloyd George, bu gelişmeler üzerine istifa etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/buyuk-taarruz-26-30-agustos-1922.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos &#8211; 13 Eylül 1921)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/sakarya-meydan-savasi-23-agustos-13-eylul-1921.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/sakarya-meydan-savasi-23-agustos-13-eylul-1921.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos - 13 Eylül 1921)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=277</guid>
		<description><![CDATA[İnönü&#8217;de ikinci kez yenilen Yunanlılar, ordularını güçlendirmek amacıyla kuvvetlerini artırmışlardı. Türk Ordusu ise henüz hazırlıklarını tamamlayamamış, yurdun bütün kaynaklarından faydalanma imkanını bulamamıştı. Ancak II. İnönü Savaşından sonra, Güney Cephesi kaldırılmış, Güney ve Batı cepheleri birleştirilmişti. Böylece Batı Cephesinde daha fazla kuvvet toplamak imkanı sağlanmıştı. Yunanlılar, 10 Temmuz 1921&#8242;de iki ayrı cepheden taarruza geçerek Türk Ordusunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnönü&#8217;de ikinci kez yenilen Yunanlılar, ordularını güçlendirmek amacıyla kuvvetlerini artırmışlardı. Türk Ordusu ise henüz hazırlıklarını tamamlayamamış, yurdun bütün kaynaklarından faydalanma imkanını bulamamıştı. Ancak II. İnönü Savaşından sonra, Güney Cephesi kaldırılmış, Güney ve Batı cepheleri birleştirilmişti. Böylece Batı Cephesinde daha fazla kuvvet toplamak imkanı sağlanmıştı.<br />
<span id="more-277"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Yunanlılar, 10 Temmuz 1921&#8242;de iki ayrı cepheden taarruza geçerek Türk Ordusunu yok etmek istediler. Desteklenmiş kuvvetleriyle güçlü bir şekilde ilerlemeyi başardılar. Türk Ordusu, zor durumdan kendisini kurtarmak amacıyla Eskişehir&#8217;e kadar çekildi. Mustafa Kemal Paşa, 18 Temmuz 1921&#8242;de Batı Cephesi karargahına geldi ve durumu yakından görüp inceledi. Ordunun düzenlenip kuvvetlendirilmesi için, Sakarya&#8217;nın doğusuna kadar çekilmesini gerekli gördü. Bunun üzerine, Türk Ordusu, 25 Temmuz 1921&#8242;de taktik savunma yapmak amacıyla Sakarya&#8217;nın doğusuna çekildi.</p>
<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları Sakarya&#8217;nın doğusuna çekilmekle askeri bakımdan büyük bir avantaj elde etti. Türk kuvvetleri için zor olsa da, Yunanlılar için daha zor olan bir durum oluşturuldu. Böylece, Türk kuvvetleri düşmanın gelişen taarruzlarının tehdidinden kurtarılmış, Sakarya&#8217;nın doğusunda yeniden düzenlenerek savunma gücü artırılmıştı. Yunanlılar ise mevzilerini genişletmişler, ulaştırma şartları zor bir arazide ilerlemek ve ikmal yapmak zorunda kalmışlardı.</p>
<p>Sakarya gerisine çekilme, halkın maneviyatı üzerinde ciddi bir sarsıntı oluşturmuştu ve Meclis&#8217;te de bunun belirtileri ortaya çıkmıştı. Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın muhalifleri; &#8220;Ordu nereye gidiyor, millet nereye götürülüyor? Bu hareketin elbette bir sorumlusu vardır, o nerededir? Bu çok acı veren durumun ve yürekler acısı görünümün gerçek sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik&#8221; diyerek Mustafa Kemal Paşaya dil uzatmaya başladılar. Büyük Millet Meclisi&#8217;nde ve dışarıda son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın ordunun başına geçmesinde fayda umulduğu yolunda bir kanaat oluştu.</p>
<p>Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, 4 Ağustos 1921&#8242;de Büyük Millet Meclisi&#8217;ne verdiği bir önerge ile Başkumandanlığı kabul ettiğini bildirdi ve ancak Meclis&#8217;in elindeki yetkileri de fiilen kullanmayı talep etti. Bu önerge üzerine Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın muhalifleri, kendisine Başkomutan ünvanını ve Meclis&#8217;in yetkilerini kullanmak hakkını önce vermek istemediler. Ancak ünvan ve yetki, 5 Ağustos 1921 tarihli kanunla tanındı.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa, 12 Ağustos 1921&#8242;de Polatlı&#8217;daki Cephe Karargahına giderek ordunun başına geçti. Cephede teftiş yaparken, attan düşerek birkaç kaburga kemiği kırıldı. Savaşı cephede yaralı ve kaburga kemiği sarılı bir şekilde idare etmek zorunda kaldı.</p>
<p>23 Ağustos&#8217;ta düşman ordusu ciddi olarak cephemize taarruz etti. Ordumuz. 100 kilometrelik cephe üzerinde cereyan eden meydan muharebesinde, düşmanın üstün kuvvetlerini ilk önce yıpratarak, taarruza devam etmekten yoksun bir hale getirdi. 23 Ağustos&#8217;tan 13 Eylül&#8217;e kadar gece gündüz aralıksız yirmi iki gün devam eden bu kanlı savaştan sonra, düşman ordusu mağlup ve perişan bir şekilde cepheyi terketti.</p>
<p>Sakarya Meydan Savaşı sonucu, askeri harekat yön değiştirmiştir. Sakarya, geri çekilme ve gerilemenin durdurulduğu ileri gidişin başladığı noktayı oluşturmuştur. Sakarya Zaferi, bütün memlekette günlerce süren coşkun sevinç gösterilerine ve heyecanlı kutlamalara vesile oldu. Meclis, 19 Eylül 1921&#8242;de kabul edilen bir kanunla, Türk Milletinin bir şükranı olarak Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanını verdi.</p>
<p>Sakarya Zaferi, dış ilişkilerimizde durumumuzun düzeltilmesine ve itibarımızın artmasına yardımcı oldu. 9 Haziran 1921&#8242;den beri Ankara&#8217;da Fransız temsilcisi Franklin Bouillon&#8217;la görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler, Sakarya zaferinden sonra, 20 Ekim 1921&#8242;de Ankara&#8217;da olumlu bir şekilde sonuçlanarak, Ankara İtilafnamesi adıyla tarihe geçen bir antlaşmayla noktalandı. Sakarya zaferi, askerlik ve politika bakımından da Kurtuluş Mücadelemizin önemli bir merhalesi oldu. Yunan ordusunun taarruz kabiliyeti kırıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/sakarya-meydan-savasi-23-agustos-13-eylul-1921.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kütahya-Eskişehir Savaşları (10-25 Temmuz 1921)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/kutahya-eskisehir-savaslari-10-25-temmuz-1921.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/kutahya-eskisehir-savaslari-10-25-temmuz-1921.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:20:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Kütahya-Eskişehir Savaşları (10-25 Temmuz 1921)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=275</guid>
		<description><![CDATA[İnönü Savaşları&#8217;nda savunma taktiği uygulamak zorunda kalan Türk Ordusu, Aslıhanlar- Dumlupınar çarpışmalarında ise henüz saldırı gücü olmadığını göstermişti. Bu durumdan yararlanmayı düşünen Yunan Genelkurmayı yeni bir plan hazırladı. Daha güçlü birliklerle, İnönü, Eskişehir, Afyon ve Kütahya arasındaki çizgide bulunan mevzilerimize yüklenerek buraları işgal etmek ve gerekirse Ankara&#8217;ya kadar ilerlemek düşüncesindeydiler. Yunanlılar bu amaçla, yeni birliklerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Savaşları&#8217;nda savunma taktiği uygulamak zorunda kalan Türk Ordusu, Aslıhanlar- Dumlupınar çarpışmalarında ise henüz saldırı gücü olmadığını göstermişti. Bu durumdan yararlanmayı düşünen Yunan Genelkurmayı yeni bir plan hazırladı. Daha güçlü birliklerle, İnönü, Eskişehir, Afyon ve Kütahya arasındaki çizgide bulunan mevzilerimize yüklenerek buraları işgal etmek ve gerekirse Ankara&#8217;ya kadar ilerlemek düşüncesindeydiler. Yunanlılar bu amaçla, yeni birliklerle iyice güçlendiler ve 10 Temmuz&#8217;dan itibaren saldırıya geçtiler.<br />
<span id="more-275"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Zayıf birliklerle tutulan Kütahya güneyine yüklendikten sonra, cephe boyunca ilerlemeye başladılar. 20 Temmuz&#8217;a kadar yaptıkları saldırılarla kuvvetlerimizi geri çekilmeye zorladılar. Cephe durumu ile ilgilenen Mustafa Kemal Paşa, kuvvetlerimizin Sakarya&#8217;nın doğusuna kadar çekilmesini gerekli gördü. Böylece zaman kazanılacaktı. Bu plan uygulanırken, 21 Temmuz&#8217;da tekrar saldırıya geçen Yunan kuvvetleri, büyük fedakarlıklarla yavaşlatıldı ve 25 Temmuz&#8217;da Sakarya&#8217;nın karşı kıyısına geçildi.</p>
<p>Bu savaşlar sonucunda Eskişehir, Kütahya, Afyon gibi büyük stratejik merkezler elden çıktı. Savaş gücü azaldı ve yurtta büyük bir hayal kırıklığı belirdi. TBMM&#8217;de moral bozukluğu başladı ve sert tartışmalar oldu. Aslında, Yunan kuvvetleri büyük ateş ve silah üstünlüklerine rağmen, ordumuzu yok edememişlerdi. Ordumuz, Sakarya&#8217;nın doğusunda, güvenlik altındaydı. Buna rağmen savaşın kaybedilmesi cephe gerisinde büyük bir felaket haberi gibi etki yapmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/kutahya-eskisehir-savaslari-10-25-temmuz-1921.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkinci İnönü Savaşı (31 Mart 1921)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/ikinci-inonu-savasi-31-mart-1921.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/ikinci-inonu-savasi-31-mart-1921.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:18:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci İnönü Savaşı (31 Mart 1921)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Londra Konferansı&#8217;nın bir sonuç vermemesi, Sevr projesini uygulamak için İtilaf Devletlerini yeni bir çabaya yöneltmiş ve bu amaçla Yunan işgal ordusunu savaşa teşvik etmişlerdi. Bundan faydalanan Yunanlılar, 23 Mart 1921&#8242;de Bursa&#8217;dan İnönü istikametine ilerlemeye başladılar. Türk ordusunun yüksek azim ve imanla savaşması, 31 Mart 1921 akşamına kadar süren kanlı çarpışmalar sonunda düşmanı İnönü&#8217;de ikinci defa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Londra Konferansı&#8217;nın bir sonuç vermemesi, Sevr projesini uygulamak için İtilaf Devletlerini yeni bir çabaya yöneltmiş ve bu amaçla Yunan işgal ordusunu savaşa teşvik etmişlerdi. Bundan faydalanan Yunanlılar, 23 Mart 1921&#8242;de Bursa&#8217;dan İnönü istikametine ilerlemeye başladılar.</p>
<p>Türk ordusunun yüksek azim ve imanla savaşması, 31 Mart 1921 akşamına kadar süren kanlı çarpışmalar sonunda düşmanı İnönü&#8217;de ikinci defa perişan etti. Yaptıkları iki saldırının da püskürtülmesi üzerine Yunan kuvvetleri, 31 Mart gecesinden itibaren çıkış mevzilerine çekilmeye başladılar, çekilen düşman, süvari birliklerimizle izlenmiş ve düşmana çekilirken de kayıplar verdirilmiştir.<br />
<span id="more-273"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Fevzi Paşanın (Çakmak) Mecliste bu savaştan bahsederken söylediklerinden anlaşıldığına göre, Yunan ordusunun amacı mutlaka yenmekti. Başkumandanları Papulas, bu sebeple Karaköy&#8217;e gelmiş ve alaylarını bizzat birbiri ardınca savaşa sokmuştur. Düşman bir taraftan kesin olarak Türk ordusunu yenmek ve dört beş günde Eskişehir&#8217;e, bir ayda da Ankara&#8217;ya gelerek Sevr Antlaşması&#8217;nı kabul ettirmek amacındaydı.</p>
<p>Düşmanın hareketlerinden amacını anlayan kumandanlık, lazım gelen önlemleri almıştı. İsmet Paşa bir taraftan da düşmana umduğu yerde değil, bizim istediğimiz yerde savaşı yaptırmak suretiyle, düşmanın savaş planını başarısızlığa uğratmıştır. Milli Kurtuluş Savaşı&#8217;nda bu zafer, Mustafa Kemal&#8217;in güzel ifadesiyle, milletin &#8220;makus talihini&#8221; (tersine dönmüş talihini) de yenen bir zafer olmuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/ikinci-inonu-savasi-31-mart-1921.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birinci İnönü Savaşı (10 Ocak 1921)</title>
		<link>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/birinci-inonu-savasi-10-ocak-1921.html</link>
		<comments>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/birinci-inonu-savasi-10-ocak-1921.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 22:18:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yunan Savaş ve Barışları]]></category>
		<category><![CDATA[Birinci İnönü Savaşı (10 Ocak 1921)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.turk-yunan.gen.tr/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[Yunanlılar, Bursa ve Uşak mıntıkalarından Eskişehir ve Afyon istikametlerinde 6 Ocak 1921&#8242;de ileri harekata geçtiler. Yunan harekatı üç koldan ilerleyerek İnönü önünde birleşiyordu. Yunanlılar, 3 günlük yürüyüşten sonra 9 Ocak günü İnönü mevzilerinin önüne gelmişlerdi. Asıl savaş 10 Ocak günü sabah saat 6.30&#8242;da Yunanlıların taarruza geçmesi ile başladı. Saldırısı kırılan düşmana karşı savaş 10 Ocak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanlılar, Bursa ve Uşak mıntıkalarından Eskişehir ve Afyon istikametlerinde 6 Ocak 1921&#8242;de ileri harekata geçtiler. Yunan harekatı üç koldan ilerleyerek İnönü önünde birleşiyordu. Yunanlılar, 3 günlük yürüyüşten sonra 9 Ocak günü İnönü mevzilerinin önüne gelmişlerdi. Asıl savaş 10 Ocak günü sabah saat 6.30&#8242;da Yunanlıların taarruza geçmesi ile başladı. Saldırısı kırılan düşmana karşı savaş 10 Ocak 1921&#8242;de kazanıldı.<br />
<span id="more-271"></span></p>
<div class="alignleft">
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-2087985575086194";
/* 250x250, oluşturulma 21.06.2009 */
google_ad_slot = "9518632287";
google_ad_width = 250;
google_ad_height = 250;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
</div>
<p>Savaşın İnönü bölgesinde yapılması bir tesadüf değildi. İnönü savaşlarının zamanını Yunanlılar, fakat savaş alanını Türkler seçmişlerdi. Türk ordusunun savunma planına göre, Bursa ve Kocaeli yönünden gelecek bir düşman taarruzu İnönü&#8217;de karşılanacaktı. 11 Ocak 1921&#8242;de o güne kadar fazla kayıp vermiş ve çok hırpalanmış olan düşman, daha fazla ilerlemeye kendisinde kudret göremeyerek, tekrar Bursa civarındaki eski mevzilerine çekilmek zorunda kaldı. Böylece dinamik bir sevk ve idare sistemiyle düşmanın iki misli kuvvetlerine karşı, zayıf kuvvetlerle yoğun bir savunma yapılmış ve düşman ordusu üç gün içinde yenilerek geri çekilmeye mecbur bırakılmıştır.</p>
<p>I. İnönü Zaferi sonunda Albay İsmet Bey,1 Mart 1921&#8242;de generalliğe yükseltildi. Kazanılan bu zaferin tarihi önemi, Batı Cephesi&#8217;nde kazanılan ilk zafer oluşu ve Sevr tatbikçilerine milli teşkilatın ne demek olduğunu göstermesidir. I. İnönü Savaşıyla Kuva-yı Milliye devri son bulmuş, Büyük Millet Meclisi Hükümeti&#8217;nin ve ordusunun içerde ve dışarıda itibarı birden yükselmiş, ordunun ve Meclis&#8217;in otoritesi artmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.turk-yunan.gen.tr/turk-yunan-savas-ve-barislari/birinci-inonu-savasi-10-ocak-1921.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
